AVRUPA GEZ-GÖR

Az Zamanda Berlin’de Neler Yapılır?

Dövizin tatsız yükseldiği bu zamanlarda Avrupa şehirlerine gitmek imkansızlaştı. Berlin, nispeten meşhur Avrupa şehirlerine göre bir çıt daha ucuz olan bir nokta sayılabilir. 

Berlin, Avrupa’nın en estetik şehirlerinden biri değil açıkçası. Ama diğer yandan yemyeşil ve her köşe başında karşınıza çıkan parkları, farklı tarzlarda stylish insanları, bitmeyen gece hayatı, bisiklet yolları ve harika kahveleri ve hatta tüm cafeleriyle en sevdiğimiz şehirlerden biri.

Üstelik başına gelmeyen felaket kalmayan bir şehir ve ülke… Savaş üstüne savaş yaşamış, dünyanın gördüğü en korkunç, cani, ruh hastası bir insan tarafından yönetilmiş ve felaketleri yaşamış, tam ondan kurtulmuş ve sonra şehir duvarla ikiye ayrılarak yeni felaketler ve acılar yaşamış… Şimdi ise insanların gitmek için can attığı, rahat, özgür, en gelişmiş ve mutlu bir şehir. 

Şehrin her yerinden görünen TV kulesi , Hükümet Binası Reichstag, East Side Gallery, Brandenburg Gate, Checkpoint Charlie, Hallacoust Memorial klasik görülmesi gereken yerlerden. Berlin’e daha önce gittiyseniz bu gibi belli başlı yerleri mutlaka görmüşsünüzdür. O yüzden bunları atlayarak Kısa Berlin Gezi Rehberi’ni sizinle paylaşıyorum, umarım işinize yarar.

Berlin’de Konaklama

Berlin çok büyük bir şehir, Paris’in 4 katı büyüklüğünde. Kalacak yer seçerken U ve S hatlarına dikkat edin, Berlin yer altı ve üstündeki metro hattı o kadar geniş ki her yere 15-20 dakikada gidebiliyorsunuz. Az zamanınız olduğu için yine de merkeze yakın semtlerde kalmanızı öneririm. Metrodan bahsetmişken küçük not: Günlük veya haftalık biletler pahalı oluyor. Bu yüzden 4 seferlik bilet almak daha uygun oluyor. Biletinizi aldıktan sonra trene binmeden önce sarı kutular göreceksiniz, bileti orada damgalamayı unutmayın. Damgasız binerseniz, biletiniz olsa bile kontrole yakalanırsanız ceza yiyorsunuz.

Berlin semtlerine kısaca bakacak olursak;

Mitte

Mitte

Bence Berlin’in en güzel yerlerinden biri çünkü hem düzgün, kaliteli bir yer hem de her yere yakın sayılır. Zaten Mitte, Almanca orta demekmiş. Şehrin tam ortasında olduğu için rahat rahat gezebiliyorsunuz. Bir çok mağaza, butik, restoran, galeri bulunuyor. Otel fiyatları yüksek olduğu için mutlaka airbnb’ye de bakın derim.

Kreuzberg

En merkezi yerlerden bir diğeri, hepinizin hakim olduğu ve kendinizi Türkiye’de gibi hissettiğiniz Kreuzberg. Ama sadece dönerci ve Türk bakkalları yok. Son yıllarda oldukça popüler bir semt olduğunda her türlü tarzda insan, çok iyi cafeler, butikler, sanat merkezleri ve gece kulüplerinin olduğu bir yer.

Kreuzberg

Prenzlauer Berg

Mitte’nin biraz yukarısında (kuzey doğu) kalan semt eskiden Doğu Almanya punklarının ve işçi sınıfının yaşadığı bir bölgeymiş. 89’dan sonra yeniden düzenlenmiş, evler renk renk pastel tonlara boyanmış ve yeni mekanlar açılmış. Konaklamak için belki biraz uzak kalabilir ama gezmek için mutlaka gidin.

Burada bir çok farklı mutfaktan restoranı yan yana görebilirsiniz. Ana cadde üzerine Berlin’in meşhur craft bira üreticisi stone brewing’in bir barı var, burada değişik biraları deneyebilirsiniz.

Friedrichshain

Prenzlauer Berg

Duvar olsaydı burası Doğu’da kalırdı. Burası Berlin’in en cool semtlerinden biri. Duvar resimleri ki East Side Gallery de burada yer alıyor, sanat galerileri,  Kreuzberg ve Friedrichshain’ı birbirine bağlayan Berlin’in simgelerinden olan Oberbaumbrücke köprüsü, Techno’nun mabedi Berghain ve bir çok sanat merkezi burada yer alıyor.

Neuköln

Eskiden tehlikeli sayılırken şimdi trendy ve cool diye adlandırılan bir yer. Bizim burayı gezip görecek pek vaktimiz olmadı, gittiğimiz bir yer sadece buradaydı ve bana düzgün bir yer gibi göründü aslında. Ama şimdi hatırlamak için araştırırken ekşisözlük’te pek de iyi yorumlar okumadım.

Wedding

Berlin’e ilk gidişte Wedding’e gitmeye vaktiniz kalmaz muhtemelen ama tekrar giderseniz mutlaka uğramaya çalışın. Parkları, gölü, barları ve cafe’leri ile çok güzel bir semte benziyor. Ben yine gidemedim, siz gidin gördüklerinizi bana da anlatın 🙂

Berlin Müzelerinden Seçmeler

Az zamanınız olduğu için Berlin’in bitmek tükenmek bilmeyen müzelerinin hepsini gezmeye imkan yok. Bu yüzden aralarından seçmek gerekirse önerilerim:

Topography of Terror

Girişi ücretsiz. Hitler dönemini en başından alarak fotoğraflarla gösteren bir müze. Büyük fotoğraflar ve altında açıklamalarla her şey çok net anlaşılıyor ve kolay geziliyor. Hitler’in nasıl seçildiği, ilk başta ne kadar desteklendiği, sonra yavaş yavaş baskıların artmasını, gittikçe şiddetin yükselmesi ve sonrasında yapılan korkunç şeyler fotoğraflarla karşınıza çıkıyor. Çok üzücü…Filmlerde bile kötü oluruz ve etkileniriz ya, burada rol yapan kişiler değil baya o insanların fotoğraflarını görüyorsunuz.

Holocaust Memorial

Topography of Terror’e  çok yakın. Hatta eğer enerjiniz varsa önce Holocaust Memorial’ı görün, zaten burası müze gibi değil. Yahudilerin anısına yapılmış, mezarlığı andıran labirent taşlar. Buradan Terör Müzesi’ne geçin ve en son da eğer daha önce görmediyseniz Checkpoint Charlie’ye uğrayın.

DDR Museum

Soğuk Savaş döneminde Doğu Berlin’de bir evi gezip, salonunda oturmak ister miydiniz? İşte burada yapabilirsiniz! Çok enteresan bir müze. O döneme ait ürünler, markalar, fotoğraflar, arabalar… Bir evin salonu, mutfağı, banyosu tüm alanlarını gezebiliyor, dolapları karıştırıp o zamana ait eşyalara dokunabiliyorsunuz.

Sokak Yemekleri, Müzik, Rahatlık

Berlin sokak yemekleri açısından baya zengin. Zaten bizimkiler saolsun bir sürü dönerci, pideci göreceksiniz 🙂

Berlin yemek önerileri için sizi şöyle alalım: Berlin’de Yemek

Berlin’de Kahvaltı

Le Bonn

Kreuzberg’le Neuköln  arası bir yerde bulunuyor. Dışarıda da masaları bulunan küçük bir cafe burası. Çok fazla seçenek yok ama olanlar gerçekten çok iyi. Eğer poached egg seviyorsanız burası tam size göre! tripadvisor

Distrikt Coffee

Yumurta seçenekleri, pancake’ler, sağlıklı bowl tarzı yiyecekler için  Mitte’de yer alan bu cafe’ye gidebilrisiniz. tripadvisor 

İsimlerini hatırlamıyorum ama Distrikt Coffee civarında çok tatlı başka cafeler de var. Eğer biraz gezip keşfedelim derseniz buradaki sokakları karıştırın derim.

Markthalle Neun

Markthalle Neun

Burası her gün kurulan çok güzel bir pazar. Özellikle Perşembe günleri sokak yemekleri günü ve akşam 5’ten itibaren iyice hareketleniyor. Londra’ya gittiyseniz oradaki Borough Market’e benziyor. Avrupa ülkelerinde pazar alanlarını nasıl bu kadar sevimli, temiz ve düzgün yapıyorlar?! Thai mutfağından, pizzaya, Almanların özellikle de Berlin’in meşhur Currywurst’üne kadar seçenek çok. Ayrıca peynirciler, dondurmacılar, çikolatacılar, smoothieciler de var. Ayrıca çok iyi bir şarapçı ve IPA biracı var.

Klunkerranich

Burası aslında bir alışveriş merkezi ama hemen AVM diyarından kaçtık zaten işim olmaz demeyin. Bir AVM’nin en üstünde otoparkın içinden geçerek buraya çıkılıyor ve terasa çıktığınız anda kendinizi bir festival ortamında buluyorsunuz.

Klunkerranich

Buraya özellikle gün batımına yakın gitmesi öneriliyor. Çok keyifli ve güzel bir ortamı var. Her yaştan insan, hafif hafif müzik, sohbet muhabbet, ortada kum doldurulmuş bir alanda oynayan çocuklar herkese göre bir şey var. İçeride atıştırmalık yiyecekler bulabilirsiniz, ayrıca canlı müzik de yapılıyor. Kimseye aldırış etmeden, kimsenin de garip garip bakışlarına maruz kalmadan, istediğiniz gibi dans edebilirsiniz.

Berlin’de Kahve

Sanırım Berlin’de hiç bir cafe’nin kahvesinden mutsuz olmazsınız ama özellikle bir kaç tane önerim olacak.

Five Elephant Mitte

Mauerpark’ın hemen yakınında Berlin’in iyi kahvecilerinden Bonanza cafe var. Buranın tatlıları da meşhur. Eve götürmek için de buradan kahve alabilirsiniz. Bu bölge Prenzlauer Berg oluyor.

Kahve için bir diğer önerim The Barn, buranın kahveleri de çok çok lezzetli ve yine pakette alabiliyorsunuz.

Ayrıca Kreuzberg ve Mitte’de şubeleri olan Five Elephant, hem kahveleri hem tatlıları için gitmeye değer.

Berlin Gece Hayatı

Eğer gece çıkmadan önce bir şeyler içmek isterseniz Berlin’in en iyi barlarından biri olan Buck and Breck Bar’a gidebilirsiniz.

Ritter Butzke

Burası Berlin’in en popüler kulüplerinden biri değil, daha çok orada yaşayan insanların gittiği bir yer. Popüler olanlara ilk gidişinizde gitmişsinizdir diye düşünerek onları yazmıyorum.

İki farklı odası ve ayrıca açık hava bir orta alanı var. Yaz mevsiminde her yer gerçekten ayrı bir güzel.  Müzik elektronik, ağırlıklı techno. Yaş ortalaması biraz küçük ama ben çok eğlendim. Saat 2’den sonra iyice kalabalıklaşıyor.

Katerblau

Buranın girişi biraz sıkıntılı o yüzden erken saatte gitmekte yarar var. Ama o zaman da 00.30’da kulübe girseniz içerisi bomboş. Kıyafete dikkat etmek lazım, jilet gibi gömlekleri, topuklu ayakkabılarınızı evde bırakın, hatta Berlin’e hiç getirmeyin onları. Sırada içki içmeyin, sarhoş olmayın, cool olun 🙂

İçeride yine ortada açıkhava alan ve bar var, onu dışında 2 farklı odası var. Bizim gittiğimiz gece line-up o kadar uzundu ki Pazartesi öğlen bitecekti. Normal, hatta fazla standart giyinen insanlar da var, deniz kızı kostümlü adamlar da var, içerisi kıyafet açısından çok çeşitli.

Aklım Kalanlar

Zeit für Brot

Tarçınlı roll mu desem nasıl tarif etsem? Şu fotoğrafa bakıp bakıp aklım kaldı resmen.

 

Ritter Sport Binası

Adı üstünde kendisini anlatıyor zaten, çikolata diyarı 🙂 Tabi ki aklım kaldı!

The Jewish Musuem

Çok yakın tarihte yaşanan bu korkunç olayları insanın aklı almıyor. İkinci Dünya Savaşı döneminde yapılan felaketlere filmlerden hakimiz ama yine de vaktimiz olsa burayı görmek isterdim.

Bergama Müzesi

Burası Müzeler Adası denen yerde bulunan 5 müzeden biri. Eğer Berlin’de çok vaktim olsa burayı ziyaret edip, bizden neler alıp götürmüşler görmek isterdim.

Doğu Berlin Tarzı

 

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR: GÖZÜMÜZÜN ÖNÜNDEKİ SAKLI CENNET, SLOVENYA GEZİ REHBERİ

 

Photo by Jeison Higuita 

Bunları da sevebilirsiniz

Scroll Up