İLHAM VEREN HİKAYELER YURTDIŞI GÜNLÜKLERİ & GEZGİNLER

Güneydoğu Asya ve İtalya Tutkunu Bir Gezgin, Dilek Atalay

Tayland seyahatinden sonra ilk defa Uzakdoğu’ya giden biri olarak oraya hayran kaldım ve fotoğrafları paylaşmaya doyamıyorum! Doğası, insanları, yemekleri, adetleri ve inanışları hepsi beni büyüledi. İşte bu yüzden döner dönmez bir sonraki uzak tatilin hayallerini kurmaya başladım bile!

Instagram’da aklımın kaldığı Tayland adalarına bakıp aaaah ah geçen hafta bu zamanlar diye gezinirken Dilek Atalay’ın hesabıyla karşılaştım. Bali’de acayip bir mavilikte deniz, surf fotoları arkasından yemyeşil doğayı görünce resmen hesabın içinde kayboldum:) Bir sürü farklı ülke ve şehirden harika fotoğraflar paylaşan Dilek’i çok merak ettim, o da beni kırmadı ve bu röportajı gerçekleştirdik. Gelin Dilek’i birlikte tanıyalım!

Merhaba Dilek, öncelikle seni biraz tanıyabilir miyiz? Seyahat etmenin dışında neler yaparsın? Ne işle meşgulsün?

Son 6 yıldır sadece seyahat ediyorum diyebilirim. Yılımın en az 3-4 ayı yurt dışında geçiyor. Şubat’ın ilk çeyreğini bitirmeden, yılbaşından beri şimdiden 4. seyahatimi gerçekleştirdim. Bununla birlikte yazılar yazıyorum. Gittiğim yerlerin kültürleriyle, coğrafyalarıyla ve yerel halkın yaşamıyla ilgileniyorum.

Ne kadar çok yere gitmişsin! Nasıl zaman buluyorsun bu kadar seyahat etmeye?

Aslında çok ülke gezmedim. Bu kadar yoğun yolculuğa sadece 38 ülke görebildim. Ama Güneydoğu Asya’ya ve İtalya’ya karşı büyük bir zaafım var. Sadece Tayland’a 10, İtalya’ya 7 kere gittim. Aynı ülkelere gitme alışkanlığım olmasa neredeyse 100 ülke görmüş olurdum. Bir de seyahat ettiğim ülkelerde tek bir şehir görmüşlüğüm bir elin parmağını geçmez. Oldukça fazla şehir görmeye çalışıyorum. Sorunu cevaplamam gerekirse de kurumsal iş hayatım olmadığı için sonuna kadar özgürüm. Kampanyalardan bir sürü bilet alıyorum ya da son dakika “benim gitmem lazım” diyerek hemen çantamı hazırlayıp havaalanına koşuyorum.

10 kez Tayland baya iyi bir rakam! Tayland’ın hangi şehirlerini gezdin, en çok nereyi beğendin?

Tayland’ın yeri benim için bambaşka. Yemekleri, doğası, tapınakları, hiç kimsenin sömürgesi altına girmeyecek kadar dik duruşlu oluşu. Dağları başka, sahili bambaşka bir yer.

Tüm Kuzey Tayland ( Mae Hong Son- Pai – Chiang Mai- Chiang Rai- Lampang- Lampun- Nan – Phayao) , Ayutthaya, Sukhothai, Bangkok, Krabi ve neredeyse tüm adaları, Surat Thani – Chumpon ve çoğu adası, Koh Chang, Koh Lanta, Koh Lipe, Similan… olmak üzere 27 şehrini gördüm. En en sevdiğim yer Chiang Mai.

Seyahat etme tutkusu nereden geliyor, ne zamandır geziyorsun?

Açıkçası, şuan gezmeyi hobi edinmiş çoğu insan gibi çocukluktan beri dünyayı kurtarayım, her yeri gezeyim diye bir hayalim hiç olmadı benim. Gezmek hep annemin hayali olmuştu. Ben lisedeyken bir otobüs alıp, onu karavana çevirip; bulaşık yıkayarak dünyayı gezmek isterdi. Anlamsızca bakardım yüzüne 🙂 Sonra seyahatlerim O’nunla başladı… Bense sadece kendimi bildim bileli, Bali’nin neresi olduğunu bile bilmediğim zamanlarda , hep Bali’ye gelmek istemiştim. 10 yıldır yurt dışına seyahat ediyorum, baktığımda baya yeni aslında. Ama hikayem 2012 Martında, en yakın arkadaşımla en büyük hayalim, Bali’ye gelmem ile başladı. Sonrasında bir baktım, vücudum 4 mevsim değil; sadece 2 mevsim görüyor. Öyle etkileyici, öyle içine alan bir dünya benim için Güneydoğu Asya!

Yoga da yapıyorsun, ne zaman başladın? Tayland’da katıldığın dersler nasıldı? Başka ülkelerde de yoga derslerine girdin mi?

Yogaya 2005’te başladım ama devamını getirmeye 2010’da… Eskisi kadar çok pratik yapmıyorum açıkçası ama kesinlikle başlamam gerekiyor. Tayland’da en verimli dersleri Koh Phangan, Bangkok ve Koh Chang’da aldım. Çok kalamasam da Koh Lanta’da da Oasis Yoga’da çok iyi eğitmenler ve dersler var. Tayland dışında Bali, Kamboçya, Fransa, İtalya, Laos, Yunanistan, Malezya’da da yin, hatha ve ashtanga derslerine katıldım.

Fotoğrafları kendin mi çekiyorsun, hangi ekipmanı kullanıyorsun?

Tüm fotoğraflarım bana ait. Canon 5D Mark ll, Canon G16, Go pro ve bir kaç haftadır da analog olarak Canon ae-1 ile çekiyorum.

Gezdiğin yerler arasından birinde yaşamak isteseydin neresi olurdu? Neden? 🙂

Eskiden İtalya dışında hiçbir yerde yaşamam derdim. İtalyanlar’a, İtalyanca’ya, İtalyan mutfağına karşı inanılmaz bir sevgim var. Ama bir yer seçmek zorunda olsam kesin Asya’da bir yer olurdu. Metropolde yaşamam gerekirse Hong Kong ya da Singapur’u seçerdim. Düzenini seviyorum iki ülkenin de. Çok pahalı olması dışında her zaman “keşke” dediğim iki seçenek. Ama taşravari bir yer seçeceksem bu kesinlikle Bali ya da Chiang Mai olur. Güneydoğu Asya’da kendimi özel, güvende, özgür ve maddiyattan çok çok uzak hissediyorum.

Yeni gezginlere nereden başlamalarını önerirsin, tavsiyelerin neler olur?

Öncelikle asla korkmasınlar… Annem bana “hadi kızım bir yerlere git” diye yalvardığında, pasaport kontrolünden sonra kaybolacağımı ve beni asla bulamayacaklarını düşünüp kalp çarpıntısından bayılacak gibi olurdum. Sonra 2013 Mart’ında ilk defa tek başıma, beni gönderen, karşılayan kimse olmadan gittim Tayland’a…

Ondan 5 ay sonra da en büyük hayalim olan festival, Tay’ların ışık festivalini kutlamak için yine Tayland’a… Ekimden Ocağa kadar tek başıma, yollarda tanıştığım insanlarla gezdim, uyudum, güldüm…Hatta yolculuğun başında ayağım kırıktı 🙂 Zaten sonra da hiçbir şey eskisi gibi olmadı. Yani benim gibi korkuları olan bir kız bile tek başına seyahat edebiliyorsa, kız başına Mısır gibi bir yerde Sudan sınırına kadar inmişse, Myanmar’da terörün en yoğun olduğu bölgelerden birinde elini kolunu sallaya sallaya gezdiyse, hele bir de sabah kahvaltısında mis gibi sıcacık ekmek, Ezine Peyniri, Çanakkale domatesi, sucuk yemeden depresyona girerken gittiği her ülkede yerel yemeklerle mutlu olduysa, bence herkes her yere gidebilir.

Özellikle para kimsenin korkusu olmasın! Tabi ki buralar eskisi kadar ucuz değil ne yazık ki! Biletini alan kaçsın Asya’ya. Burada o kadar çok iş imkanı var ki gezginlere. Ben Kamboçya’da çocuklara İngilizce dersi vermiştim mesela. DJ’likten tutun, hostel görevlisine, dalış eğitmeninden, restoran çalışanına kadar her türlü sektörde iş bularak seyahat edebilirsiniz. Tek tavsiyem, yeterince seyahat edip, kendinizle tanışmadan hedefleriniz için hemen yol almayın.

Son olarak;

Şimdiye kadar gittiğin ülkelerden ilk aklına gelen yemek? 

Makarnanın envai çeşidi 🙂

En güzel doğa? 

Malezya, Vietnam, Bali, Tayland, Kamboçya, İsveç

En başarılı gün batımı? 

Tayland’da gördüğüm her sahilde

En başarılı gün doğumu? 

Siem Reap – Angkor Wat / Kamboçya , Dahab – Mısır

En mavi deniz?

Filipinler, Türkiye’de ise Kaş

En hareketli ve canlı şehir? 

Bangkok

Gitmeseydim de olurdu dediğin şehir? 

Phnom Penh

Ölmeden mutlaka görülmesi gereken ilk 5?

1- Bali

2- Siem Reap

3- Hallstatt

4- Dahab

5- Luxor

Dilek şuan Bali’de ve instagram hesabından çok güzel paylaşımlar yapıyor, kaçırmayın! Takip etmek için buraya!

 

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR: TAYLAND, LAND OF SMILES’A HOŞGELDİNİZ, BANGKOK GEZİ REHBERİ

Bunları da sevebilirsiniz

Scroll Up