HAYAL ET İŞ DIŞINDA NELER YAPIYORSUN?

İş Dışında Neler Yapıyorsun? Doğal Gıda Üretimi-İka Bağları

Kurumsal hayatlarımız dışında vaktimizi nasıl değerlendiriyoruz? Neler yapmaktan zevk alıyoruz? Bazılarımız hobilerini o kadar çok seviyor ki bunu bir adım öteye taşıyarak işi profesyonelliğe doğru götürüyor. Kimileri mevcut işinin dışında kalan zamanlarda ‘diğer’ işiyle uğraşıyor, kimileri ise kurumsal hayatını tamamen bırakıp kendine yeni bir hayat kuruyor. The Urban Melody’de, hayallerinin peşinden giderek ilgi alanlarını bir üst seviyeye taşıyanlarla söyleşiler gerçekleştireceğiz. Sonuçta amacımız hayatın her alanında kendimizi İyi Hissetmek.

Bu hafta konuğumuz Merve Gündüz Bayram. Kendisini Burning Man yazısından biraz tanıyorsunuz. Okumadıysanız linki aşağıya ekliyorum mutlaka okuyun. Bu söyleşide Merve bize doğal ve katkısız ürünlerinden ve İka Bağları’ndan bahsedecek.

Merhaba Merve, öncelikle seni tanıyabilir miyiz?

Merhabalar, müzik benim hayatımın çok önemli bir parçası ve yeni insanlarla bir araya gelmeyi de çok seviyorum ve bu iki özelliğin bir araya gelebileceği en güzel yerlerden biri olan İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nda iş hayatına başladım. Festivaller, konserler, sanatçılarla geçen dolu bir kaç yılın ardından Otto Restoranlar’da Kurumsal İletişim Direktörü ve son olarak da daha farklı bir networke girerek Haziran ayının sonuna kadar da Vogue Türkiye dergisinde Moda Koordinatörü pozisyonunda çalıştım ve kurumsal hayatım sürerken bir yandan da Balıkesir’in Balya İlçesi’ne bağlı Çukurcak köyündeki kendi bağ ve tarlalarımızda yetiştirdiğimiz mahsullerden ürettiğimiz İka Bağları markalı doğal ürünlerimizle de ilgilenmeye çalışıyordum. Şimdilerde ise kurumsal kariyerime bir mola verdim ve artık bu işle tam zamanlı olarak ilgileniyorum.

İka Bağları markası nasıl ortaya çıktı, bize biraz hikayesinden bahsedebilir misin?

Tabii ki, kayınpederimin ailesi Balya, Çukurcak Köyü’nden. Kayınpederim de üniversite ve iş sebebiyle Çukurcak’tan ayrılıyor ama bir ayağı hep orada kalıyor. Emekli olduktan sonra da köyle ve toprakla daha çok vakit geçirmeye başlıyor ve her zaman bağcılığa bir merakı olan kayınpederim köyün topraklarının üzüm bağlarına elverişli olduğunu da keşfedince yüksek kalitede üzüm bağları yetiştiriyor ve bunun yanında tabi ki çeşitli meyve ağaçları, ceviz ve bostanımızda mevsimine göre yerli, atalık tohumla, ilaç veya suni gübre kullanmadan sebze & meyve yetiştirmeye ve geleneksel usullerle üretmeye başlıyor.

Başta ailemiz için ürettiğimiz bu doğal ve katkısız ürünler eş ve dostla paylaşılınca çok beğeniliyor ve bir talep oluşuyor derken zamanla bunu markalaştırıp ‘İka Bağları’ adı altında daha çok insanla paylaşmaya başladık. Bizim bağ ve bostanımız Semizköy ile Çukurcak köyü arasında ve İka ismi de ‘İki köyün arasında’ nın baş harflerinden türeyen bir isim.

Neler üretiyorsunuz?

Kontrollü ısıyla odun ateşinde pişirdiğimiz kendi bağımız ve tek tip üzümden ürettiğimiz Cabernet Sauvignon Üzüm Pekmezimiz var.

En sevilen ürünlerimizden taçın ve karanfil aromalı Ceviz Reçelimiz özellikle hafta sonu kahvaltılarımızın demir başı.

Yine odun ateşinde pişirerek yaptığımız pembe ve kırmızı domates püremiz ve kapya biber püremiz var.

Az tuzlu salatalık turşusu, biber turşusu ve Jalapeno turşumuz var ve son olarak tek kendi bahçemizden olmayan ama çok yakın bir aile dostumuzun Manisa, Salihlideki  zeytinliğinden topladığımız zeytinlerle yaptığımız az tuzlu siyah zeytinimiz var.

Peki İka Bağları markasını tam zamanlı olarak nasıl ve ne zaman hayatına sokmaya karar verdin?

Bahsettiğim gibi kurumsal hayatımdan vakit buldukça hep İka Bağları’yla ilgileniyordum ve bağ, bahçeyle içli dışlı olup da toprağın cömertliğini gördükçe kendisine daha da hayran oldum ve bunun artık hayatımın bir parçası olmasını değil, hayatımın tamamen bundan ibaret olmasını istedim ve geçtiğimiz Haziran ayından itibaren bu işe odaklandım.

Özellikle de son çalıştığın kurumsal işini düşünürsek, çok farklı bir alana geçiş yapmışsın. Hem sektör değişikliği hem de tarımla ilgili bir işe geçiş sürecin nasıl oldu?

Tarımla tam anlamıyla asıl son bir kaç yıldır haşır neşir olsam da aslında çok şanslıyım ki benim çocukluğum hep doğa içinde geçti. Kendi ailemin de zeytinliği ve kendi ürünlerimizi yetiştirdiğimiz bahçemiz var yani hiç bir zaman bu hayata uzak değildim. Son bir kaç yıldır da işi daha ciddiye alıp köyümüzdeki çiftçilerden çok şey öğrendim bunun dışında kitaplar okudum ayrıca katıldığım workshop, eğitimlerle de halen kendimi geliştirmeye çalışıyorum.

Beni bu işe en çok bağlayan şey aslında işin doğası olan paylaşmak. Yani ben ürünlerimizden, hikayemizden  başka bir doğal gıda üreticisi, marka sahibi veya doğal ürün market sahiplerine bahsettiğim zaman onlar da bana kendi hikaye, deneyim ve tavsiyelerini aktarıyor ve birlikte aslında gelişiyoruz, besleniyoruz ve ürettiklerimizi paylaşıyoruz.

Ayrıca yeni yerler görmek, yeni insanlarla tanışmak ve yeni hikayaler duymaktan hayli besleniyorum. Bu iş de çok güzel insanlarla tanışmama sebep oldu ve böylece işe olan bağlılığım daha da arttı ve geçiş süreci diyebileceğimiz o süreci pek hissetmedim diyebilirim.

Bu kadar gönülden ve inanarak yaptığım bir işim olunca, bütün gün iş için koştursam da hatta önceki işlerimden daha çok iş düşünüp çalışsam da bana kurumsal iş hayatımdaki kadar çok çalışıyorum gibi gelmiyor.

Ürünlerinizden edinmek isteyenler nereden size ulaşabilir?

Çok yakında web sitemizi açıyoruz ama aktif olarak instagram ve facebook üzerinden satış ve kargo gönderimlerimiz var. Ama asıl iş birliği içinde olduğumuz 11 noktamız var. Saymak gerekirse; İstanbul’da Kanyon AVM’de Souq Dükkan’da, Akaretler’de Slow Public’te, Salacak’ta Bilgin Market’te, Ömerli’de Le Gusto’da, İstinye’de Taze Mutfak’ta, Nişantaşı Derun Fırın’da, Tophane’de Naturel Market’te, Yeniköy’de Kümes’de, Balıkesir’de Gurme266 Şarküteri’de, Bodrum’da Şütte’de ve Başakşehir’de Ebruli Doğal Bakkal’da satılmaktadır.

Bu noktaların çoğu bizim kişisel olarak da ziyaret edip, alışveriş yapmaktan zevk aldığımız, deneyimlerine baş vurduğumuz yerler ve buralardan alışveriş yapanlar da ne aldığını bilen, içeriğini merak edip sorgulayan bir kitle bu da bizim her gün yeni bir geri bildirim alıp kendimizi daha çok geliştirmemizi sağlıyor.

Kendi ürünlerini yetiştirmek, doğal beslenmeye daha fazla yönelmek isteyenlere neler önerirsin?

Büyük şehirde yaşıyor ve kendi bahçesinde ekip biçme imkanı yoksa balkon bahçeciliğiyle sebze ve meyvelerini yetiştirmeye başlamalarını tavsiye ederim. Hakikaten 1 dal maydanoz yetiştirdiğinizde bile o sizin emeğinizden çıkan bir dal olduğu için tadı da ayrı oluyor. Bunun için bahar aylarında organik pazarlarda tohum veya fide bulabilirler.  Ayrıca bazı semtlerin bostanları var oralardan belki küçük bir alan kiralayıp istedikleri sebze ve meyveleri yetiştirebilirler.

Bir de kimi çiftlik ve bağlarda fiilen çalışıp tarımı veya bağ bozumunu deneyimleyebilirler. Geleneksel tarım metodlarının deneyimlemenin yanında bolca makale veya kitap okumak da önemli.

Ayrıca yukarıda saydığım satış noktalarının çoğu ‘evde kendi katkısız turşunu yap, probiyotik beslenme, evde ekşi mayalı ekmek yapımı vb. workshoplar düzenliyorlar, onları da yakından takip edip bilgi edinebilirler.

Peki bundan sonrası için planların nelerdir?

Bu yolculuğa ben aslında yiyecek ve içeceklerime dikkat etmeye başlamadan önce vücuduma, yüzüme sürdüklerime dikkat ederek başlamıştım. Çok uzun zamandır kozmetik alışverişi yapmıyorum ve ekolojik temizlik & kişisel bakımla hayli ilgiliyim. Deodorantımı, kremlerimi çok uzun zamandır kendim yapıyorum. Her yurt dışı seyahatinde organik/doğal içerikli makyaj & vücut bakım ürünleri satan yerlere mutlaka uğrarım ve ürünleri incelerim. Bitkisel yağları, ilaçlar yerine alternatif bitkisel çözümleri hep denerim yani bir çok problem için öncelikle hep doğadan gelen çözümleri denerim hatta bana arkadaşlarım bu yüzden Cadı der 🙂 Belki ekolojik temizlik, doğal vücut bakımıyla alakalı ürünlere de yönelebilirim.

Ayrıca 2018’deki hedeflerim arasında permakültür felsefesine daha uygun tarım yapmaya çalışmak ve çiftliğimizde ona uygun bir düzen sağlamak var.

Yiyecek ve içecek tarafında da ürün gamımıza neler ekleyebiliriz diye insanlarla sohbet edip taleplerini not alıyoruz. Planlarımız arasında şekersiz reçel, turşu çeşitlerini artırmak var. Ayrıca kendi üzümlerimizden sirke yapıyoruz belki bunu bir ürün haline getirebiliriz.

 

BURNING MAN: KAFAMIN İÇİNDEKİ KÜÇÜK KAPILARI AÇTIM

 

Bunları da sevebilirsiniz

Scroll Up