İLHAM VEREN HİKAYELER ÖNE ÇIKANLAR YURTDIŞI GÜNLÜKLERİ & GEZGİNLER

İşi Gücü Bırakıp Güneş’i Takip Eden Gezgin Çift, Kafa Bi Dünya

Hayallerinin peşinden koşan, işi gücü bırakıp Güneş’i takip eden bir çift! 14 aydır yollardalar ve şimdiye kadar 100’ün üzerinde şehir/kasaba ziyaret etmişler. Sevgili Onur’dan Kafa Bi Dünya projesini, kız arkadaşı Kasia ile birlikte bu yolculuğa nasıl hazırlandıklarını, en zorlayıcı anlarını ve en unutulmaz anılarını konuştuk. 

Merhaba Onur, öncelikle seni biraz tanıyabilir miyiz? Dünya turuna çıkmadan önce nerede yaşıyordun? Ne iş yapıyordun?

Merhaba. Dünya turuna çıkmadan önce evimin tam olarak neresi olduğundan emin değilim. Türkiye’den 2011’de eğitim için ayrılmıştım. 2015’de İsviçre’de yüksek lisans eğitimimi tamamladıktan sonra 2017’deki Kafa Bi Dünya’ya kadar kız arkadaşım Kasia’nın yaşadığı yer olduğu için bir ayağım Polonya’da bir ayağım ise İsviçre’deydi. Öğrenci olduğum sırada Zürih’te bir gazetede tasarımcı olarak çalışmaktaydım. Mezun olduktan sonra ise freelancer grafik tasarımcı olarak çalışıyordum.

Kafa Bi Dünya fikri nasıl ortaya çıktı?

Sanırım 2011 yılında İsviçre’ye öğrenci olarak gitmem bana yeni bir dünyanın kapısını açtı. Türkiye’de iken uzun seyahatlere gideyim, dünyayı keşfedeyim gibi hayallerim yoktu. Belki de imkansız gibi göründüğü için uzun yolculukların hayalini dahi kuramıyordum. İsviçre’deyken ise insanların liseden ve üniversiteden mezun olduktan sonra ya da uzun projelerin ardından uzun seyahatlere çıktıklarını gördüm. Tam bu sıralarda dünya turu yapan iki gezgin ile ilgili bir video izledim. O an neden ve nasıl oldu bilmiyorum ama bir kağıda o anın tarihini ve saatini not aldım (24.12.2011 – 00:33). Yüksek lisans eğitimim bittikten sonraki hedefim kariyer yapmaktan ziyade dünya turu yapmak olacaktı.

 

Bu niyetimi yakın arkadaşım Konur ile paylaştım, o da olumlu yaklaştı. Ancak o tarihte henüz para kazanamadığımız ve eğitimimiz tamamlanmadığı için bu planı bir süre erteledik. Konur bu sırada okulunu bitirdi, özel bir bankanın dijital pazarlama departmanında çalışmaya başladı. 2014 yılında işten ve ofisten daraldığı bir gün beni aradı ve ne zaman yola çıkıyoruz diye sordu. Bu andan itibaren ciddi olarak bu uzun seyahati düşünmeye başladık. Bu sırada ben Kasia ile tanıştım ve o da plana dahil oldu. Gerçi Konur seyahatimizin sadece 2,5 aylık bir kısmına dahil olabildi. Eğer işlerini toparlayabilirse önümüzdeki aylarda tekrar dahil olacak.

Biraz da hazırlık aşamasından bahseder misin? Nasıl bir rota ve bütçe planlaması yaptınız?

Önce herkes ziyaret etmek istediği ülkeleri bir kağıda yazdı ve buna göre kabataslak bir rota çıkardık. Daha sonra ben bu rotayı ülkelerin ve bölgelerin ziyaret edilecek uygun mevsimlerine göre düzenledim.

Seyahatimizden önceki son bir senede sadece bu seyahate odaklı yaşadık. Harcamalarımızı kısarak para biriktirdik. Türkiye’de ve İsviçre’de seyahatimize sponsor olabilecek kişi ve kurumlarla iletişime geçmeye çalıştık. İsviçre’de bir firma ile sponsorluk anlaşması sağladık ancak seyahatimizin 3. ayında bu anlaşmayı elimizde olmayan sebeplerle sonlandırmak zorunda kaldık.

 

Hazırlıklarımızın son bir kaç ayı içerisinde Kasia yüksek lisans tezini teslim etti ve mezun oldu. Ben ise özellikle tasarım projelerini devam ettirdiğim bir kaç müşterimi yüzüstü bırakmamak için çok uğraştım ve işlerin tamamlanmış hallerini son gün teslim ederek gönül rahatlığı ile seyahate başladık. Mayıs 2017’de Basel’deki eşyalarımın tümünü elden çıkardım. İsviçre’deki arkadaşlarımla ve orada yaşayan babamla vedalaştıktan sonra Polonya’ya geldim. Polonya’da ise yine Kasia ile birlikte yaşadığımız evi kapattık. Kasia arkadaşları ve ailesiyle vedalaştı ve 1 Haziran 2017’de Varşova’dan yola çıktık.

Bütçemizi ilk günlerde Türk Lirası üzerinden hesaplamaya çalışıyorduk. Ancak daha hazırlık aşamasında Euro / TL değeri çok değiştiği için bunu Euro olarak sabitlemenin daha sağlıklı olacağını düşündük. Takip ettiğimiz çeşitli seyyahların bloglarında okuduklarımız ve ziyaret etmeyi planladığımız bölgelere daha önce giden arkadaşlarımızdan aldığımız fikirler doğrultusunda günlük kişi başı 30 € bütçe belirledik. Buna en temel olan konaklama, yiyecek & içecek ve ulaşım kalemleriyle birlikte vize ücretlerinden, sağlık masraflarına kadar her şey dahil olacaktı. Günlük olarak genelde bu miktarın altındayız. Ancak özellikle uzun ulaşım masraflarını hesaba katıp genel harcama miktarımızı seyahat ettiğimiz gün sayısına böldüğümüzde tahmin ettiğimiz miktarın çok az üzerindeyiz.

Hangi ülkeden ne şekilde nereye geçeceğinize, ne kadar kalacağınıza hepsini baştan mı planladınız?

Rotamızı seyahatimizden önce kabaca belirlemiştik. Fakat belirtmeliyim ki gideceğimiz ülkelerde ziyaret edeceğimiz yerleri incelememize rağmen detaylı bir rota planlaması hiç yapmadık. Hala genel bir rotamız var ancak hala bir kaç haftalık belirlediğimiz rotalar da hemen her gün değişip gelişiyor. Bazı ülkelerde beklediğimizden çok daha fazla zaman geçiriyoruz, bazı yerleri ise ister istemez pas geçiyoruz.

İlk günlerde seyahat süresini 18 ay olarak planlıyorduk ancak rotamızı uygun mevsimlere denk gelecek şekilde tamamlamak için 24 aya ihtiyacımız olduğunu fark ettik. Kuzey yarım kürede yazın başında başlayacak seyahatimizde havaların soğumasıyla beraber tropik bölgeye inecek, güney yarım küreye geldiğimizde yine yaz mevsimini yaşacaktık. Benzer şekilde seyahatimizin ikinci yarısındada kuzeye yönelerek yine güneşi takip edecektik. Şu an seyahatimizin 14. ayında Güney Amerika’dayız. Güney yarım kürede kış olduğu için kuzeye ilerliyoruz ve 30. güney meridyeninin üzerinde, tropik bölgedeyiz.

 

Seyahatimizin ilk bir iki ayında bir sonraki ziyaret edeceğimiz ülkeler ile ilgili rota çıkarmaya çalışıyorduk ancak zaman geçtikçe daha esnek olmamız gerektiğini, ne kadar rota belirlersek belirleyelim, o ülkeye ulaşmadan belirlediğimiz rotanın bir manasının olmadığını öğrendik. Şimdi bir ülkeyi değil, bir sonraki ziyaret edeceğimiz şehri belirlememize rağmen o şehirde ne yapacağımızı oraya ulaşmadan bilemiyoruz. Sürekli bir yenilik içerisinde olmamızdan dolayı kafamız da oldukça dolu. Sanırım bu esneklik olmazsa, seyahatten alacağımız zevk de azalır. Şehre bir ulaşalım da, sonra oturup ne yapacağımıza, kaç gün kalacağımıza bakarız diyoruz.

Sağlıkla ilgili ne gibi önlemler aldınız?

İsviçre, Polonya ve Türkiye ile bağlantımız olduğu için bu üç ülkeden seyahat sigortası tekliflerini araştırdık. En uygun teklifi Polonya’dan aldık. 3 ayda bir yenilediğimiz çok uygun primli ve Polonya ve Türkiye harici tüm dünyada geçerli bir sağlık sigortamız var. Ancak şu ana kadar sadece bir kez kullandık.

Bunun haricinde seyahat aşılarımızı olduk. Benim daha önce Hepatit A ve B aşılarım olmadığı için bu iki aşının ve diğer aşıların tekrarları da dahil bugüne kadar 14 aşı oldum. Son aşılarım olan Hepatit A ve B’nin tekrarlarını geçtiğimiz Nisan ayında Uruguay’da oldum.

Bunlarla birlikte ufak boyutlu bir ilaç çantamız var. İçerisinde ağrı kesiciler, çeşitli antibiyotikler, dezenfeksiyon ve sterilizasyon ürünleri, yara bantları, ishal kesici ve sıtma ilaçları var.

Böylesine uzun bir seyahate çıkarken insan yanına ne gibi eşyalar alır? Hem az şey seçmek lazım, hem de çok kullanışlı olacak seçimler yapmak gerekir sanırım ?

Hafif seyahat etmek önceliğimiz. Belki de benim önceliğim, bilemiyorum. Zira Kasia yanında benim hala akıl sır erdiremediğim eşyalar taşıyor. Çok uzun bir seyahat olacağı için çok amaçlı, dayanıklı ve hafif eşyalar almak önemli. Mesela kış mevsimini çok yaşamayacak olsak da her duruma karşı hafif ama termo özelliği olan montlardan edindik. Yanımızda taşıdığımız elektronik ekipmanlarımız da ufak, hafif ve iş gören cinsten.

 

Bu 14 aylık süreçte aslında çok eşyaya ihtiyacımız olmadığını ve az eşya ile yaşamayı öğrendik. Her hafta bir avuç olan kıyafetlerimizi yıkatıyor ya da kendimiz yıkıyoruz. Ben 14 aydır çantamdaki aynı 5 t-shirti, aynı 7 çift çorabı kullanıyorum. Ziyaret ettiğimiz bir çok ülkede ucuz ve kaliteli alışveriş yapma şansımız olmasına rağmen, yapmadık. Çünkü yeni eşya alsak nereye koyacağız, nasıl taşıyacağız. Bir de alışverişin sonu yok, ihtiyacımız olmayan hiç bir şeyi edinmemeye ve taşımamaya gayret ediyoruz. Seyahatimiz sırasında kendimize ve sevdiklerimize çok canımız çekse de hediye almamaya çalışıyoruz. Bazen dayanamayıp hatıra olsun diye ufak tefek şeyler alıyoruz ama bunları da bizi ziyarete gelen arkadaşlarımız ile gönderiyoruz. Gerçi en son Aralık ayında biz Malezya’dayken ziyarete gelen arkadaşımızdan beri oldukça kartpostal ve ufak tefek eşya birikti. Bir sonraki arkadaş ziyaretine kadar çantalarımızda biraz kilo fazlamız var.

Şimdiye kadar hangi ülkeleri seyahat ettiniz?

Maceramıza Polonya’dan başladık ve sırasıyla Litvanya, Letonya, Estonya, Finlandiya, Rusya, Moğolistan, G.Kore, Japonya, Tayvan, Endonezya, Kamboçya, Tayland, Laos, Malezya, Singapur, Filipinler, Arjantin, Uruguay, Şili, Brezilya, Paraguay ve Bolivya’yı ziyaret ettik. Şu an Bolivya’nın Sucre kentinde İspanyolca dersleri alıyoruz.

Yolculuk sırasında vize işlemlerini nasıl hallediyorsunuz, zor olmuyor mu?

Seyahat başlamadan önce ABD ve Rusya vizelerini aldık. Tayland’da iken Laos vizesine başvurdum ve 15 dakikada aldım. Bunun haricinde kapıda alınanlar haricinde öncesinde vize almamız gereken bir ülkeyi ziyaret etmedik. Gelecek aylarda Küba ve Kanada vizelerine başvuracağız ama hangi ülkeden başvururuz bilemiyoruz.

 

Tabi seyahatimiz esnasında ne yazık ki başvurup da alamadığım vizeler oldu. Yeni Zelanda ve Avustralya vizelerine Tayland’da seyahat ediyorken aynı anda internetten başvurdum ve pasaportumu kontrol için Singapur’daki ilgili ofislere teslim ettim. İki ülkeden de aynı karar geldi. Seyahatimizden önce Polonya oturum kartım vardı ancak bu kartın süresi seyahatimiz esnasında bitecekti. Diğer şartları karşılamama rağmen Polonya oturum kartımın süresi seyahatimiz esnasında dolacağı ve artık orada yaşamadığımdan dolayı seyahat sırasında yenileme şansım yoktu. Onlarca ülkeye sorunsuz giriş çıkış yapmış bir gezgin olmama rağmen başvurularım uygun bulunmadı ve vize alamadım.

Kasia ile birlikte seyahat ediyoruz. Son bir kaç yıldır hayatlarımız neredeyse aynı. Ancak o AB ben ise TC pasaportu taşıdığım için apayrı muameleye maruz kaldık. Karardan sonraki ilk bir kaç gün içimde bir kızgınlık vardı ancak bu vize işini kişisel algılamamam gerektiğini düşündüm. Kafa Bi Dünya’dan sonra bu ülkeleri ayrı bir seyahat programına alarak ziyaret etmeyi planlıyorum.

Genellikle gittiğiniz yerlerde ne kadar kalıyorsunuz?

Şu ana kadar 100’ün üzerinde şehir/kasaba ziyaret etmişiz. 14. ayda olduğumuza göre hemen hemen 4 günde bir yer değiştirmişiz. Bazen 2 gün diye gelip 2 hafta kaldığımız da oluyor, bazen sadece günübirlik yol üzerindeyken uğradığımız yerler de oluyor. İlk aylarda daha hızlı hareket edip daha fazla yer değiştiriyorduk ancak sanırım 6. ay civarında hem bedenen hem de zihnen yorulduğumuzu fark ettik.

 

Düzenli hayatı özlediğimizi söyleyemem ama bir süre aynı yatakta uyanıp, yeni bir şehrin kuytu köşelerini keşfetmeden bir süre bir yerde kalmak istediğimiz zamanlar oluyor. Bunun için Güney Amerika’dayken “Workaway” yapmaya karar verdik. Nisan ayında Mendoza’da yine gezgin bir ailenin çiftliğinde bahçeyle uğraşacağımız bir iş bulduk ve seyahatimize bir süre ara verdik. Muhteşem bir deneyimdi. Hemen bir kaç hafta sonra bu sefer Cordoba’da başka bir çiftlikte iş bulduk. Kasia bir hafta boyunca bahçede kozalak topladı ve çim biçti, bense kaldığımız evin sahibinin websitesini tasarladım. Hatta bu olaydan 2 ay sonra aynı eve tekrar aynı iş için geri geldik ve 2 hafta geçirdik. Karşılığında ev sahibi bizi 10 gün süren muhteşem bir Kuzey Arjantin turuna çıkardı.

Harika! Peki genelde ne gibi yerlerde konaklıyorsunuz?

Çoğunlukla hosteller olmak üzere, konuk evlerinde, pansiyonlarda ve arkadaşlarımızın evlerinde konaklıyoruz. Bazı yerlerde konaklama ücretleri bütçemizin çok üzerinde olduğu için hostellerin yurt odalarında kaldığımız da oluyor; ancak genellikle iki kişilik odaları tercih ediyoruz. Rezervasyonları bir şehre gitmeden hemen bir kaç gün önce yapıyoruz. Sırtçantalı gezginlere hitap eden yerlerde kalmaya özen gösteriyoruz. Çünkü bu tür hostellerde bizim gibi seyahat eden sırtçantalılar ile tanışma ve bilgi paylaşma fırsatımız oluyor. Ayrıca bu yerlerde biz gezginler için seyahatimizi kolaylaştıracak bilgiye ulaşma şansımız da oluyor.

Ücretli konaklamaların haricinde Couchsurfing’in nimetlerinden de faydalanmaya çalışıyoruz. 14 ay içerisinde 60 gün couchsurfing yapmışız. Couchsurfing muhteşem bir oluşum. Burada sadece ücretsiz konaklama fırsatı değil aynı zamanda ziyaret ettiğimiz şehirde yaşayan birinin evinde kalma ve yerel kültürü ve hayatı çok daha yakından görme şansımız oluyor. Ayrıca ev sahiplerimizden aldığımız bilgilerle şehri tanıma ve turistik olmayan ilginç yerleri keşfetme fırsatına sahip oluyoruz. Couchsurfing’in de kendine göre zorlukları var tabi ki ama mesela bir büyük bir şehirde 10 gün kalmayı planlıyorsak, en azından ilk 1 – 2 günü Couchsurfing yaparak geçirmeyi tercih ederiz.

Şimdiye kadar sizi en zorlayan anınız nerede nasıl oldu?

Aklımıza hasta olduğumuz zamanlar haricinde kötü bir anı gelmiyor. Fakat bu hastalıklar da bizi oldukça zorlayan cinstendi. Ne kadar kendimize dikkat edersek edelim vücudumuz ziyaret ettiğimiz yerlerdeki virüslere çok alışık olmadığı ve sürekli hareket halinde olduğumuzdan dolayı dinlenme şansı çok bulamadığımız için sıradan bir grip ya da soğukalgınlığı bile bizi yatak döşek yatırmaya yetti.

Endonezya’nın Java adasında başlayan gripten tamamen kurtulmamız neredeyse 5 hafta sürdü. Bir kaç kere ufak çaplı gıda zehirlenmesi yaşadık ama 3-4 gün içerisinde toparladık. Bunlar haricinde Tayland’da banka hesabımızın boşaltıldığını gördüğümüz akşam biraz stres doluydu ancak daha sonra sigortadan paramızı geri alabildik.

Peki ya en rahat ettiğiniz ve iyi ki gelmişiz dediğiniz yer?

Bu soruları ayrı ayrı cevaplayabiliriz. En rahat ettiğimiz yerler evinde bizi krallar gibi ağırlayan Maria isimli arkadaşımız sayesinde Singapur, Tayland’ın Koh Chang adasında geçirdiğimiz 6 gün. Ayrıca 4 gün diye gelip, sadece kaldığımız konukevinin rahatlığından dolayı 2 hafta geçirdiğimiz Rio diyebilirim.

İyi ki gelmişiz dediğimiz yerler ise Moğolistan, Filipinler’in Palawan adası, Endonezya’nın Gili Trawangan adası ve Arjantin’in La Puna bölgesi.

En pahalı ülke?

Açık ara Japonya.

En iyi yemek?

Mutfak; Güney Kore, Malezya, Singapur.

Yemek; Florianopolis – Sequencia de Camarão, Laos tropik ormanlarında adını bilmediğimiz bambu ağacı içinde pişirilen yemek, Arjantin – Asado.

En güzel deniz?

Su altı Gili Trawangan. Sahil ve deniz olarak ise Filipinler’in Palawan adası ile Kamboçya’nın Koh Rong adası arasında kararsızız.

En müthiş gün batımı?

Çok olacak biliyorum ama üç cevabımız var. Koh Chang, Koh Lanta ve Bali’deki Kuta sahili. Kuta sahili keşmekeş ve kalabalık ama gün batımında içtiğimiz muhteşem ve soğuk biralardan aldığımız keyif müthişti. 30 gün boyunca aralıksız aynı aktiviteyi sıkılmadan yapabilirmişim gibi gelmişti.

En tatlı insanlar?

Filipinliler. Gülüşleri candan.

Keşke gelmeseydim dediğiniz yer?

Baya düşündük ama bulamadık.

Peki son olarak bundan sonraki planlarınız neler? En çok merak ettiğim şey; bu kadar uzun süre seyahet edip, bir sürü farklı kültür görüp sonra eve dönünce her zamanki sıradan hayata geçiş çok zor olmaz mı? Sizin ne gibi planlarınız var?

Şimdi Bolivya’dayız ve kuzeye doğru ilerliyoruz. 3-4 ay içinde Güney Amerika’dan ayrılıp Orta Amerika’ya geçeceğiz. 2019 Mart-Nisan civarında ise Latin Amerika’ya veda etmeyi planlıyoruz. 2019 Haziran’ında ise Kafa Bi Dünya’yı tamamlayıp eve döneceğiz.

14 aydır yoldayız ve seyahatimizin planladığımız sonuna kadar önümüzde 10 ay daha var. O yüzden eve döndüğümüzde ne yaparız düşünmeye pek başlamadık. Arada bir seyahat bitince nereye döneriz acaba diye konuşuyoruz ama daha zaman var deyip konuşmayı sonlandırıyoruz. Geçtiğimiz günlerde iletişimimiz olan gezgin bir çift 1 yılın ardından eve dönüş yaptı. Onlara sordum nasıl hissettiniz diye, ‘sudan çıkmış balık gibi’ diye cevap verdiler. Sanırım ben de sudan çıkmış balık gibi olmayı planlıyorum.

Bazen Kasia ile konuşuyoruz, uzak gelecekte “Kafa Bi Dünya” seyahat projemizi dönüştürüp “Kafe Bi Dünya” adında bir kafe açma niyetimiz olabilir. Seyahat, sanat ve kültürü birleştiren bir kafe. Ama bu nerede olur, hiç bir fikrimiz yok. Yarın nerede kalacağımızı bilemiyorken bu hayal henüz çok uzaklarda.

Bırakamıyorum bir sorum daha var!  Müthiş bir siteniz var, sadece şehir anlatımı değil tüm rota ve gerekli olacak bilgileri çok detaylı bir şekilde göstermişsiniz! Bir de burada ‘Destek Ol’ bölümü gördüm. Tanımadığınız kişilerden destek alabiliyor musunuz?  Size ne şekilde destek olabilirler ve sizi nasıl takip edebilirler?

Teşekkürler. “Destek Ol” bölümünü seyahatimize hazırlık aşamasında geliştirdik. Burada dileyenlere kartpostal, Kasia’nın seyahat esnasında kendi elleriyle çizdiği resimleri ve çeşitli ülkelerde kişilere özel hazırladığımız doğum günü videolarını gönderiyoruz. Şu ana kadar bir çok arkadaşımız bize destek olmak için bu hediyelerden sipariş ettiler. Tanımadığımız kişilerden maddi bir destek almadık ama moral motivasyon olarak bize gönderdikleri mesajlarla destek olan bir çok tanımadığımız insan oldu. Her birine tüm kalbimizle teşekkür ederiz.

 

Bize destek olmak isteyenler sesimizi duyurmamız ve daha fazla kişiye ulaşmamız için sosyal medya hesaplarımızı takip edebilir ve çevrelerine bizden bahsedebilirler. Kendimizi bu seyahati gerçekleştirebildiğimiz için çok şanslı görüyoruz ve hayallerini gerçekleştirmek isteyenlere biz de bir nebze motivasyon kaynağı olabilirsek ne mutlu bize. Instagram ve Facebook hesaplarımızda seyahat günlüğü tutuyoruz. Youtube kanalımızda ise ziyaret ettiğimiz ülkeler ile ilgili hazırladığımız klipleri yayınlıyoruz.

Instagram: www.instagram.com/kafabidunya

Facebook: www.facebook.com/kafabidunya

Youtube: www.youtube.com/channel/UCtxMrki2fnCPG3GOX4kyINg

Bunun haricinde websitemizdeki ‘Hediyelik’ (http://kafabidunya.com/tr/hediyelik) bölümünü ziyaret ederek bizden kendileri ya da sevdikleri için hediye sipariş edebilirler. Özellikle Kasia’nın yaptığı resimlere göz atmalarını öneririm.

 

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR: GÖÇMEN KADINLAR VE GÖÇ YOLLARI ARAŞTIRMASI İLE YURT DIŞINDA YAŞAM

Bunları da sevebilirsiniz

Scroll Up