ANNE-ÇOCUK HAYAL ET ÖNE ÇIKANLAR YURTDIŞI GÜNLÜKLERİ & GEZGİNLER

Göçmen Kadınlar ve Göç Yolları Araştırması ile Yurt Dışında Yaşam

Yurt dışı günlüklerinde farklı ülkelere taşınan kişilerle röportajlar yapıp, farklı ülkelerde yaşamın nasıl olduğunu birinci ağızdan dinliyoruz. Yine konumuz yurt dışında yaşamak ancak bu sefer şimdiye kadar yapılmamış detaylı bir araştırmayla da karşı karşıyayız. Başlangıçta, yurt dışında yaşayan annelerin birbirleriyle yardımlaşma ve sosyalleşme amacıyla sevgili Esra ve Pınar tarafından kurulan Göçmen Anneler Facebook grubu, daha sonrasında hızla büyüyerek bir kadın dayanışma platformuna dönüşüyor. Biri İrlanda’da, diğeri Kanada’da yaşayan ve ikisi de araştırma kökenli olan bu başarılı kadınlar oldukça kapsamlı bir araştırma yaparak Göç Yolları araştırmasına imza atıyorlar. 

Merhabalar, Göçmen Anneler grubuyla ilk kez Facebook’ta karşılaşmıştım. Gün geçtikçe grubun büyüdüğünü ve sadece annelere değil, tüm göçmen kadınlara hitap ettiğini gözlemledim. Kimdir Göçmen Anneler? Bu fikir nasıl ortaya çıktı?

Esra

Biz; Pınar  ve Esra, yaklaşık 10 yıl önce medya/araştırma sektöründe birlikte çalıştığımız için tanışmıştık ve uzun zamandır süregelen arkadaşlığımızın ötesinde, 1 ay arayla çocuk sahibi olmuş ve 5 ay arayla yurt dışına taşınmış, her gün yazışıp dertleşir olmuştuk. Pınar’ın Kanada’daki ilk aylarında ben de İrlanda’ya taşınma hazırlıkları içindeydim. Yurt dışında yaşayan diğer insanların deneyim ve bilgilerine ihtiyacımız olduğu aşikardı. Yeni ülkelerimizde arkadaş edinmek istiyorduk. Herkesin kendi tanıdıklarını eklediği ve birbirine yardımcı olduğu, yeni ülkesindeki diğer göçmen kadınları bulduğu bir grup kurmak amacıyla yola çıktık ama Türkiye’nin son yıllarda çok fazla göç veriyor olması sebebiyle tahminimizden çok ve hızlı büyüdük.

Özellikle kapsadığı ülkeler, bölgeler var mı yoksa dünyanın her yerinden üyeleriniz bulunuyor mu?

Singapur’dan Küba’ya, Kenya’dan İzlanda’ya her kıtada dünyanın 80’den fazla ülkesinde üyemiz bulunuyor. Gruptaki en kalabalık ülkelerse ABD, İngiltere, Kanada, Almanya ve Hollanda.

Grupta daha çok hangi konularda konuşulup, yardım isteniyor ya da fikir soruluyor?

Grubun kurulma amacıyla paralel olarak en çok yurt dışında yaşama, adaptasyon süreçleri, çocukla yapılan göç ve yolculuklarda yaşanabilecek muhtemel sorunlar, dil öğrenmek veya çocuklara Türkçe’yi unutturmamak, yeni bir iklim ve kültüre uyum sağlamak, yeni bir sağlık ve eğitim sistemiyle tanışmak gibi konular konuşuluyor. Ayrıca; yaşadığımız ortak özlemler, endişeler ve mutluluklar hakkında konuşuyoruz.

Pınar

Ancak elbette hayatın her alanında ve gündeme dair her konuda konuşup dertleşiyoruz. Örneğin son dönemde sıklıkla yaz tatiline yönelik tavsiyeler ve Türkiye seçimlerinde oy kullanma prosedürleri konuşuluyor. Yemek ve Mutfak, Zayıflama ve Sağlıklı Beslenme, Yabancı Dil Öğrenme içerikleri etrafında çok fazla konuşulduğunu fark edip, bu konularda alt gruplar kurulmasına ön ayak olduk. Bunlar dışında özel ihtiyaçları ve genetik anomalileri olan çocukların anneleri için (Göçmen Anneler ve Özel Çocukları) ve ürettikleri içerikleri Türkiye’deki ilkokullara ulaştırmak isteyen gönüllüler için (Eğitimde Göçmen Anneler-Okul Projesi) iki farklı alt grubumuz daha bulunuyor.

Websitenizde Göçmen Girişimleri konulu bir bölüm de var. Göçmen kadınların yurt dışında ne gibi işler yaptığını kısaca özetliyor. Bu kişiler Göçmen Anneler grubu üyeleri sanırım değil mi?

Evet bu kişiler Göçmen Anneler grubu üyesi olan girişimciler ve biz hem bu kişilerin işlerin tanıtımlarına destek olmak için websitemizde yer verdik, hem de girişimde bulunmak isteyip cesaret edemeyenlere ilham vermeleri için grup içinde bu cesaret öykülerine yer veriyoruz.

Göçmen Anneler sadece bir Facebook grubu ya da websitesi değil, aynı zamanda bu konu hakkında ciddi araştırmalar da yapıyorsunuz. Biraz bu araştırmalardan ve sonuçlarından bahseder misiniz?

Grup kurucuları olarak ikimiz de araştırma kökenli olduğumuz için grup üyeleri hatırı sayılır rakamlara ulaştığında, açıkçası bir nevi gözlerimiz parladı 🙂 Yaşadıklarını anlatmaya, fikirlerini paylaşmaya bu kadar istekli bir topluluğu görünce elimizi araştırmaya bulaştırmadan edemedik, çünkü her gün okuduğumuz hikayeleri elle tutulur ve verilere dayanan gerçekler haline getirmek istedik.

Son yıllarda yaşanan nitelikli dış göçe rağmen, bu konuda yapılmış kapsamlı bir araştırma olmaması iştahımızı arttırdı. Kollarımızı sıvayıp araştırmayı tasarladık ve Yeni Türkü’den esinlenerek araştırmamızın adını “Göç Yolları” koyduk. Aralık 2017-Ocak 2018 tarihleri arasında yaklaşık 1000 kişiyle çok sorulu bir online araştırma yürüttük. Kimlerin, ne zaman, nereden nereye, neden ve nasıl taşındığını sorguladık, memnuniyetlerini, özlemlerini ve pişmanlıklarını sorguladık, Türkiye ve bulundukları ülke hakkında görüşlerini sorduk, son zamanlarda çokça konuşulan beyin göçü kavramını kurcaladık. Araştırmanın detaylarına websitemizden ulaşabilirsiniz.

80’den Fazla Ülkede Göçmen Kadınlar

Yaptığınız araştırmada bir grup göçmeni, ‘Yeni nesil göçmen’ olarak adlandırmışsınız. Ne demek Yeni nesil göçmen, biraz anlatabilir misiniz?

Yaptığımız araştırma katılımcılarının yarısının son 2 yılda taşındığını gördük. Bu bizim için son yıllarda yaşanan göç artışını kanıtlar nitelikte bir veriydi. Son yıllarda taşınan kişilerin motivasyonlarının çok daha önceki yıllarda taşınanlardan farklılaşabileceği varsayımıyla bu kitleye “yeni nesil göçmenler” ismini verip daha derinlemesine analiz etmek ve tanımak istedik.

Yeni nesil göçmenler en çok hangi ülkeleri tercih ediyorlar?

Araştırma genelinde katılımcıların en çok ABD, İngiltere, Kanada, Hollanda ve Almanya’da yaşadığı görülüyor. Yeni nesil göçmenlerin ise, eski göçmenlerden farklı olarak, Hollanda, İngiltere, İsveç, İrlanda ve Singapur’u daha çok tercih ettiklerini tespit ettik.

Araştırmanıza katılanlar Türkiye ile ilgili en çok neyi özlüyorlar?

Herkes gibi en çok ailelerini özlüyorlar. Arkadaşlarını, Türkiye’nin iklimini ve çalışma hayatını daha çok özlüyorlar. Çünkü eski göçmenlerle karşılaştırıldıklarında yeni nesil göçmenlerin çalışma oranı daha düşük. Bu durum; bir pozisyonu kesinleştirmeden “apar topar” yurt dışına taşınmış olmakla veya iş arama sürecinde henüz iş bulamamış olmalarıyla ilgili olabilir.

Bu kişilerin geri dönme ihtimalleri var mı?

Son 2 yılda yurt dışına taşınan yeni göçmenler, daha önce taşınanlara göre, Türkiye’ye geri dönmek konusunda daha isteksiz.

Araştırmanızda yakın zamanda yurt dışına taşınmayı planlayan potansiyel göçmenlere ve endişelerine de yer vermişsiniz. Potansiyel göçmenler endişelerinde ne kadar haklılar?

Potansiyel göçmenlerin önlerindeki göçmenlik süreci ile ilgili endişelerinin başında aile, arkadaş, komşu özlemi, yurt dışında yaşayabilecekleri sağlık sorunları ve bu sorunlarda sağlıkçılara erişimdeki zorluk ve maddi kaygılar oluşturuyor. Özlem çok ‘ortak ve olmazsa olmaz’ bir endişe olarak baş sırada yer alırken, devamında gelen daha yaşamsal geçim derdi, iş kaygısı gibi endişeleri daha sosyal, çocukların adaptasyonu, yalnızlık ve iklimle alakalı endişeler takip ediyor.

Potansiyel Göçmenin endişeleriyle, göçmenlerin yaşadığı zorlukları ve özlemleri karşılaştırdığımızda ise; aile, arkadaş özlemi konusunda her iki kesimin de hemfikir olduğunu görüyoruz. Maddi kaygılar ve geçim derdi de göçmenlerin en zorlandıkları konular arasında yer aldığı için yerinde bir endişe olarak ortaya çıkıyor. Göçmenlerin yurt dışında en az memnun oldukları unsur sağlık sistemi olduğu için potansiyel göçmenler sağlık sistemiyle ilgili endişelerinde de haksız sayılmazlar.

Sosyalleşememek, yalnızlık, çocukların okula adaptasyonu ve ırkçılığa maruz kalmak; potansiyel göçmenin endişesinin aksine, göçmenlerin zorluk yaşadıkları alanlar arasında ilk sıralarda yer almıyor; ancak potansiyel göçmenlerin hafife aldıkları bir konu varsa; o da kesinlikle yemekler ve mutfak! Zira Türk mutfağına ve yemeklere olan özlem Göçmenler için ilk sıralarda yer alıyor

Araştırma sonuçlarında Potansiyel göçmenler Türkiye’de içinde bulundukları yüksek standartları yurt dışında bulamayacaklarını düşünüyorlar ve bu endişelerinde malesef bir miktar haklılar. Çoğu ülkede hizmet sektörü Türkiye’ye göre çok pahalı olduğu için evlerimizi temizletmekten tutun da, iyi bir kuaför bulmaya, her istediğimiz an bir tamirci veya 24 saat açık acil servis bulmaya kadar bir çok şey alışkanlıklarımızdan farklı ve beklentilerimizin altında kaldı. Grupta konuşulanlardan çoğu kişinin benzer şekilde eski “her hizmet elimin altında” hissinden hızlıca “her şeyi kendim halletmem gerekiyor” dünyasına evrildiğini görüyoruz.

Neyse ki yaşadığınız ülkeye uyum sağladıkça öncelik ve beklentileriniz de zamanla değişiyor; harika bir manikür, jilet gibi ütülü gömlekler veya her an antibiyotiğe ulaşabiliyor olmak önceliklerinizden çıkabiliyor 🙂 O yüzden çok da endişelenmeye gerek yok! Öte yandan potansiyel göçmenlerin henüz yeterince ciddiye almadıkları bir endişe varsa o da iklim ve mutfağa alışmak. Potansiyel göçmenler bu konularda zorlanacaklarını düşünmezken; göçmen kadınların aradıkları yemekleri bulamamak, alıştıkları lezzetleri özlemek, daha kısa günler ve daha soğuk havada yaşamaya alışmak konusunda beklentilerinin üzerinde zorlandıkları görülüyor.

Araştırma sonunda sizi en çok şaşırtan bulgu neydi?

Son yıllarda yurt dışına taşınanların eğitimli ve kalifiye insanlar olduğuna dair bir varsayımımız vardı ancak bu kadarını beklemiyorduk; araştırmaya katılan kişilerin %95’i üniversite mezunu, hatta %45’i yüksek lisans mezunu.

Bunun dışında olumlu bir şaşırtıcı sonuç olarak,  bütün dünyada artan yabancı düşmanlığına rağmen katılımcıların %70’inin ırkçılığa ve ayrımcılığa maruz kalmamış olması. Irkçılığa maruz kaldım diyenler ise Avusturya başta olmak üzere Orta ve Kuzey Avrupa ülkelerinde yaşıyorlar ve yine şaşırtıcı bir şekilde ırkçılığa rağmen ‘geri dönme istekleri’ ya da en azından ‘ırkçılık yüzünden geri dönme’ istekleri söz konusu değildi.

Gruptaki üyeleri ve araştırmayı okuyanları şaşırtan konulardan biri Yunanistan ve İtalya’da yaşayanların ülke sıralamasında memnuniyet seviyelerinin düşük olması, bu ülkelerin arka sıralarda kalması idi. Söz konusu sağlık sistemi, eğitim politikaları, siyasi gündemleri, ekonomik durumları vs olduğunda hiç beklenmedik ülkeden beklenmedik veriler gelebiliyor karşınıza.

Son olarak bir de Kanada mevzusu var. Özlem malum, göçmen insanın bir uzvu gibi, hepimiz için diyemesek de çoğumuz için hayatlarımızın ayrılmaz bir parçası. Uzaklarda, yani Amerika ve Avustralya kıtalarında yaşayan göçmenlerin daha yoğun özlem yaşadıklarını varsayıyorduk. Ancak araştırma sonuçlarında gördük ki Avrupa ve Orta Doğu’da yaşayan göçmenler de en az diğer kıtadakiler kadar yoğun özlem yaşıyorlar.

Çoğunlukla en çok özlenen unsurlar sırasıyla Aile ve ardından arkadaşlar idi. Çoğu ülke için bu sıralama değişmezken, Kanada’daki göçmen kadınlar için bu üçlüye duyulan özlem eş, dost, arkadaş özleminden ağır basmıştı ki, bu da anlaşılır:)

Son olarak, sizler de yurt dışında yaşayan kadınlar olarak yurt dışında yaşamak hakkında ne düşünüyorsunuz?

Yurt dışında yaşayan kadınlar olarak Türkiye’de yaşadığımız zamanlarda hayatımızın ne kadar konforlu ve kolay olduğunu düşünüyorum 🙂 Bunu düşünmeyen kadın yoktur sanırım. Türkiye’de manevi ve maddi imkanlarla bir ‘yardımlaşma’ ağı içinde yaşamanın konforu yurt dışına çıkıldığında daha net anlaşılır hale geliyor. Bir yandan da ilişkiler boyut değiştiriyor ve insan eşiyle ayrı bir boyutta ‘takım arkadaşı’ gibi çalışmaya da başlıyor. İş, ki bu işin tanımı oldukça geniş kabul edilebilir, tamamen başa düşüyor. Vaktiyle Türkiye’deki konfor alanı dışında yaşanıyor olsa dahi, yurt dışı kadının hayatına yeni yeni, bazen hiç olmadık mücadeleler, işler, uğraşlar çıkarabiliyor. İyi ya da kötü, insan kendini gerçekleştirebilme kapasitesine hayran kalıyor.

Hangi durumda Türkiye’ye geri dönmeyi düşünürsünüz?

Esra: Eşimin süreli görevi sebebiyle İrlanda’dayız yani “Asla dönmem” diyenlerden değilim, zaten geniş ailem ve sevdiklerimin çoğu Türkiye’de. Türkiye’yi çok özlediğim oluyor, bazı özlemlerin ağır bastığı günler oluyor. Yine de seçme şansım olursa çocuğumun geleceğini düşündüğüm için Avrupa’da kalmayı tercih ederim ama Türkiye’de daha tutarlı ve bilimsel bir eğitim sistemi, daha öngörülebilir bir ekonomi, daha özgür bireyler ve barışçıl bir toplum olduğunu hissetmek beni geri dönmek konusunda teşvik edebilir.

Pınar: Biz eşimin işi nedeniyle, expat olarak geldik Kanada’ya. Yine onun işini ya da benim işimi ve henüz iki yaşında olan oğlumuzun eğitimi ve yetişme koşullarını gözetip, bir süre daha yurt dışında kalma, bir yandan da memleketi gözlemleme fikrimiz var. Türkiye’ye ve sevdiklerimize duyduğumuz özlem her zaman baki. Aile ve sağlık benim zayıf halkalarım; ancak oğlumu da düşündüğümde ‘kesin geri dönüş’ sebeplerim olmadıklarını da biliyorum.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR: YURT DIŞI GÜNLÜKLERİ: SİNGAPUR’DA YAŞAMAK

Bunları da sevebilirsiniz

Scroll Up