GÜNEYE YERLEŞMEK İLHAM VEREN HİKAYELER

Güneye Yerleşmek: Önce Ayvalık ve Sonra İstikamet Kaş

Güneye yerleşmek serisine kaldığım yerden devam. Bu sefer İstanbul’dan ayrılıp önce bir süre Ayvalık’ta kalan ve şu sıralar Kaş’ta yaşayan Seçil ve Ulaş’ın hikayesini dinliyoruz. 

Merhaba Seçil, öncelikle seni biraz tanıyabilir miyiz?

Merhaba, Adapazarı’nda 1979 yılının bir Ekim  öğleden sonrası doğmuşum. 3 kız kardeşin ortancasıyım. 7 yaşında babamın işi nedeni ile  İstanbul’a taşındık. Eşim Ulaş da bir öğretmen çocuğu olarak Afyon’da doğu, Eskişehir ‘de büyüyüp üniversite için İstanbul’a gelmişti. 2004 yılında aynı şirkette çalışmaya başladık ve ortak alanlarımız bizi birbirimize yaklaştırdı, 2010 yılında evlendik. 2016 Eylül ayında ise oğlumuz Gezgin aramıza katıldı.

Ulaş da ben de 18 sene medya sektöründe çalıştık, medya planlama ajansları ve mecraların reklam – pazarlama departmanlarında  görev aldık.

Peki ne zaman bu hayatınızı değiştirmeye karar verdiniz? En büyük motivasyonunuz ne oldu?

Doğada olmayı, gezmeyi, yeni yerler, yeni hayatlar tanımayı Ulaş da ben de çok seviyoruz. İkimizin de çocukluğu hep doğa ile iç içe, tam bir köy hayatıydı. Galiba bu nedenle ruhumuza işlemiş doğada olmak.  Evlendikten sonra birlikte bir dünya turu hayali kurmaya başladık ama her özel sektör çalışanı gibi iznimiz 2 hafta ile sınırlıydı ve yapmak istediğimiz çok şey vardı.

İlk başta hemen hemen her hafta sonu doğa yürüyüşleri yapmaya, trekking ve dağcılık kulüplerinin aktivitelerini takip etmeye ve kamp yapmaya başladık. Uzun tatillerde ise yurt dışında görmek istediğimiz ülkelere seyahat etmeye çalışıyorduk. Bu sırada kariyer olarak da güzel bir ilerlememiz vardı. İkimiz de terfi alıp iyi maaşlar almaya başlamıştık. 2011 yılında kendimize 5 yıllık bir hedef koyduk. Harcamalarımızı maaşa paralel arttırmak yerine yatırım yaptık. Beşiktaş’ta bir ev aldık ve kredi ödemeye başladık. 5 yılın sonuna yaklaşırken Gezgin’in aramıza katılması ile planlarımıza onu da dahil ederek süreyi biraz uzattık.

Gezgin’in hayatımıza girmesi bu kararda son noktayı da koymamızı sağladı. Evimize yakın ofislerde çalışıyor olsak da işten sonra ona ayıracağımız vaktin çok az olması, mesailer, trafik gibi nedenlerle Gezgin’i bazen sadece yarım saat görebiliyor olmak bize yetmiyordu. Doyasıya vakit geçireceğimiz sadece hafta sonları vardı, onlarda da ne işe koşacağımızı, neye yetişeceğimizi bilemeden, şehrin bir yerinden diğer yerine koşturur buluyorduk kendimizi. Oğlumuza bizim gibi gezmeyi, yeni yerler keşfetmeyi sevsin dileği ile Gezgin adını vermiştik ama dört duvar arasında geçen saatlerle, hafta sonu gelse de onu parka çıkarsak diye hayal kurar olmuştuk. Artık zamanı geldiğine karar verdik ve 1 Mayıs 2018 itibariyle de İstanbul’a veda ettik.

Bir süredir Kaş’tasınız. Nereye gideceğinizi nasıl kararlaştırdınız? Kaş’a taşınma süreciniz nasıl oldu?

Aslında İstanbul’dan ayrılınca ilk olarak Ayvalık’a yerleştik. Hep hayal ettiğimiz gibi minik, bahçeli bir eve taşındık. Ulaş’ın ablası da İstanbul’dan 2 sene önce ayrılmış bir beyaz yakalı olarak bize burada oldukça destek oldu. Ayrıca Gezgin de yazı dede ve baba annesi ile doyasıya eğlenerek geçirdi. Ağustos ayında aracımızla seyahat ettiğimiz ve kampinglerde konakladığımız, 2 ay süren ve Norveç’e kadar uzanan bir Avrupa turuna çıktık.

Gezgin bu süreçte denizi, kumu, taşı,ağacı, kedileri, köpekleri,  doğa ile iç içe olmayı tanıdı ve artık eve girmek istemez oldu. Ekim ayında Ayvalık’a döndüğümüzde kışı burada mı geçirmek istiyoruz diye düşündük ve hem içimizdeki gezme arzusu hem de Gezgin için dışarıda geçireceği kış günlerinin daha fazla olması niyeti ile Akdeniz’e doğru inmeye karar verdik. Kaş’a daha önce tatillerde geliyorduk, bir kışı burada geçirmek nasıl olur fikrimiz yoktu. Kasım ayında önce Kaş’a geldik. Biraz araştırma yapıp, burada yaşayan tanıdıklarımızın fikrini aldık. Ayrıca kış aylarında da gezmek istiyorduk ve konum olarak Kaş görmek istediğimiz yerler için merkez konumundaydı. En sonunda Kaş’ta kalmaya karar verdik. Aralık ayında eşyalarımızı aracımıza yükleyip burada bir aparta taşındık.

Peki Kaş’ta çalışıyor musunuz, ya da daha açık sorayım geçiminizi nasıl sağlıyorsunuz? 😊

Kaş’ta tam zamanlı bir işte çalışmıyoruz. Ben freelance olarak eski işime devam ediyorum. Proje bazlı çalışmalar yapıyorum. Bir de kira gelirimiz var 🙂 Ayrıca freelance yürütebileceğim sosyal medya yönetimi işleri için online eğitimler alarak evden çalışma olanaklarımızı arttırmaya çalışıyoruz.

İstanbul’dan sonra Kaş’ta yaşamak nasıl bir duygu? Ben kışın hiç gitmedim ama sanki terk edilmiş şehir havası vardır gibi gelir hep, öyle mi gerçekten? Öyleyse, bu insanın ruhunu karartmıyor mu?

Ulaş’la her zaman söylediğimiz bir cümle var. Kaş’ta dışarı çıktığımız hiç bir gün pişman olmadık. Yağmurluysa renkler şahane, rüzgarlıysa dalgalar muhteşem, güneşli ise zaten eve giremiyorsun. Bazen güneş batarken arkamı dönmek istemiyorum, o kadar güzel ki arkamı dönsem saygısızlık edermişim gibi geliyor. Aralık ayında bile yüzme, dalış yapma, tekne turu imkanı var.

Evet yaza göre çok çok sakin ama öyle terk edilmiş şehir havası asla yok. Burada da devlet daireleri, bankalar, marketler var. Öğle saatinde lokantalar dolu. Evet, daha çok turistlere hitap eden, özellikle merkezdeki bazı mekanlar kapalı ama siz de illa onlar olsun demiyorsanız sıkıntı yok. İstanbul’dan buraya yerleşen çok kişi var. Kaş halkı ile kaynaşmışlar ama kendi aralarında da iletişim halindeler.

View this post on Instagram

#sunset 😍 #gezgintotoroKaş

A post shared by Gezgin Günay (@gezgintotoro) on

Gününüz genellikle nasıl geçiyor? Gitmeden önce Kaş’ta bir çevreniz var mıydı?

Kaş’ta uzun süredir yaşayan arkadaşlarımız var. Onlarla da görüşüp bilgi aldık öncesinde. Kışlar nasıl geçiyor, hastanesi iyi mi, insanlar nasıl benzeri…

Günümüz erken saatlerde başlıyor Gezgin sayesinde. Kısaca yürüyüş, çocuk parkı, pazar alışverişi, biraz koşu antremanı, biraz kitap okuma, biraz ev işi, bolca Gezgin’le oyun ve bolca civarı hem yaya hem de arabayla keşif yaparak geçiyor. Tabii birde önümüzdeki günlerdeki gezilerimizi planlamakla. Buradaki zamanımızı, gezdiğimiz yerleri, Gezgin’in hallerini instagramda @gezgintotoro adlı hesaptan paylaşıyoruz.

Bundan sorası için planlarınız neler?

Gezip görmek istediğimiz pek çok yer var, oğlumuzla birlikte oralara gitmek, keşfetmek istiyoruz.

Gezgin şuan kaç yaşında? Yolda çocukla birlikte zor olmuyor mu? Ya da zorlukları nasıl idare ediyorsunuz?

Gezgin 2.5 yaşında, yolculuklarımızda bize inanılmaz uyum sağlıyor. Tabii bazen küçük bir çocuk olduğunu hatırlatıyor bize, o zamanlarda biraz daha onun huyuna gidiyor ona göre planımızı esnetiyoruz. Çocukla seyehatin keyifli kısımları, kesinlikle sıkıntılı kısmından çok daha fazla bizim için…

Daha sonra nereye yerleşmeyi düşünüyorsunuz, tekrar İstanbul’a geri dönme planlarınız var mı?

Şu anda Ayvalık da Kaş da yaşamak için çok iyi alternatifler ama bakalım daha deneyimlemediğimiz pek çok yer var.

İstanbul ya da büyük bir şehre mecbur olmadıkça dönmek istemiyoruz, buraların tadını aldık bir kere…

Son olarak İstanbul’dan güneye taşınma hayalleri kuranlara ne gibi tavsiyeleriniz, öneri ya da uyarılarınız olur?

Hayal etmek, karar vermek, planlamak, biraz cesur olmak bizim izlediğimiz yoldu. Gerçekten istiyorlarsa bunun için hızlıca harekete geçsinler deriz.

Eğer İstanbul’dan ayrılmasaydık nasıl olurdu diye düşündüğümüzde, verdiğimiz kararın ne kadar doğru olduğunu hemen görüyoruz. Hem bizim için hem de çocuğumuz için.

Seçil ve Ulaş’a çok teşekkürler. Siz de güneye yerleşme hikayesinizi The Urban Melody’de paylaşmak isterseniz mesajınızı bekliyorum 🙂

Kapak Foto:  Alexandre Chambon

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR: GÜNEYE YERLEŞMEK, URLA

 

 

Bunları da sevebilirsiniz

Scroll Up