GÜNEYE YERLEŞMEK İLHAM VEREN HİKAYELER

Güneye Yerleşmek, Bodrum Vol.5

Güneye Yerleşmek serisinde bir diğer Bodrum ropörtajıyla karşınızdayız sayın seyirciler 🙂 Kaç sene önce birlikte çalıştığım ve fikirlerine çok değer verdiğim, görüşmediğimiz yıllarda kendisini Twitter’dan takip ettiğim – zaten kendisinin neredeyse 30 bin takipçisi var – sosyalmedya.co’nun ve bilhassa’nın kurucusu sevgili Fatih Güner. Meğer o da artık bir Bodrum’lu olmuş ve tabi ki benim sormak istediğim bir sürü soru var!

Merhaba Fatih, seninle tekrar irtibata geçtiğimize çok sevindim. Seni tanımayanlar için kısaca kendinden bahseder misin?

Selam Ezgi, ben de enerjisini sevdiğim insanlardan biri olarak senin, tutarlı bir şekilde blog tutmana, beni blogunda misafir etmene ve seninle tekrardan iletişimde olmamdan dolayı çok sevindim. Çok teşekkür ederim.

Ben grafik tasarım kökenliyim, 1997’den beridir internet sektöründeyim ve son 10 yıldır da dijital pazarlama ve sosyal medya ile ilgili birçok iş yaptım. Girişimci bir kişiliğim olduğundan ve çalışmadan duramadığımdan dolayı bugüne kadar birçok iş kurdum ve projeyi hayata geçirdim. Evliyim ve 5 yaşında Ali isminde bir oğlum var.

Ne kadar zamandır Bodrum’dasın? Ne zaman taşınmaya karar verdiniz?

Biz Bodrum’a her yaz gelip gidiyorduk. Burada ev tutuyorduk yazları tatilimizi burada yapıyorduk. Ben tabi yaz mevsiminde de İstanbul’a gidip geliyordum işler dolayısıyla, ancak yazları yine buradaydık. 2013’de oğlumuz doğduğundan beridir İstanbul’dan ayrılma fikri hep aklımızda vardı ancak işler buna izin vermez diye düşünüyordum.

2016’nın başına kadar görünen o ki İstanbul beni her geçen gün biraz daha stresli bir insan haline getirmiş. Bardak taştı dolayısıyla ve eşimle karar verdik, hadi Bodrum’a taşınalım dedik. Ancak karar vermek yetmiyor tabi, plan da yapmak gerekiyordu. Benim o dönem bir reklam ajansım vardı ve 14 çalışanım vardı. Bu fikri onlara ve müşterilere açtıktan sonra birkaç müşteriyi bırakmak zorunda kaldık. Çünkü müşterilerimiz benim uzakta olmamı istemiyordu.

Aynı şekilde yavaş yavaş ajansı küçülttük 9 aylık bir dönemde. Ağustos 2016’da Bodrum’a taşındık. 2 müşterimiz kaldı sadece o dönem. Ben zaten kitap yazmak istiyordum, ne zamandır ertelediğim bazı projelerimi hayata geçirmek istiyordum. O yüzden çok da zor olmadı ve en nihayetinde 2016’nın Ekim’inde son müşterimi de bıraktım.

15 Temmuz tabi biraz kırılım noktası oldu bizim için. İstanbul’da günden güne artan şehir stresi ve toplumsal mutsuzluk, bizim planımızı öne almamızı sağladı açıkçası. İyi de oldu.

Bodrum’da hayat nasıl peki? Daha güvende hissediyor musunuz kendinizi?

Bodrum farklı bir yer. Türkiye’nin diğer birçok tatil beldesine göre Bodrum, çocuklu aileler için daha da çekici şeyler sunuyor. Okulların olması, yarımadanın dört bir yanında farklı zevklere hitap eden sosyal bir yaşamın olması buranın farkını ortaya koyuyor.

Tabi çok da güvenli. Burada siyasetten bahsetmek pek normal karşılanmıyor. Kurtarılmış bölge gibi. Ayrıca suç oranları bildiğim kadarıyla çok düşük. Kapı pencere açık yatabiliyorsunuz gece. Bu sene motosiklet aldım mesela kendime, burada çok kolaylık sağlıyor, kapıya hiç zincirlemeden bırakıyorum geceleri; hatta komşumun da var motoru, o anahtarını bile üzerinde bırakıyor kendi motorunun. Öyle bir güven yani.

Ne kadar güzel! Bodrum’un ne tarafında yaşıyorsunuz? Burayı neye göre seçtiniz?

Gümüşlük’e yakın, Koyunbaba mevkiinde evimiz. İlk taşındığımızda Yalıkavak’ın Gökçebel mevkiinde yaşıyorduk ancak kış şartları zor geldiği için Koyunbaba’ya taşındık geçen yıl. Bodrum’un kışları biraz sert geçebiliyor, rüzgar fırtınası, yağmurlar… Eğer oturduğunuz ev bir yazlık gibi tasarlandıysa, kış yaşamında sorun yaşayabiliyorsunuz. Bizim ilk oturduğumuz ev yazlık gibiydi. O yüzden zorluk çektik buradaki ilk kışımızda. Ancak şu an oturduğumuz ev tamamen sorunsuz.

Kışın fazla tenha olmuyor mu? Eşin yalnız kalabiliyor mu mesela?

Hiç olmuyor. Bodrum ile ilgili bana en sık sorulan soru bu. Hiç sıkılmıyor musunuz? Neden merkeze taşınmadınız? İnsan var mı sizin oralarda?

Bodrum’un kış nüfusunun 350 bini bulduğu söyleniyor. Hatta bu kış, merkez tarafında trafik bile oluyordu bazı günler. Gümüşlük’te ve Yalıkavak’ta çok fazla tanıdığımız ve müdavimi olduğumuz yerler var. Birçok arkadaş edindik. Hiç insan eksikliği çekmiyoruz.

Ben ayda 2-3 defa İstanbul’a gidiyorum, işlerle ilgilenmek için. Eşimin bugüne kadar hiç şikayeti olmadı yalnızlık konusunda. Onun da arkadaşları çok ve her zaman birlikteler. Tabi çocuklu aile olan arkadaşlarımız da var.

Bodrum’a taşınmayı düşünenlerin kafasında genellikle aynı soru oluyor: acaba nasıl geçinirim, ne iş yaparım? İşi gücü bırakıp gidersem hayat standartlarımı çok mu düşürmem gerekir gibi gibi bir sürü soru işareti… Sen şu an ne işle meşgulsün?

Bodrum, nitelikli iş konusunda bayağı kısır tabi. Buradaki işler genel olarak mevsimlik, o yüzden de CV’si güçlü olan birinin burada yapabileceği çok fazla iş yok. Olan işler de zaten kapılmış.

Ben kurumlara ve şirketlere dijital dönüşüm, dataya dayalı pazarlama gibi konularda uygulamacı danışmanlık işi yapıyorum. Proje bazlı müşteri alıyorum. Yani bir müşteriyi 9-12 aylık bir dönem için alıyorum ve aynı anda sadece bir müşteri ile çalışıyorum. Bu sayede hem kendimi ve enerjimi hiç bölmemiş oluyorum, hem de işimde uzman olduğum için geliri de nispeten iyi oluyor.

Hayat standardını düşürmek konusunda şunu söyleyebilirim. Burada, İstanbul’da aylık yaptığımız giderin yarısını yapıyoruz, ancak İstanbul’daki hayat standardımızın 3 katı kadar üzerindeyiz. Mükemmel bir evde yaşıyoruz, her şeyin en tazesini yiyoruz, sosyal hayattan geri kalmıyoruz, hatta İstanbul’a göre çok daha sosyaliz. Buradaki arkadaşlarımız bize çok harcadığımızı söylüyorlar, biz de onlara siz İstanbul’da yaşamamışsınız diyoruz.

Eğer birinin işi İstanbul’daysa, her hafta bile İstanbul’a gidip gelse, benim yaptığım gibi anlaşmalı otelde kalsa; uçak bileti ve otel parası bile, insanların düşündüğü kadar fazla olmuyor.

Bir çoğumuz için şehir hayatının kalabalığından, kaosundan, betonundan kaçmak kadar biraz da İstanbul’daki yaşam alanımız daraldığı için ve kendi kafamıza uygun bir çevreyle hayatımıza devam etmek istediğimiz için Bodrum bir alternatif oluyor. Sizin için de bu şekilde sanırım, peki Bodrum nereye kadar kurtarır sence?

Bodrum ile ilgili insanların ancak buraya geldikten sonra deneyimlediği bir sorun var. Burada altyapı hiçbir şekilde yetmiyor. Evlerin yüzde 70’inde su tesisatı yok, depo kullanılıyor. Elektrik kışları sorunlu. Telefon hatları birçok yerde dijital değil. Vidanjör gibi konulara hiç girmiyorum. Doğalgaz yok.

Eğer sisteminiz yoksa ve bu tarz işlerden sıkılıyorsanız, bunları bilmenizde fayda var. Biz sistemimizi 2 yılda oturttuk, bu yaz hiçbir sorun yaşamadan, her şey sistemli bir şekilde ilerletiyoruz. Herkes böyle değil ama maalesef.

İleride yurt dışı planlarınız var mı?

Yurtdışı planı da var. Bir ayağımız hep orada aslında. Eşim de yıllarca gidip gelmiş işi dolayısıyla, ben de özellikle son yıllarda sık gittim dışarıya. Bu aralar, yurt dışında da bir ev ve hayat kurmak için çalışmalara ve planlamalara başladık. Ona bakacağız.

Ancak benim Amerika’da bir şirketim var. Online eğitim programlarım var İngilizce dilinde. Oradan bir gelir kaynağı yarattım.

Amerika’da şirket nasıl kurdun? Herhangi bir minimum bütçe limiti var mı?

Amerika’da şirket kurmak için bir danışmanlık aldım. Danışmanlığı aldım firma bir hukuk firması, Türkiye’deki bir firma. Onlarla yakından çalışarak, Delaware merkezli, tüm post-kurulum işlemleri ve sözleşmelerini de yaparak bir şirket kurduk.

Amerika’da şirket kurulumunda Türkiye’deki gibi sermaye gerekmiyor. Ancak şirket kurarak oturma veya çalışma izni de alamıyorsunuz. Bazı şartları yerine getirerek çalışma izni alabiliyorsunuz. Onlar da birçok faktöre bağlı. Ancak benim durumumda biraz daha kolay. 5 yıldır Amerika’daki şirketim iş yapıyor, o yüzden basit bazı gereklilikleri yerine getirerek hızlıca çalışma izni alabiliyorum.

Bodrum’a geri dönecek olursak, İstanbul’dan taşınan biri olarak şimdiye kadar sizi en çok zorlayan konular ne oldu? Sessizlik, yeni bir çevre, fazla boş zaman, kışın ısınma, ev bulma?

Hiç zorlanmadık desem 🙂 Yani hiç zorlanmadık! Zaten buraları biliyorduk, başımıza ne geleceğini biliyorduk. Evimiz biraz izole bir yerde, ancak bunu biz istedik. Sessizlik istedik hayatımızda. Isınma falan işleri çok hızlı çözülüyor. Öyle roket bilimi gibi değil yani. Sadece gördüğüm kadarıyla insanlar bunu biraz büyütüyorlar. Alışkanlık meselesi sanırım.

Peki Bodrum’da yaşamanın en güzel yanları neler?

En güzel yanı, stresten uzak, kendinize ve sevdiklerinize vakit ayırabildiğiniz bir hayatınız oluyor. Trafik yok, mutsuzluk yok. Burada herkesin yüzü gülüyor.

Benim için şöyle iyi oldu, haftada 2 kitap okur bir hale geldim. Zaten TV’ye hayatımızda çok yer yoktu ancak İstanbul’da kitap okuyacak vakit bulmak bile çok zor oluyordu bana. Evimin en üst katına bir man-cave yaptım sayılır 🙂 Hem ofis, hem dinlenme, hem de okuma alanı. Çalışma odamda, iş için ihtiyaç duyabileceğim her şey var. Her yer kitap dolu, büyük bir özel kitaplığım var. Manzaram Gümüşlük manzarası.

Evden sıkılınca motoruma atlayıp Gümüşlük veya Yalıkavak’a iniyorum bilgisayarımla. Orada çalışıyorum. Büyük lüksler bunlar.

Son olarak taşınmayı düşünenlere ama cesaret edemeyenlere ne gibi tavsiyelerin olur?

Planlamaya başlasınlar. Benim gibi insanlara sorular sorsunlar ve ince ayarlara başlasınlar. Özellikle yaratıcı sektörlerde çalışan insanlar, uzmanlıkları da varsa eğer, burada kendilerine kolayca hayat kurabilirler. Disiplinli çalışmak ve müşterileri/patronları üzmemek çok kolay. Sadece şunu bilmek yeterli, sabah 9 ile akşam 5 arasında evde çalışıyorum. Aynen ofise gider gibi bir çalışma disiplini oluşturmalılar.

Bunun dışında ev, sosyal hayat gibi şeyler çok kolay kuruluyor.

 

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR: GÜNEYE YERLEŞMEK, URLA

Bunları da sevebilirsiniz

Scroll Up