ANNE-ÇOCUK İYİ HİSSET

Hamilelik Günlüğü: 30.Hafta Umutla Beklenen Yılbaşı, Değişik Duygular

Mucize öncesi yaşananları önceki yazılarımda belirttiğim gibi Mila’ma hamileliğim mutlu sonla sonuçlandı ve onca şeye rağmen sağlıkla kızımı kucağıma aldım. Hamileliğim boyunca günlük kısmında okuyacağınız yazıları yazdım, o süreçte yayınlamadım. Aslında destek alabilmek için çok paylaşmak istedim ama bekledim. İstedim ki dileğime kavuşayım ve bu yolculuğum, yazılarım bir iç dökmeden ibaret olmasın, başkalarına umut olsun. İşte tüm bu okuyacağınız hamilelik günlüğü artık paylaşıma hazır, benzer problemleri olanlara faydası olacağını umuyorum. İyi okumalar…

Bu tarih hedef koyduğumuz, inandığımız, 20’li haftaların bitip daha güvenli olabileceğimiz 30’lu haftaların başlangıcı hem de ne anlamlıdır ki yeni bir yılın başlangıcı! 31 Aralık’ta 29+6, 1 Ocak’ta ise 30+0 oluyorum artık!

Ben bir yere gidemeyeceğime göre aile bizde toplandı. Göbeğime hala uyabilecek yılbaşına uygun bordo bir şey buldum giydim. Tırnaklarıma yılbaşı parıltıları bordolarla kendimce bir şimdilerde meşhur “nail art” uygulaması bile yaptım, yapabildiğim kadar süslendim püslendim, yattığım yerden hazırlandım akşama.

Eşim de uzun zamandır beklediğimiz bu tarihe sağlıkla gelebildiğimiz için çok heyecanlıydı. Normalde yılbaşı süslerine, yılbaşı fikrine çok sıcak değildir, hatta o yüzden Grinch derim ona. Ama bu sene Noel Baba kostümü bile kiraladı. 2,5 yaşında yeğenimiz Güneş’in de çok hoşuna gitti bu durum. Çok eğlendik, çok güldük. En çok eğlendiğim yılbaşılardan biriydi diyebilirim.

Bugüne özel yattığım yerde tepside değil, sofrada yemek yedim. Masaya oturmak, tüm çeşitlerin önünde olması, çatal bıçağı rahat kullanmak, önlüğünün olmaması ve en tuhafı herkesle aynı hizada, yüz yüze konuşarak yemek yemek çok çok tuhaftı! Masaya oturur oturmaz ağlamaya başladım zaten duygu karmaşasından. Konuşarak yiyorum bir yandan bana bakıyorlar, sonuçta normal bir şey bu ama o kadar zaman olmuş ki çok tuhaf geldi. Çekindim sanki konuşmaktan, güven eksikliği gibi böyle tuhaf bir duygu hoşuma gitmedi. Normal hayata alışmak değişik olacak galiba.

Sonrasında hamile halimle doğru dürüst fotoğrafım yok, hatta eşimle hiç yok diyerek biraz ayakta fotoğraf çektirmek istedim ama yine ağlamaktan başaramadım, durduramadım kendimi. O yüzden bir iki fotoğrafın hepsinde gözlerim yaşlı… Yani nasıl bir his, nasıl anlatsam bilmiyorum ama çok basit şeyleri bile yapamıyor olmak, hamilelik dönemi hayatının en keyifli en heyecanlı zamanları olacakken bunu yaşayamıyor olmak, eşinle yan yana ayakta duramamak, dursan biraz içinin korkuyla kaplanması, hayatından bir dönemin böyle geçmesi falan hepsi çok tuhaf diyeceğim yine, başka türlü adlandıramıyorum.

Mesela geçen gün tek yürüme aktivitem olan tuvalete giderken koridorda eşim de bana doğru geliyordu, yan yana durduk ve beni öptü, biraz el ele tutuştuk, aynı hizada yan yanayken resmen heyecanlandım. Dedik bu bile ne kadar önemli bir şey. Bunu okuyorsanız eşinizi gördüğünüzde bir öpücük verin ona anlamını bilerek!

Tüm bunları hissederken sosyal medya saolsun görüyorum ki hamileler oflayıp, pofluyorlar. Neymiş kıyafetleri olmuyormuş, kilo almışlar, oradan oraya fıldır fıldır yürürken ağrıları oluyormuş, hiç bir sorun yokken bitsin artık hamilelik diyorlarmış… Hayatlarının ne kadar önemli anlarının üstelik sağlıklıyken keyfine varmıyorlar, her anın kıymetini bilmiyorlar anlamak mümkün değil.

 

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR: MUCİZEME KAVUŞMA YOLCULUĞUMDA RAHİM AĞZI YETMEZLİĞİ VE KAYIPLA SONUÇLANAN HİKAYEM

Bunları da sevebilirsiniz

Scroll Up