HAYAL ET İŞ DIŞINDA NELER YAPIYORSUN? PILATES & YOGA & FITNESS

İş Dışında Neler Yapıyorsun? Pilates Eğitmeni ve Sağlıklı Yaşam Koçu, O Kadar Basit

Kurumsal hayatlarımız dışında vaktimizi nasıl değerlendiriyoruz? Neler yapmaktan zevk alıyoruz? Bazılarımız hobilerini o kadar çok seviyor ki bunu bir adım öteye taşıyarak işi profesyonelliğe doğru götürüyor. Kimileri mevcut işinin dışında kalan zamanlarda ‘diğer’ işiyle uğraşıyor. Kimileri ise kurumsal hayatını tamamen bırakıp kendine yeni bir hayat kuruyor. The Urban Melody’de hayallerinin peşinden giderek ilgi alanlarını bir üst seviyeye taşıyanlarla söyleşiler gerçekleştireceğiz. Sonuçta amacımız hayatın her alanında kendimizi İyi Hissetmek.

Bu hafta konuğumuz Seza Bali, nam-ı diğer @okadarbasit. Sağlıklı beslenme önerileri ve çok başarılı bir Pilates eğitmeni olmasıyla benim için tam bir ilham kaynağı! Bugün Seza hocayla Pilates eğitmenliğine başlayışını ve okadarbasit platformunu konuşacağız.

Merhaba Seza Hocam, öncelikle seni biraz tanıyabilir miyiz?

Merhaba Ezgi, tabii ki de! Liseden sonra üniversite eğitimim için Amerika’ya taşındım ve yaklaşık 11 sene Washington DC ve San Francisco’da yaşadım. Lisans ve yüksek lisans eğitimimi görsel sanatlar üzerine yaptım, uzun süre bu alanlarda çalıştım, fotoğraf üzerine yoğunlaşıp Amerika’da ve Avrupa’da farklı sergilere katıldım. 2012’nin başında aslında hiç yapmayacağımı düşündüğüm bir şey oldu, Türkiye’ye temelli geri dönüş yaptım. Buna karar vermeme birçok şey sebep oldu, özel hayat, 30’a yaklaşmak, iş durumu ve gelecek kaygıları. Tamamen plansız bir şekilde kolumun altında yedi valizle geri döndüm ve bir nevi hayatıma burada sıfırdan başladım.

Ne kadar zamandır Pilates yapıyorsun? Pilatesle ilk tanışman nasıl oldu?

Pilates’le ilk tanışmam 2012’nin ortaları olmalı. Açıkçası Pilates hakkında zerre kadar bilgim yoktu ve dışarıdan gördüğüm kadarıyla çok yavaş bir egzersiz türüydü, konuya o kadar ön yargılıydım ki uzun süre Pilates de spor mu diye yapanları ciddiye bile almadım. Bu aralar çok sıkı bir Yoga öğrencisi ve spor salonu üyesiydim. Haftada 4-5 kere ağırlık antrenmanları yapıyor, spinning ve yoga derslerine gidiyordum.

Türkiye’ye geri döndükten sonra iş anlamında çok bocaladım, aslına bakarsan çok uzun bir kurumsal hayatım olmadı, zaten hiçbir zaman tam anlamıyla kurumsal bir işim olmadı. Bugüne kadar yaptığım işlerin arasında sanatçı asistanlığından dergi editörlüğüne kadar birçok farklı şey var. Yine de yaptığım hiçbir şeyden tatmin olmuyordum ve yeni bir kariyere adım atmanın tam da zamanıydı, önümde yepyeni bir beyaz sayfa vardı.

Bir ara çok ciddi olarak Yoga eğitmeni olmayı düşündüm, daha sonra Pilates yapan bir arkadaşımın bana Pilates’e bakmam gerektiğini, hem Yoga hem de fitness’a yakın bir şeyler bulabileceğimi söylemesiyle kendimi Taxim Pilates’in kurucularından Canan Tekinel ile kahve içerken buldum. Canan Hoca ile yaptığım 2-3 dersten sonra ‘Sen bu işe çok yatkınsın, bak böyle bir eğitim açılıyor yakında’ demesiyle ben bile neye karar verdiğimi anlamadan ilk eğitimime yazılmış oldum. Aslında bakarsan çoğu kişi uzun yıllar Pilates öğrencisi olduktan sonra veya başka bir alanda spor hocalığından sonra Pilates eğitmenliğine yöneliyor. Benim eğitim almaya karar vermemle Pilates’le tanışmam aşağı yukarı aynı ay içinde oldu. Biraz gözü kapalı atladım işe yani.

Peki eğitmenlik süreci nasıl gelişti? Eğitimlerini tamamladıktan sonra nasıl öğrenci buldun, direkt bir stüdyoda mı başladın?

Eğitimimi BASI Pilates’ten aldım ama hiç kolay olmadı benim için. Konuya tamamen sıfır gelen biri olarak bir anda anatomi, egzersiz repertuarı, Pilates’in felsefesini ve mantığını öğrenmeye çalışmak çok fazla geldi, hatta eğitimin dördüncü gününde ‘Ben neye giriştim?!’ diye bir panik geçirip vücudumu alerji bastı, üzerine de 10 gün vertigo geçirdim. Tamamen korkudan. Neyse ki bu geçici oldu ve hiç ara vermeme gerek kalmadan Kapsamlı Eğitmen Yetiştirme Kursu’nu bitirdim, 2013’te Tam Sertifikalı BASI Pilates eğitmeni oldum. Eğitim bitince en büyük dert iş bulmak tabii, ben de tekrar Canan Hoca’yı aradım. O da büyük bir samimiyetle bana ‘Gel bizde staj yap’ deyince soluğu Taxim Pilates’in Nişantaşı stüdyosunda aldım. Uzunca bir süre diğer hocaların derslerini izledim, bir iki dersin sonunda üyelere esneme hareketlerini ben yaptırdım. Bu arada tabii bir işim vardı, zamanım oldukça stüdyoya gidiyordum, bir süre sonra iş öncesi ve iş sonrası ders vermeye başladım, üyeler de zamanla arttı. O günden beri de Taxim Pilates ve FLEX by Taxim Pilates bünyesinde çalışıyorum.

İlk eğitim verdiğin zamanı hatırlıyor musun? Nasıl hissetmiştin?

Asla unutamam. Ben kalabalık karşısında konuşmaktan çekinen bir insanım, daha doğrusu öyleydim. O yüzden ders verme fikri aslında benim için çok korkutucuydu. Evde bir arkadaşıma mat dersi veriyordum ki o çok iyi bir hazırlık oldu. Spor hocası olan bir arkadaşım Yogatime’da ders veriyordu, o hafta iki Mat Pilates dersi verecek bir hoca gerektiğini söyledi ve beni sub etmem için zorla da olsa ikna etti. Hem ilk dersimi verecektim hem de kesinlikle tanımadığım bir ortamda. Kabul etmememek için binbir mazeret uydursam da (tamamen korkudan) beni bir şekilde ikna etti.

Bir kağıda bütün dersi yazdım, ama süresinin ne kadar tutacağını kestiremediğim için önce o dersi baştan sona bir arkadaşıma yaptırdım. Tahmin ettiğim gibi kısa kaldı, hemen üzerine oynamalar yapıp akşam stüdyoya derse gittim, kağıdı da matımın ucuna iliştirdim. Ben sınıfta 5-10 kişi olmasını beklerken birden karşımda 20 kişiyi buldum, paniğimi sen düşün. Ama nasıl olduysa ilk 5 dakikada yaşadığım heyecan kısa süre içinde yok oldu ve ders tahminimden daha da kolay bir şekilde geçti. Öğrencilerin çok memnun kaldığını ve ders çıkışından tekrar orada ders verip vermeyeceğimi sorduklarını hatırlıyorum.

Pilatesin yanısıra San Diego Üniversitesi’nde Nutrition eğitimini tamamladığını takip etmiştim 🙂 Sanırım online bir program değil mi? Ne kadar sürüyor eğitim? Biraz içeriğinden bahseder misin?

Evet, beslenme konusunda bir sertifika programı tamamladım, dediğin gibi uzaktan bir eğitim bu. Program dört dersten oluşuyor, isteyenler opsiyonel olarak beşinci bir ders olan Spor Beslenmesi’ni de alabiliyor. Ben hepsini tamamladım, zaten asıl spor beslenmesi ilgimi çekiyordu. Program spor hocaları, yaşam koçları, sağlık koçları veya sadece ilgisinden katılmak isteyen kişilere açık, genel bir beslenme programı. Çok zor kısımları da vardı, çok daha anlaşılabilir olanlar da. Benim özellikle bu programı seçme sebebim bir üniversite seviyesinde olmasıydı, zaten testler, sınavlar, araştırma yazıları da içeren ciddi bir program. Ben yıllardır beslenme ile de ciddi anlamda ilgilendiğim için kendimi bu konuda geliştirmek istiyorum. Hem üyelerimi yönlendirebilmek için hem de kendim doğru kararlar vermek için bunu yapmak istedim ve açıkçası bu eğitim bana yetmedi, konu hakkında biraz daha gelişmek ve bilgilerin kafamda oturması için farklı eğitimleri de hala araştırıyorum.

Günümüzde bir çok kişi kurumsal hayatı bırakıp Pilates eğitmeni olmayı planlıyor. Bu şekilde daha rahat bir çalışma hayatı olacağı düşünülse de; düzenli bir maaşın olmaması, belirlenmiş çalışma saatlerinin olmaması gibi bir çok zor tarafı da olmalı. Sence Pilates hocası olmanın en zor tarafları neler?

Çalışma saatleri zor, bazen sabah 8:00’de dersin ve sonra akşam 17:00’de dersin olabiliyor, günün bomboş geçebiliyor. Her telden farklı insanlarla çalışıyorsun, iletişimin çok iyi olması, anlayışlı olabilmen, ve gerektiğinde karşındaki kişinin nazını çekmen gerekiyor. Özel ders hocası isen hele  tamamen insan ilişkilerine bağlı bir iş yapıyorsun, üyene sadece spor yaptırmıyorsun, yeri geldiğinde derdini de dinliyorsun. Üyelerine her an pür dikkat kendini vermek durumundasın, kötü bir gün geçiriyorsan bunu onlara yansıtma gibi bir lüksün yok. Bazen hiç durmadan 7 saat konuşabiliyorsun, bu da yorucu. Ama bunlar sadece zor kısımları, keyifli kısımları bunların hepsine bin basar.

Bir Pilates hocası günde ortalama kaç saat çalışırsa iyi bir gelir seviyesine ulaşır? Yoksa stüdyo açmadan ulaşamaz mı? 🙂

Bu tamamen hocanın stüdyo ile anlaşmasına bağlı. Bazı hocalar freelance çalışıp farklı stüdyolarda ders veriyor bazıları ise shift halinde bütün gün stüdyoda duruyorlar. Evde ders vermek de bir opsiyon, ki bunun geliri çok daha yüksek oluyor, ama bu çok yorucu, sürekli bir yerden bir yere koşturmak var. Bence kişi kendine uygun bir formül buluyor, stüdyo açmak da bir çare değil ki, kirası var, ekipman masrafı var, eleman yönetmek var ve sürekli üye devamlılığı sağlamak zorundalar.

İlerisi için planların neler? Stüdyo açma veya yurt dışına yerleşme gibi düşüncelerin var mı?

Şu anda ikisi de yok, zaten uzun süre yurt dışında yaşadığım için şimdilik temellerim İstanbul’da. Stüdyo açma fikri kulağa hoş gelse de yukarıda bahsettiğim sebeplerden dolayı çok fazla da zorluk içeriyor, ben kariyerimde o aşamada değilim daha. Eğitimin hiçbir zaman bitmediğine inanıyorum, o yüzden Pilates, farklı egzersiz metotları ve beslenme konusunda yeni eğitimler araştırıyorum.

Pilates metodları yıllar içinde değişim gösterebiliyor. Sen bu gelişmeleri nasıl takip ediyorsun?

Biliyorsun bütün metotlar Joseph Pilates’in klasik repertuarı üzerine kurulu. Aslında ben yeni metotları kurcalamaktansa klasik metotla çalışanların videolarını izlemeyi, Joseph Pilates’in felsefesi üzerine okumayı daha çok seviyorum. Pilates 1930’larda ortaya çıktı, bu kadar sene sonrasında hala çok efektif ve geçerli bir egzersiz metodu olmasının bir sebebi var.

O Kadar Basit instagram hesabının oldukça fazla takipçisi var ki ben de onlardan biriyim! Bu fikir nasıl ortaya çıktı? Bilmeyenler için paylaşımlarından biraz bahseder misin?

Evet sıkı takipçimsin biliyorum! O Kadar Basit iki senedir aktif, ilk başta kendime bir yemek günlüğü olarak başlattığım hesabım zamanla tahminimden çok daha büyük bir şeye dönüştü. Hesabımı ilk açtığım dönemde Instagram’da çok büyük bir diyetçi kitle olduğunu fark ettim, diyetçiden kastım sabah aç karnına mucizevi bir şeyler yiyerek zayıflama beklentileri olan, kendilerine çok katı kurallar koyarak beslenen, aç kalarak, kendine yasak yiyecekler belirleyerek zayıflamaya çalışan kadınlar.

Benim vermeye çalıştığım mesaj ise bunun tam tersi; kuralcı diyetler yapmadan, yemekten zevk alarak, spor yapmayı zayıflamak için değil sağlıklı bir bedene sahip olmak için yapmamız gerektiğini savunuyorum, ve bunu yapmak aslında kolay, yani o kadar basit! Evet biraz emek sarf etmek gerekiyor, ama bu hayata tek bir bedenle geliyoruz, onu en sağlıklı şekilde kullanmak sadece bizim elimizde. Hesabımda hem evde yapılabilecek egzersizler hem de sağlıklı beslenme önerileri var. Amacım insanları aktif ve sağlıklı bir hayat yaşamaya motive etmek.

Son olarak kaliteli bir yaşam ve iyi hissetmek için bize birkaç tavsiye verir misin?

İlki söylemesi kolay ama yapması zor olan bir şey, hiçbir şeyi stres etmeyin. Stres o kadar kötü bir şey ki, insanın fiziksel sağlığını etkileyebiliyor, ki ben bunu şahsen deneyimledim. Sağlıklı beslenmeyi, sporu gözünüzde büyütmeyin, nasıl sadece bir öğünde pizza yediniz diye şişmanlamazsanız sadece bir öğünde haşlanmış sebze yiyerek de zayıflayamazsınız. Uykunuzu alın, arada kendinizi şımartın, açık havada bol bol vakit harcayın, kedi köpek besleyin, çocuklarla oyun oynayın, yorgun bir günün ardından canınız istiyorsan saatlerce televizyonun karşısından kalkmayın. Bunların hepsi kendinizi iyi hissettirecek şeyler.

 Seza Bali’yi takip etmek için:

Instagramokadarbasit

Websitehttps://www.okadarbasit.com/ 

 

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR: PİLATES YAPMANIZ İÇİN 6 NEDEN (BİLDİKLERİNİZİN DIŞINDA)

Bunları da sevebilirsiniz

Scroll Up