AVRUPA GEZ-GÖR

Karanlıklar Prensi Belgrad

Her ne kadar Belgrad, Sırpça beyaz şehir anlamına gelse de şehrin çok da beyaz bir yanını göremedik açıkçası. Gerek Türkiye’ye olan yakın mesafesi, gerek vizesiz seyahat rahatlığı, gerekse diğer Avrupa şehirlerine nazaran uygun fiyatları ile Belgrad kısa bir kaçamak için oldukça iyi bir fikir. Kısa bir kaçamak demişken 2-3 gün Belgrad için yeterli.

Zaten soğuk bir iklime sahip olan şehir, Ocak ayında sizi donduracak kıvama geliyor. Bu nedenle en kalın kazaklardan, içliğe kadar neyiniz var yanınıza almanızı tavsiye ederim. Belgrad’ın en meşhur caddesi olan Skadarska caddesinde birçok restoran, cafe ve mağaza yer alıyor. Şehrin simgesi haline gelmiş olan Kalemegdan (Kale Meydanı) şehrin en turistik yerlerinden biri. Ayrıca Aziz Sava Katedrali, Nikola Tesla Müzesi ve Tasmajdan da Belgrad’ın en belli başlı turistik yerleri.

Belgrad’da Yeme-İçme

Soğuğun da etkisiyle kısa Belgrad gezimizi daha çok yeme içme üstüne kurduk diyebilirim. İşte favori mekanlarımız:

Koffein

Belgrad’da en güzel kahvenin adresi burası, şehirde birkaç şubesi var, biz en merkezde olanına gittik. Ambiyans çok başarılı, saatlerce oturulup çalışmak, sohbet etmek, kitap okumak için ideal. Kahvenin yanında makaron ve tatlıları da denenmeli.

Red Bread

Kahvaltı için kesinlikle Belgrad’da tek adres, kendi yaptıkları domatesli ekmekleri sebebiyle isimleri Red Bread, biz o kadar sevdik ki iki kere gittik! Taze meyve suları, omlet çeşitleri, zengin çay menüsü ve sandviçleri çok başarılı.

Manufaktura

Akşam yemeği ve lokal Balkan yemeklerini denemek için ideal. Rezervasyon şart çünkü oldukça popüler, ayrıca akşam canlı müzik de oluyor, bizim dinlediğimiz grup oldukça başarılıydı. Sırp rakısını da buradaki mezeler ile deneyebilirsiniz.

Lorenzo & Kakalamba

Merkezden biraz uzakta ama harika bir konsept ile döşenmiş bir İtalyan restaurantı. Etrafı incelemekten yemek yemeye dikkat kesilemiyorsunuz. Yer bulabilmek için oldukça bekledik ama sonunda çok lezzetli yemekler yedik, değdi 🙂

Supermarket Deli

Buraya da yine kahvaltı veya kahve için gidilebilir. Kahvaltı sonrası çikolata soslu kreplerine hayran kaldık. Bir de “Supermarket Concept Store” isimli başka bir şubeleri var, onda da konsept ürünler ve kıyafetler satılıyor, hediyelik alabilmeniz için uygun.

Mamma’a Biscuit House

Sevimli bir mekan, tatlıları denenmeli, frambuazı ile ünlü Sırbistan’a özgü pek çok frambuazlı tatlı çeşidini burada bulabilirsiniz.

Amelie

Sakin bir ortamda kahve eşliğinde kitap okuyabilmeniz için ideal çok sevimli bir mekan.

Smokvica

Burası benim favorilerimden, biz öğle yemeğine gittik ama sabah kahvaltı için veya bir şeyler içmeye gitmek için de ideal, dekorasyonu şahane, yemekleri başarılı, şömine başında sarap içebilir, bahçesinde kahve içebilirsiniz.

Blaznavac:

Kokteylleri çok başarılı, akşamları müzik yükseliyor ve bar oluyor, iç ve bahçe dekorasyonunda öyle ilginç öğeler var ki hangisi ile fotoğraf çekileceğinizi şaşırıyorsunuz.

Botako

Mükemmel pizzanın adresi. Kocaman porsiyonlar, düşük fiyatlar, Sırbistan’a özgü şarapları da burada deneyebilirsiniz.

Cantina de Frida

Sava Nehri kenarındaki birçok mekandan biri. Manzara güzel, Frida konseptli olduğu için latin müzikleri ve yemekleri ağırlıklı, hafta sonu gece mekanına dönüşüyor, eğlenmek için de gelinebilir.

Boutique № 2

Knez Mihajlova üstünde öğlen veya akşam yemekleri için gidilebilecek bir mekan. Menüsü zengin, müzikleri güzel, yemekleri lezzetli.

Bar Central

Biz burada yer bulup oturamadık, yine gece hayatı için popüler mekanlardan biri burası da ama kokteyl menüsü zengin ve müzikleri güzel bir bar.

The Two Deer

Burası isminden de anlaşılacağı  üzere bir geyik, et restoranı. Belgrad’ın en meşhur ve kaliteli restoranlarından biri. Bizim rakı balık restoranları mantığında, güzel etlerinizi yerken Sırp şarapları veya yemeklik sıro biralarıyla  uzun uzun sohbet muhabbet takılabileceğiniz bir yer. The Two Deer oldukça büyük bir restoran. 5 ayrı yemek salonu var. Her salonda farklı canlı müzik var. Canlı müzik derken sizi rahatsız etmeyen Balkan müzikleri. Gruplar sürekli yer değiştiriyorlar. Dekorasyon eski koyu ahşap tarzı. 90 larda kalmışlar gibi ama kesinlikle bunaltıcı değil.

Siparişi verdikten sonra garsonlar sıcak sarımsaklı ekmeklerini getiriyorlar. Mutlaka denenmesi ama  çok abartılmaması gereken bir aperatif. Geniş bir et menüsü var. Biz isminden dolayı soslu geyik eti tercih ettik. Oldukça lezzetliydi fakat diğer masalarda neler yendiğine baktığımızda genelde meşhur dev köftelerin çok tercih edildiğini gördük.

Fiyatları diğer Belgrad restoranlarının bir çıt üzerinde olsa da İstanbul’la karşılaştırdığınız oldukça uygun ve komik. Garsonlar oldukça sıcak kanlı, ilgili ve iyi derecede İngilizce biliyorlar.

 

 

 

Bunları da sevebilirsiniz

Scroll Up