GEZ-GÖR SEYAHAT

Kiklad’lı Paros Adası’ndan Gezi Notları

Geçtiğimiz bayram tatili itibariyle biz de sonunda Türkiye’nin geri kalan 110.000 kişisi gibi Yunan Adaları kapısını açmış bulunuyoruz 🙂 Paros’u seçmemizin nedeni açıkçası biraz bayram istilasından ve trafikten kaçmaktı. Konum itibariyle uzak ve gitmesi de bize yakın adalara göre daha zor olduğundan doğru bir seçim yaptığımızı düşünüyorum. Ayrıca Paros’un hem sakin hem hareketli tarzı da bu adayı seçmemizin nedenlerindendi.

PAROS’A ULAŞIM

Kiklad (Cyclades) adalarından Paros Adası, Mykonos’un altında ve Naxos’un yanında bulunuyor. Adalar arası feribot seferleri olduğundan, kolaylıkla birinden diğerine geçebilirsiniz. İstanbul’dan adaya gitmek için öncelikle Atina’ya uçmalısınız. Atina’dan sonra iki seçenek var:

  • Pire limanına gidip, oradan feribotla adaya gitmek ki 3.5-4 saat sürüyor.
  • Atina’dan aktarma ile Paros’a uçakla gitmek, yaklaşık 30 dakika sürüyor. Biz az zamanımız olduğu için bu seçenek ile ilerledik. Masrafı düşürmek için önerim uçak saatlerine iyi bakın, genellikle gece geç ve sabah erken uçuşlar daha uygun fiyatlı oluyor. Hatta bir gece fazladan otel masrafı çıksa bile yine de daha hesaplı olabiliyor. Bir de sadece bir kaç günlüğüne gidiyorsanız, sadece el bagajı ile giderseniz uçak biletinin fiyatı biraz daha düşüyor, aklınızda olsun.

PAROS NASIL BİR YER?

Paros tam hayallerimizdeki gibi bir Yunan adası. Kutu gibi bembeyaz evleri, renkli panjurları, masmavi denizi ve lezzetli yemekleri ile klasik bir Yunan adası. Hem görüntüsü hem de gece hayatı ile, tabii o kadar olmasa da, Mikonos’a benzetiliyor. Bu yüzden özellikle son yıllarda daha da popüler hale gelmiş. Genellikle İtalyan ve Yunan turistlerin gittiğini okumuştum, gerçekten de öyle. Uzun zamandır Türkiye’de görmediğimiz ve unuttuğumuz ortam burada. İtalyanlar, Fransızlar hatta taa Amerika ve Kanada’dan gelenler bile var. Türk turistler de gördük ama Tasos, Halkidiki yoğunluğunda değildi.

Aslında adada sezon 20 Ağustos itibariyle yavaş yavaş bitiyormuş . Biz Ağustos sonunda gittik ve ada hala canlı ve hareketliydi fakat insanı rahatsız edici bir kalabalık yoktu.

PAROS’TA GÖRÜLECEK YERLER

Parikia

Paros’un başkenti Parikia. Eğer adaya feribotla gelirseniz zaten Parikia limanında iniyorsunuz ve sizi adanın sembolü yel değirmeni karşılıyor. Limanın yer aldığı uzun caddeden ara sokaklara saptığınızda ise aradığınız sevimli sokakları bulacaksınız. Mavinin her tonunda kapılar, panjurlar, kaldırım taşlarının arası beyaz boyayla çizilmiş yollar, küçük cafeler ve butikler…Her şey o kadar güzel görünüyor ki sürekli fotoğraf çekmek isteyebilirsiniz! Parikia, başkent ve ana merkez olması nedeniyle daha büyük bir bölge.

 

Parikia limanından arabayla 10-15 dakika uzaklığında bir liman daha bulunuyor. Bu limandan sık sık karşı ada Antiparos’a feribot seferleri oluyor. Antiparos da benzer tarzda sokakları ve bir sürü beach’i olan bir ada. Karşı ada dediğime bakmayın, 5 dakikada gidiliyor, eğer vaktiniz varsa burayı da görmenizi öneririm.

Naoussa

Naoussa adanın kuzeyinde kalan, bence Paros’un en güzel yeri. Parikia’ya göre daha küçük, ben bizim Alaçatı’ya çok benzettim ama o kadar kalabalık değil ve her yer tertemiz, çok bakımlı. Biz Naoussa bölgesinde kaldık.

Ara sokaklarda çok şık mağazalar ve butikler var, fiyatları biraz yüksek diyebilirim. Bir de ilginç bulduğum durum; mağazaların bir çoğu gündüz kapalı, akşam 6-7’den sonra açılıp 12 olmadan kapatıyorlar.

 

Çeşit çeşit cafe, restoran var. İsterseniz balıkçıya isterseniz pizzacıya gidebilirsiniz. Ayrıca barlarını da çok sevdik. Uzun zamandır bu kadar eğlenip, dans ettiğimi hatırlamıyorum, sanırım en son geçen sene düğündeydi 🙂 Gerçekten barda herkes dans ediyor ve eğleniyordu, kimse kimsenin umurunda değil.  Müzikler, kokteyller, mekanın tasarımı ve manzarası çok başarılı ve herkes çok kaliteliydi. Barın adı Agosta, maalesef fotoğraf çekmek aklıma gelmemiş.

Lefkes Köyü

Biz buraya gidemedik ama adanın ortasında yer alan Lefkes Köyü’nü gitmeden önce bir çok blogda okudum ve ayrıca kaldığımız otelin sahibi de önerdi. Sevimli, geleneksel bir Yunan köyü görmek isterseniz bizim yerimize de gidip gezin. Sabah çok erken gitmeyin hatta 14.00’ten sonra gidin çünkü sabah erken saatlerde her yer çok sessiz sakin, uyku halinde oluyor ve hareket öğleden sonra başlıyor. Ya da boşken gidip fotoğraf çekin, siz bilirsiniz 🙂

PLAJLAR

Tabii adada olduğumuz için her tarafımız deniz ve plaj. Ancak plajlar bizim alıştığımız gibi değil daha doğrusu eskiden bizde de daha yaygın olduğu gibi. Yani fazla bir tesis, müzik beklentiniz olmasın. Genellikle plajlarda basit şezlong ve şemsiyeler bulunuyor. Hiç birinde giriş ücreti diye bir şey yok, sadece bazıları şezlong ve şemsiye parası isteyebiliyor, kişi başı 15 Euro. Eğer şezlong almak istemezseniz havlunuzu kuma serebilirsiniz, kimse bir şey demiyor, oldukça da yaygın. Plajların genellikle salaş da olsa restoranı var, aç-susuz kalmazsınız.

Bizim adada olduğumuz günlerde çok fazla rüzgar olduğu için daha korunaklı koylara gittik ama rüzgar yokken gidecek daha bir çok plaj bulunuyor.

Surf Cenneti

Meğer Paros surf cennetiymiş. Eğer kitesurf yapmak isterseniz adanın batısına, windsurf yapmak isterseniz adanın doğusuna gidebilirsiniz. Ayrıca kuzey doğuya doğru yer alan Santa Maria’da da windsurf yapılıyor.

Parikia’ya Yakın Plajlar

Marcello ve Krios plajları Parikia’ya yakın, en korunaklı plajlardan. Bu plajlarda şezloglara ücret istemediler. Bu civarda ayrıca Parosporos, Ag.Irini plajları da popüler fakat rüzgar nedeniyle biz gitmedik. Denizi harika ve çok soğuk değil.

Noussa’ya Yakın Plajlar

Kolimbithres, Santa Maria, Monastri tercih ettiğimiz plajlardan oldu. Santa Maria’nın Mikri tarafına giderseniz burası rüzgardan daha korunaklı. Mikri’de şezlog-şemsiye ücreti talep eden, diğerlerine göre daha tesisleşmiş bir mekan bulunuyor. Deniz yine çok güzel ama Parikia’ya göre biraz daha soğuk. Kolimbithres, biraz daha doğal hallerde takılacağınız bir yer, şezlong olduğu kadar yere yatan da çok kişi vardı. Deniz uzun bir süre sığ, belinize geliyor daha sonra derinleşiyor.

AntiParos

Anti Paros’un en iyi beachlerine baktığımızda karşımıza bir çok seçenek çıktı, biz çok vaktimiz olmadığı için sadece bir tanesine gittik; Soros. Uzun bir kumsal, güzel kaliteli bir tesis ve masmavi bir deniz. Yine burada da ister şezlog alabilir, ister kuma yatabilirsiniz. Beach’in restoranı diğerlerine göre daha modern ve hareketli. Happy hour da yapıyorlar ama Mykonos ya da Bodrum, Çeşme gibi düşünmeyin kesinlikle.

Faragas

Aşırı lüks merakım olmasa da yeterince salaş beach gezdikten sonra burayı çok sevdim açıkçası. Büyük ve rahat şezlogları, düzenliliği, barı, beachi, WC ve soyunma kabinleri olsun oldukça düzgün bir mekan. Biz akşamüstü gittiğimiz için happyhour’a denk geldik, o yüzden müzikli ve hareketliydi. Kokteylleri de güzel diyebilirim.

YEME-İÇME

Naoussa’da;

Barbarossa Restoran çok popüler, herkesin ilk önerdiği yer burası oluyor. Biz gitmedik ama deniz ürünlerinin çok başarılı olduğunu söylüyorlar. Fiyatların diğer restoranlara göre biraz daha yüksek olduğunu okumuştum.

Sigi Ihthios bir diğer önerilen balıkçı, Barbarossa’ya yakın yine deniz kenarında bulunuyor.

Axinos, bizim gittiğimiz restoran olduğundan gönül rahatlığıyla önerebilirim. Kalamarı aslında kızartma severim ama buranın ızgarası bile çok iyiydi, hiç lastik gibi değil 🙂 Ahtapot ızgarası da çok lezzetliydi. Burası da sahilde deniz kenarında bulunuyor, şık ve fiyatlar makul.

 

İlk gece uyuya kaldığımız için yemek saatini kaçırdık 🙂 Eğer geç saatte yemek yemek isterseniz çoğu yer kapalı ama meydanda yer alan Square adlı küçük mekanda tost, sandviç gibi şeyler bulabilirsiniz.

Sabah ise yine meydanda bulunan cafe’lerde kahvaltı edebilirsiniz ama çoğunluğun tercihi Ragoussis Bakery oluyor. Tam bir börek çörek cenneti! Ama omlet de yapıyorlar. Ekmek kataifi yazısı ise tatlıydı 🙂

Parikia’da;

Biz burada Elaea ve Parigio restoranları denedik. İkisi de uygun fiyatlı ve yemekleri oldukça lezzetli. Elaea’da iki kişilik balık tabağı istediğimizde içinde bir büyük balık, küçük balıklar, iki kişilik midye, jumbo karides ve ızgara kalamar bulunuyor, yanında pilav ile servis ediliyor. Ara sıcak mezeleri ayrı ayrı aldığınızda yaklaşık 7-8 Euro, bu iki kişilik tabak 25 Euro’ydu.

 

Parigio’da ise yine ara sıcak meze ve beyaz peynir istedik. Yetmeyeceğini düşünerek daha fazla söylemeye kalktığımızda garson ‘önce bunları yiyin sonra konuşalım dedi’ 🙂 Porsiyonlar gerçekten çok büyük ve doyurucu, tek beyaz peynir bile neredeyse bir kalıp geldi! Tamam abarttım o kadar değil ama büyük baya.

BARLAR

Naoussa’da kaldığımız için gece de bu civarda takıldık. Sommaripa küçük, güzel kokteylleri olan samimi bir mekan. Garson Türk olduğumuzu duyduktan sonra bulduğu her Türkü kolundan tutup bizim yanımıza getirdi, komik bir adamdı… Bu arada zaten hava alanından çıktığımız andan itibaren Paros’ta Türk olduğumuzu duyan herkes bunu büyük bir sevinç ve ilgiyle karşıladı. Hepsi çok samimi ve yardımseverler. Bizi kendileri gibi gördüklerini söyleyip, Kuzey Avrupalıların ve özellikle Fransızların dedikodusunu yaptılar bizimle 🙂

 

Yukarıda bahsettiğim Agosta Bar ise biraz daha büyük bir mekan. Burada gerçekten çok eğlendik ve aklımız kaldı. Keşke İstanbul’da da daha çok bu tarz mekan olsa, gönlümüzce dans edip eğlensek.

Bunlar dışında yürürken sağlı sollu minik minik barlar göreceksiniz, güzel müzik duyunca girip bakarsınız 🙂

KISA KISA NOTLAR

  • Mevsimine göre belki de ihtiyacınız olmaz ama yanınızda uzun kollu bir kaç şey götürmenizi öneririm. Özellikle rüzgarlı olduğunda akşam serin oluyor.
  • Adada ulaşım için otobüs kullanabilir veya ATV, motorsiklet, otomobil ya da bisiklet kiralayabilirsiniz. Bence bisiklet için fazla yokuşlu.
  • Araç kiralarsanız pazarlık yapın, ilk söyledikleri fiyatın altına mutlaka düşüyorlar. Biz günlüğü 35 Euro’dan kiraladık.
  • Biz Naoussa’da Kandiani Bleu Hotel’de kaldık. Hem yer olarak hem de tip olarak gerçekten çok iyiydi. Odalar yeterince büyük ve temiz, tasarımı tam mavi beyaz klasik Yunan konseptinde, çok sevimli. Sahibi Niko da çok samimi biri, bize plaj önerilerinden araç kiralamaya bir çok konuda çok yardımcı oldu. Eğer gidecek olursanız kesinlikle öneririm.

 

DAHA SAKİN BİR ADA OLSUN DERSENİZ: SAMOS-SİSAM ADASI İÇİN TIKLAYIN!

DAHA HAREKETLİ OLSUN DERSENİZ: MİKONOS İÇİN TIKLAYIN

Ana Foto: Discover Greece

Bunları da sevebilirsiniz

Scroll Up