AVRUPA GEZ-GÖR

Londra’nın Parkları

Londra’nın en güzel özelliklerinden biri hiç şüphesiz yeşil alanları ve kocaman parkları. İster piknik yapmak ya da güneşlenmek için, ister bisiklete binmek, koşmak ya da sadece kafa dinlemek için…Londra parklarını ziyaret etmek için her zaman bir bahane bulabilirsiniz. Zaten bunun için şehirden çok da uzaklaşmanıza gerek yok çünkü tam da şehir merkezinde kimisi kraliyet ailesine kimisi belediyelere ait birbirinden güzel parklar mevcut. Bunlar arasında favorilerim:

1-Hyde Park: Bir tarafında Hyde Park Corner, diğer tarafında Marble Arch, bir tarafında Knightsbridge diğer tarafta Lancester Gate istasyonları ile Londra’nın en nezih semtleriyle çevrili yemyeşil Hyde Park. Hangi kapısından girerseniz girin içeride sadece kuş sesleri, sincaplar, bisiklete binen, paten kayan insanlar. Bir anda tüm hareket ve kaostan uzaklaşacağınız huzur dolu bu parkın tamamını dolaşmak oldukça zamanınızı alacaktır. Bu yüzden kısa bir yürüyüşten sonra ulaşacağınız gölde sandal ya da deniz bisikletiyle küçük bir gezinti yapmanızı öneririm. Sonrasında ise parkın içindeki cafeden alabileceğiniz bir sürahi, İngilizlerin sangria’sı diyebileceğim, Pimms & Lemonade eşliğinde çimlerde dinlenebilirsiniz. Ayrıca yaz aylarında Hyde Park’ta birçok konser ve festival de gerçekleşiyor, önceden araştırmakta fayda var.

2- Green Park: Hyde Park ve St.James Park arasında yer alan parka adı üstünde Green Park istasyonundan ulaşabilirsiniz. Ayrıca Picadilly’den de yürüme mesafesinde olan park oldukça merkezi bir lokasyonda bulunuyor. Diğer parklardan farklı olarak içinde her hangi bir yapı ya da göl bulunmayan Green Park sadece ağaçlardan oluşan, adeta şehrin ortasında küçük bir orman.

3- St.James Park: Şehir merkezindeki Royal Park’lardan bir diğeri St.James Park iki adadan oluşuyor ve ortasında Hyde Park’ta olduğu gibi bir de göl var. Karşısında ağaçların ardından görünen Buckingham Palace, arkasında Londra’nın simgelerinden biri olan London Eye manzarası ile şehrin en güzel parklarından biri.

4- Regent’s Park: Gül bahçeleri, açık hava tiyatrosu, hayvanat bahçesi, kafeleri ve spor alanlarıyla Regent’s Park Londra’nın en büyük ve renkli parklarından biri.

5- Richmond Park: Royal Parkların arasında en büyüğü olan Richmond Park aynı zamanda geyiklere ev sahipliği yapıyor. Zaten hem ulusal hem de uluslar arası vahşi yaşamı koruma konusunda da önemli bir yere sahip. Küçük tepeleri, yüzyıllık ağaçları, çiçekleri ve hayvanlarıyla birçok sanatçıya ilham vermiş ve çeşitli filmlerde de lokasyon olarak kullanılmış. Parkın içinde golf sahası, at binme alanı, balık tutma yeri gibi birçok aktiviteye izin verilen bölümler bulunuyor.

6- Kew Gardens: Londra’nın biraz dışında bulunan Kew Gardens’ta yüzlerce çeşit bitki ve çiçek görmeniz mümkün. Özellikle parkta yer alan tropik bitki seraları oldukça ilgi çekici, eğer vaktiniz varsa ve bitkilere meraklıysanız mutlaka görmeniz gereken bir yer.

Bunları da sevebilirsiniz

Scroll Up