AMERİKA GEZ-GÖR

Gözlerimi Dünyaya Meksika’da Açtım

Meksika kesinlikle  seyahat listenizin en başında yer alması gereken ilham verici bir yer. Bütün ülke değişik kültürler, yemek ve içkiler, sıcacık insanlar, sanatçılar ve benzeri görülmemiş doğa harikalarıyla dolu. Ben şimdiden bir sonraki seyahatimi planlıyorum. Gidecekseniz en az 4-5 gün ayırmanızı öneririm. Bir hafta kaldım ve kapıyı sadece %5 araladığımı hissediyorum. 

Meksiko merkez nüfusu yaklaşık 9 milyon ile dünyanın en kalabalık şehirlerinden biri. (Tamamı 21 milyon, en kalabalık latin nüfusunun olduğu şehir). Meksikalılar ülkeleriyle çok gurur duyuyorlar. Bu zengin kültür mirasına sahipken neden duymasınlar ki? Dünyaca ünlü sanatçılara, rengarenk sokak müzisyenlerine, müthiş restoranlara ve efsane tekila barlarına ev sahipliği yapıyor.

Meksika’da Mutlaka Görülmesi Gereken Yerler

Zocalo, Centro Historico (Centro):  Gezilecek yerlerin en başında yer alıyor. Meksika tarihi denilince ilk akla gelen Aztek kültürünün başladığı yer. 14. yüzyıldan kalma tapınakları ve Aztek takviminin orijinalini görmelisiniz. Ayrıca küçük sokaklara indiğinizde grafitilere, müzik seslerine ve sıradan bir Meksika gününe hazır olun. En otantik ve hareketli tecrübe icin Cumartesi gününü tavsiye ederim. 

La Condesa: Meksika’nin küçük Avrupası diyebiliriz. La Condesa muhteşem Art Deco mimarisiyle Paris ya da Amsterdam ile yarışabilir. Şahane lokal tasarımcı butikler, NYC tarzı kafe ve pastaneler var. Meksiko City’nin alternatif gece hayatı da burada, küçük barlar akşamüstü açılıp gece geç saatlere kadar lokaller ile doluyor. Romita Comedor benim favorilerimden. Gündüz giderseniz mutlaka Parque Mexico’ya ve Mercado Romaya uğrayın. 

Frida and Diego: Meksika’ya gidip de Frida Kahlo müzesini görmemek olmaz. Bileti online alın ve bir öğleden sonranızı ayırın. Diego Rivera’yı da araştırıp gidin, zaten Meksiko şehrini gezerken onun imzasını en önemli binalarda göreceksiniz.

 

Theotihuacan: Meksika’yı dünya harikalar listesine ekleyen Güneş ve Ay Piramitleri’ni kesin görmelisiniz. Gitmesi biraz çaba istiyor ama vardığınızda hayata bakışınızı değiştirecek bir tecrübe sizi bekliyor. Otelinizle konuşup taksi ayarlayabilirsiniz. Yolculuk 1 saat sürüyor, nakit çekip öyle gidin. Burası aynı zamanda Halloween’in de başladığı yer, Avenida de la Muertos. Turla gitmeye gerek yok, taksicilerle anlaşabilirsiniz ve böylece La Gruta restorana da gidebilirsiniz. 

Polanco: Geniş bulvarları ve efsane koloni mimarisine sahip Polanco Meksiko’nun en gözde bölgelerinden. Tasarımcı mağazalar, lüks butikler, contemporary sanat galerilerisi görmek isteyenlerin uğramasa gerek kesinlikle. Ayrıca benim en favori restoranım Pujol da burada. Yürüyerek gezebilirsiniz.

Meksiko Favori Restoran ve Barlar:

Pujol: Netflix Chef’s Table izleyenler bilir Pujol muhtesem Meksika mutfağının dünyaca ünlü simgesi. 7-8 tabaklık deneme menüsünü öneririm. Öğle yemeğini hafif yiyin ve bir akşam yemeğini mutlaka buraya ayırın. Hatta rezervasyonunuzu Meksika uçak biletinizi alır almaz yapın çünkü yer hiç bulunmuyor! Fiyatlar Meksika’nın geneline göre yüksek, kişi başı şarap dahil 100-120 Euro. Normalde 5-10 Euro’ya her yerde yiyebiliyorsunuz. Mutlaka Pulque içkisini deneyin. Baja, Guadalupe şaraplarını normalin yarı fiyatına bulabilirsiniz.

Rosetta: Yine Polanco’da efsane Meksika mutfağı deneyebileceğiniz bir mekan. Pujol’un daha otantik ve daha lokal versiyonu. Pujol’da yer bulamazsanız ikinci tercihiniz olmalı.

Lu Gruta: Theotihuacan’a gidip piramitleri görüp, Avenida de la Muertos’da (Ölü ruhlar yolu) yürüdükten sonra geleneksel Meksika/Aztek mutfağını denemek icin mükemmel bir restoran. Doğa harikası bir mağaranın içinde (klostrofobi sorunu yok, mağaza yerin altında değil ve üstü açık) ve gerçek Aztek insanlarını görebilirsiniz. Mutlaka xoconostle (Choconostle diye okunuyor) sosunu deneyin.

 

La Opera Bar: Zocalo’da şehrin merkezinde zaman makinesine binip 1870’lere gideceksiniz. Tekila menüsü harika ve yemekleri  tam geleneksel Meksika yemekleri. Ayrıca lokal Meksikalıları görmek için ideal bir mekan. Unutmayın, tekila orada yemekler ile beraber içiliyor. Avrupa’daki gibi eski bir şarap kültürü henüz yok. Döndükten sonra bir detox sart 🙂

Sanborns Azulejos: Yine şehir merkezinde lokal Meksikalıların yüksek tavanlı, 19.yüzyil mimarisinde piyano eşliğinde yemek yediği harika bir yer. Girdiğinizde ilk önce cantina’nin içinden geçiyorsunuz, bu kısım hızlıca bir şeyler atıştırmak için ideal. İçeri girdiğinizde esas restoranı göreceksiniz. Yemek yemeseniz de mutlaka içine girip görün, Meksikalıların havasını içinize çekin 🙂

Buena Tierra: Condesa’da yürürken mola verip, efsane sağlıklı ve lezzetli Meksika yemeği yiyebileceğiniz harika bir seçenek.

Pratik Bilgiler

Para birimi çok iyi, 5 Peso 1 TL’ye denk geliyor.

Taksimetre varsa lokal taksi iyi, ama şehir dışı yapacaksanız dikkatli olun. Saat başına para alıyorlar, mutlaka önceden anlaşın. Plakası resmi olmayan taksiye binmeyin.

Uber cok yaygın ve ucuz.

Meksika genel olarak güvenli bir ülke, Meksiko da her kozmopolit şehir gibi bildiğimiz kurallar geçerli. Yalnız dikkat edilmesi gerekenler; lisanssız taksilere binmemek, telefon ve çantanıza ekstra dikkat etmek ve geç saatlerde Meksiko dışına çıkmamak.

Mutlaka eve tekila götürün benim favorim bütün repostadolar, en çok Corralejo triple distilled repostado beğendim.

Meksika dreamlistim

  • Huatulco, Oaxaca
  • Mezatlan, Sinaloa
  • Chiapas
  • Canon del sumidero
  • Valquitiqo
  • Holbox beach

 

Ana Görsel Kaynak: Jimmy Baum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR: FULL MOON PARTİLERİNİN EV SAHİBİ KOH PHANGAN ADASINA ALTERNATİF ULAŞIM

Bunları da sevebilirsiniz

Scroll Up