GEZ-GÖR SEYAHAT

Sakinlik Sevenler için Yunan Adalarından Samos – Sisam Adası

Bir çok Yunan adası arasından Samos’u seçmemiz arkadaş tavsiyesi üzerine oldu. Tatil planlamak, otel seçmek, seçtiğin yerleri karşılaştırmak bunlar hep çok zor ve zaman alıcı şeyler. Fakat; arkadaşların güzel tavsiyelerle gelince ilk başta gereksiz yere zaman harcadığın bir çok detaydan kurtuluyorsun. Biz 30 Haziran– 5 Temmuz arasında, yani sezonun en kalabalık olduğu tarihler diyebileceğimiz bir dönemde Samos’u ziyaret ettik.

ULAŞIM

Samos’a gitmek Beşiktaş-Üsküdar motorunda yolculuk etmek kadar kolay. Türkiye’den çıkarken yapılan pasaport kontrolü havaalanlarına göre ise oldukça kısa sürüyor. Samos’a en yakın liman olan Kuşadası’ndan yaklaşık 2 saatte gidebiliyoruz, biz de öyle tercih ettik. Kuşadası’na kendi aracımızla gittik, limanın girişinde bir taksi durağı var ve aynı zamanda vale-otopark hizmeti de veriyorlar. Araç 1 hafta kalacak ve biz geri geldiğimizde limanda tekrar bize teslim edilecek şekilde taksi durağı ile 100 liraya anlaştık.

Feribot saatimiz 9 olmasına rağmen uçakla gelen yolcuları beklediğimiz için 10’da ancak kalkabildik ve yaklaşık 2 saatte adanın güney kenti olan Pythagoreio’nın limanına yanaştık. Bu noktadan sonrası biraz sabır testi, geçerseniz güzel bir tatil sizi bekliyor.

Pasaport kontrol sırası ise şu şekilde işliyor:

Öncelik, Schengen vizesi olan yolcuların alınması ve sonrasında da kapıda vize alacak yolcuların işlemlere başlanması şeklinde. Kapıda vize alacakların feribottan inmemesi, sıranın bitmesini beklemeleri gerekiyor ancak; tahmin edeceğimiz gibi öyle olmuyor. Sanırım bu kısma kadar olan minik gerginliklerden sonra (sıradaki pozisyonunuza göre 1-2 saat arasında sürebiliyor) kontrolden geçip adaya girdiğiniz anda içinizi bir rahatlama kaplıyor. Bunun adayla mı ilgili olduğunu yoksa o sıradan kurtulmuş olmanın verdiği mutluluk mu olduğunu hiçbir zaman bilemeyeceğiz. Aslında sırf bu sebeplerden ötürü ben asla günübirlik gitmeye kalkışmam, dönüş için son feribot zaten saat 18.00’da olacağından hem maliyet hem de zaman olarak buna değmez.

ADA İÇİNDE ULAŞIM

Türkiye’den adaya arabalı feribotla geçemiyoruz. Orada tercihe göre araç kiralamak gerekiyor. Genelde de her giden kiralıyor, gitmeden önce bu işi halletmekte fayda var çünkü sezonun durumuna göre araç bulmak zorlaşabilir. Şunu da söylemek gerekiyor, online erişemediğimiz ancak lokal hizmet veren çok fazla araç kiralama firması var, girin Google Maps’e ve oradan bir liste çıkarıp arayın derim. Ancak adaya gitmeden önce yapacağınız planlamaya göre kiralama süresini siz belirleyin, her gün araca ihtiyacınız olmayabilir. Örneğin biz 3 gece Pythagoreio’da kaldık ve 3 gece de adanın kuzeyi olan Kokkari’de kaldık. Güneyde 2 gün aracımız vardı, bu hakkımızı uzaktaki beachlere gitmek için kullandık. Yakın yerlere taksi ile gitmek günlük araç kiralamaktan daha uyguna geliyor. Her gün bir plaja gidecekseniz taksi de işinizi çok rahat görebilir. Diğer merkezlere gitmek için de otobüsleri kullanabilirsiniz. Pythagoreio’dan Samos’a kişi başı 1,6 Euro’ya 17dk’da gidebilir. Yine aynı fiyata oradan adanın diğer güzel bir lokasyonu olan Kokkari’ye 15dk’da ulaşabilirsiniz.

ADADA NELER YAPILIR, HANGİ TARAFINA GİDİLİR

Ada yüz ölçümü olarak diğer Yunan adalarına kıyasla ortalamanın üzerinde. Ancak; biz Pythagoreio ve Kokkari’de kaldığımız ve adanın batısına geçmediğimiz için küçük bir alanında seyahat ettik. Bu iki yer arasında benim favorim Kokkari oldu. Pythagoreio çok daha turistik, limanın etrafına kurulmuş küçük bir kent. Birbirinden güzel restoranlar var, plajları merkeze Kokkari kadar yakın değil.

Adanın güneyi daha hareketli ancak bu kalabalık beni yoran ya da rahatsız eden bir kalabalık olmadı. Merkezlerde yoğunluk olsa da bu yoğunluk plajlara dağıldığında gündüz saatlerini huzur içinde geçirebildik. Adanın hiçbir bölgesinde hareketli bir gece hayatı yok bu yüzden akşam yemeğini yedikten sonra dinlenmek dışında fazla bir seçeneğiniz de yok. Adada güzel yemekler yenir, plajlarda gün boyu denizin keyfi çıkarılır, akşam yemeğinden sonra da erken bir saatte yatılır, ertesi gün güne erken başlanır, en azından biz öyle yaptık.

Biz 7 gün Samos’taydık. Gitmeden önce bize çok uzun bir zaman gibi geldi ancak gittiğimizde gördük ki adanın kuzeyi ve güneyi birbirinden oldukça farklı.  Sanki iki farklı adada vakit geçiriyormuşuz hissine kapıldık. Kalış süreniz aslında yapmak istediklerinize göre değişiyor. Örneğin 7 gün adada kalmamıza rağmen plajda gün boyu vakit geçirmek istediğimiz için  adanın batısına gitmek için vaktimiz olmadı. Adada dilerseniz tekne turlarına vakit ayrılabilir ya da 5 saat süren kano turlarını tercih edebilirsiniz. Adanın köylerini ziyaret edip, köy merkezlerinde turlayıp yemeğinizi yiyebilirsiniz. Plaj sayısı da çok olduğundan kesin olarak şu kadar kalın da diyemeyeceğim.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR: 40.YAŞ BÖYLE KUTLANIR! MİKONOS, ANLATILMAZ YAŞANIR…

PLAJLAR

Biz adadaki 6 farklı plaja gittik, daha fazlası da var ancak biz gitmeden bir araştırma yaptık ve en beğendiklerimizi belirledik. Güneyde ilk gün Psili Ammos plajına gittik, burası güzel bir kumu olan geniş bir sahil. Ancak favorilerimden biri değildi. İkinci gün gittiğimiz Hotel Glicorisa’nın plajından ise çok memnun kaldık. Kapasite olarak çok büyük değil bu yüzden burası dahil bundan sonra bahsedeceğim diğer plajlarda yer bulabilmek için öğlen 12’den önce orada olmanızı öneririm.

Adanın en kuzeyinde yer alan Livadaki Beach’i çok sevdik, buraya arabasız gitme imkanınız yok çünkü yaklaşık 15 dk boyunca toprak yolda ilerliyorsunuz, varış noktasında ise sizi gizli kalmış bir koy ve güzel bir beach bar bekliyor. Kokkari bölgesinde de Lemonaki Beach ve Tsamadou Beach yan yana duran iki güzel plaj. Bizim favorimiz Tsamadou oldu, iki gün üst üste gittik. Kocaman bir sahil, şezlong ve şemsiyeler ücretsiz ancak hemen menüyü önünüze veriyorlar ve sipariş alıyorlar. Bu çok sorun mu hayır çünkü koy çok güzel, deniz tertemiz, yeşilin bitiminde turkuaz ve sonrasında mavinin diğer tonları sizi karşılıyor, özetle biz bu plaja bayıldık. Unutmadan dalış yapmayı seviyorsanız yanınıza palet ve maske takımınızı almayı unutmayın, pişman olmazsınız. Unutursanız ise orada fiyatları 12-22 Euro arasında değişen maske takımlarından da alabilirsiniz. Kokkari’de araç kiralamadık, 5 euro’ya Lemonaki ve Tsamadou plajlarına ulaşabiliyorsunuz, bölge zaten küçük olduğundan araca ihtiyaç duymazsınız. Eğer Pythagoreio limanına nasıl geri döneceğiz diye sorarsınız yine taksi kullanın derim çünkü 26 Euro’ya sizi dönüş limanına bırakıyorlar. Arabayı teslim edeceğim, benzin koyacağım derdiyle uğraşmanıza da gerek yok.

YEME-İÇME

Pythagoreio’da Faros ilk akşam yemeği için tercihimiz oldu. Denize sıfır, sakin güzel bir mekan, rezervasyon gerekebilir ancak biz saat 21’den sonra yemek yediğimiz için her yerde rezervasyonsuz yer bulabildik.

Elia Restaurant’ı da çok sevdik özellikle deniz mahsullü makarnalarını tavsiye ederiz.

Bizim yeme içmede favori mekanımız Two Spoons oldu. Yediğimiz en güzel cheseecake ve sufleydi desem abartmış olmam. Buraya karnınız aç da gitseniz tok da gitseniz o tatlılardan yersiniz, bu konuda iddialıyım.

Kokkari’de ise Meltemi herkesin önerdiği en gözde restoranlardan. Kokkari’de limanın batısı genel olarak rüzgarlı olduğundan bir süre sonra rahatsız ediyor ancak yine de keyifli bir akşam yemeği geçiriyorsunuz, sanırım bunun sebebi güler yüzlü ve esprili garsonlar.

Kalamies en iyi kalamar bizde iddiasında bulunan limanın doğu kısmında kalan son restoran, en iyi kalamar olduğu tartışılır ancak manzarası kesinlikle çok iyiydi.

La Caza tavsiye edilen restoranlardan biriydi. Adadaki tüm restoranlarda olduğu gibi burada da deniz ürünlerine doyduk. Bu bahsettiğim mekanlardaki servis, hizmet ve güler yüz seviyesi çok yüksek, bu yemeklerin lezzetine de yansıyor. Bu arada önünüze Türkçe menü koyulduğunda ya da demleme çayımız vardır yazısı gördüğünüzde şaşırmayın, çok fazla Türk turist var, garsonlar da artık Türkçeyi çap pat öğrenmişler.

 

FİYATLAR

Adada fiyatlar TL’ye çevirmediğin sürece, ki bazen çevirsen bile, hesaplı diyebilirim. Şezlongdan başlarsak; çoğunlukla iki şezlong bir şemsiye takım olarak 6 Euro, mezeler 4-7 Euro arasında değişiyor. Ana yemekler 10-17 Euro arasında ortalama bir fiyata sahip. Alkol fiyatlarına zaten girmiyorum, kanayan yaramız! Evet rakı bizdekinden daha ucuz.  Tabii ki kişiden kişiye değişir ancak biz iki kişi günde 80-90 Euro arasında bir harcama yaptık.

Bu arada Samos adasından başka adalara da geçiş var, hemen alttaki görseli de bunun için çekmiştim. Web sitesinden detaylı bilgileri alabilirsiniz.

Bugüne kadar Mykonos ve Rhodos’u ziyaret etme şansımız oldu, hedefte ise çok fazla ada var, Ege’deki adalardan Paros, Midilli, Sakız, Kos, İyon denizi adalarından da Corfu ve Kefalonia sıradaki lokasyonlardan biri olabilir, adını hatırlayamadığım bir çok adadan da buradan özür diliyorum, bir gün onlara da uğrarız.

 

 

 

 

Bunları da sevebilirsiniz

Scroll Up