GEZ-GÖR ÖNE ÇIKANLAR SEYAHAT

15 Günlük Japonya Rotasının İlk Durağı: Tokyo Gezi Rehberi

Asya başka ama Japonya daha da başka diyerek söze başlayabiliriz. Özellikle Tokyo’da sanki zaman yolculuğunda Matrix ya da 5th Element’e ışınlanmış gibi oluyorsunuz.  Sokakları ve metrosu inanılmaz temiz. Gerçekten inanamayacaksınız, ben böyle temizlik, sokaklara yapışıp pislenmesin diye sakız çiğnemenin yasak olduğu Singapur’da bile görmedim.Yardımsever ve inanılmaz saygılı insanları, muhteşem doğası, tarihi eserleri, tapınakları, insanı başka bir dünyaya ışınlayan sanat eserleri, yemekleri, kimonoları ve kiraz ağaçlarıyla, Japonya gerçekten anlatılmaz yaşanır.

Japonya’ya seyahati planlarken aklınızda bulunsun…

Eğer Japonya’da 2 şehirden fazla gezmeyi planlıyorsanız, mutlaka Japan (JR) Rail Pass almalısınız. Bu indirimli biletler yalnızca turistlere internet üzerinden satılıyor, yani Japonya’da bu bileti alamıyorsunuz – mutlaka ama mutlaka, gitmeden önce, internetten satın almanız gerekiyor. japanrailpass.net

Para, para, para: Japon Yeni şart. Birçok yer kredi kartı kabul etmeyebiliyor, dolayısıyla yanınızda mutlaka bir miktar nakit para bulundurun. Ayrıca ATM’ler bazı yabancı kartları kabul etmeyebiliyor, yani “oraya gidince bankadan çekerim” diyip sonra donakalmayın, Yen’iniz alıp gidin 🙂

Internet bağlantısı / Cep telefonu: Japonya teknolojide inanılmaz ileri olmasına rağmen ilginç bir şekilde internet, 3G, 4G veya herhangi bir bağlantı konusunda hala çok kötü. Ayrıca bazı telefonlar da çalışmayabiliyor. İnanılmaz telefon faturaları ödemek ve şehir merkezinde yolunuzu bulmaya çalışırken donup kalmak istemiyorsanız, mutlaka bir portable wifi kiralayın – yaptığımız en iyi şeylerden biriydi! Önceden online rezervasyon yapıp, hava alanındaki küçük dükkanlardan alabilirsiniz. Bu dükkanlardan cep telefonu kiralamak da mümkün.

Biz o kadar uzağa gitmişken güzelce gezebilmek için 2 haftalık bir plan yaptık ama aynı program aslında 10 güne de sıkıştırılabilir.

Rotayı gözünüzde canlandırabilmeniz için haritayı da buraya bırakıyorum;

Tokyo (3 gün) >> Kyoto  (4 gün) >> Naoshima Island (1 gün) >> Teshima Island (günübirlik) >> Hiroshima (1 gün) >> Miyajima Island (günübirlik) >> Tokyo (2 gün)

Orijinal planımızda Kyoto’dan Osaka ve Nara’ya gitme fikri vardı ama Kyoto’da gezecek görecek o kadar çok şey var ki, bunları sonunda es geçtik. Teshima planımıza son dakika eklendi, iyi ki de eklenmiş, çok çok güzeldi, detayları ilerleyen yazılarda paylaşacağım.

Fuji Tokyo Manzarası

TOKYO’DA NELER YAPILIR?

Japonya’nın başkenti, dünyada en çok Michelin yıldızlı restoranın bulunduğu, en güvenli metropol!

Hava alanı: Tokyo’da 2 hava alanı var, Haneda ve Narita. Haneda merkeze daha yakın, Narita oldukça uzakta kalıyor ama buraya uçuşlar daha ucuz olabiliyor. Narita’dan taksiye binerim diyorsanız, yeniden düşünün, merkeze gitmek için $300 civarı bayılmanız gerekebilir. Shuttle ya da otobüsü tercih etmenizi öneririm. Sistem çok kolay, zaten çıkar çıkmaz bilet ve bilgi alabileceğiniz masaları göreceksiniz. En popüler secekler 1. Narita express – www.jreast.co.jp/e/nex/ ; 2. Airport limousine (bu aslında bildiğiniz otobüs, merkeze ve belli basil otellerin önune kadar gidiyor, çok da konforlu ve ucuz) – www.limousinebus.co.jp/e/

Rainbow Köprüsü

Taksi: tek kelime – pahalı! Aynı zamanda taksiciler bizim Türkler’den beter ve şehri, sokakları bilmiyorlar. Yanınızda mutlaka bir harita, otelinizin kartı, tercihen otelinizin ya da gideceğiniz yerin Japonca yazılı adresini bulundurmanızı tavsiye ederim. Taksiler ayni zamanda beyaz eldivenli, takim elbiseli şoförleri ve tertemiz, dantel kaplı koltuklarıyla meşhur, pahalı olmasına rağmen, 1-2 kere binin derim.

Meji Shrine

GEZ

Shibuya

Meşhur, filmlerde, fotoğraflarda gördüğümüz dev yaya geçidinin olduğu yer. Her ışıkta ortalama 3,000 kisinin buradan geçtiği söyleniyor. Ayni zamanda Tokyo’nun en kalabalık semti. Bir sürü restoran ve mağazanın bulunduğu ışıl ışıl sokaklarıyla Tokyo’nun kalbi diyebiliriz. Metrodan yaya geçidine doğru olan kapıdan çıktığınızda meşhur köpek Hachiko heykelini görebilirsiniz. Hachiko, sahibine olan sadakati ile tanınıyor– bir hikayeye göre Hachiko, olen sahibini senelerce her gün bekliyor.

Harajuku

Genç popülasyonun takıldığı daha trendy ve arka sokaklarında vintage mağazaların olduğu bir semt. Sokaklarda tam anlamıyla Japon çizgi filminden çıkmış karakterler, çılgın, rengarenk kıyafetler görmek mümkün. Tam bir kültür şoku diyebilirim. En meşhur caddeler, yalnızca yayalara açık olan Takeshita Dori (turistik, hediyelik vs) ve Omotesanto (designer markaların olduğu cadde) ama arka sokakları mutlaka gezin.
>> Shibuya, Harajuku, Omotesando and Meiji tapınağı birbirlerine baya yakın ve bağlanarak gidiyor – aynı gün gezilebilir.

Ginza

Tokyo’nun en lüks semti. Ginza’da kiralar hem çok pahalı, hem de binalar genellikle çok dar, dolayısıyla markaların hepsi dikkat çekebilmek için birbiri ile yarışıyor. Chanel’den, Dior’a, Louis Vuitton’dan, Fendi’ye tüm markalar, meşhur mimar ve tasarımcılar ile çalışarak bina ve mağazaların ön cephelerini baştan yaratıyor. Sadece o muhteşem ışıkları ve mimari tasarımları görmek için bile gidilir.

Shinjuku

Biraz terste kalır gibi olmakla birlikte gece hayatının en hareketli olduğu yerlerden biri. Garip tipler görebilirsiniz, kendi halinizde takılmaya devam edin. Kabukicho, Omeide Yokocho ve Golden Gai, yan yana küçücük barların olduğu sokaklar. Buralarda bar hopping yapıp sonra da bir Karaoke Bar’a geceyi sonlandırabilirsiniz.

Akihabara

Elektronik / Manga / Anime mahallesi. Burada arcade’lere dalıp oyunlar oynayıp, Street Fight ile çocukluğunuza dönebilirsiniz. Pazar günleri ana cadde trafiğe kapatılıyor.

Asakusa

Daha çok “old town” olarak geçen bölge. Görülecek en ilginç şeyler Sensoji Temple ve bütün restoranların kapkacak aldığı toptancılar mahallesi Kappabashi. Kappabashi’den kendinize elde dövülmüş, özel Japon mutfak bıçaklarından alıp, üzerine adınızı yazdırabilirsiniz.

Odaiba

Biraz uzak ama vaktiniz varsa mutlaka görün derim. Alısveriş merkezlerinin dışında, meşhur Fuji binası, dev Voltran robotu, rainbow bridge ve uzaktan Mount Fuji manzarasını görebilirsiniz.

GÖR

Imperial Palace

Kraliyet ailesi burada yaşıyor, önceden internetten mutlaka rezervasyon yapmak gerekiyor.

Senso ji Temple

Tokyoda’ki eski Budist tapınaklarından biri, oldukça buyuk. Tapınağa uzanan, seyyar satıcılar ile dolu olan dar sokak – Ameyoko market – ile aynı anda gezilebilir. Çok kalabalık oluyor, erken gitmenizi tavsiye ederim.

Meiji Shrine

Ben buraya bayıldım! Yine başka bir tapınak ama Yoyogi Park’in içinde bulunuyor. Ayrıca Omotesanto caddesine bağlanıyor, ikisi bir arada gezilebilir.

Yanaka Cemetry

Mezarlık deyip geçmeyin! Burası cennet gibi, tertemiz, mezar taşları sanat eseri gibi. Biz ne yazık ki kiraz ağacları mevsiminde gitmedik ama giden arkadaşlarımız Nisan Mayıs gibi buranın masal gibi olduğunu söylediler.

Ueno Park

Büyük bir park, içerisinde aynı zamanda pandaları görebileceğiniz hayvanat bahçesi bulunuyor – biz hayvanat bahçelerine kesinlikle karşı olduğumuz için gezmedik ama özellikle kiraz ağaçları döneminde Yanaka ile birlikte gezilebilir.

Yayoi Kusama Muzesi

Ben kendisine hayranım. Genç yasta beneklenen/çillenen cildinden ilham alarak yarattığı meşhur puantiyeli tarzı ile yarattığı eserleri dünyanın 4 bir yanını gezmesine rağmen, bu müze sabit olarak eserlerin sergilendiği tek yer.

Sumo

Japon kültürünün simgelerinden biri olan Sumo turnuvaları Tokyo’da Ocak, Mart ve Eylül aylarında gerçekleşiyor. Sandığımdan daha yavaş olmasına ve jetlag’den uyuyakalmama rağmen tarihleriniz denk geliyorsa gidin derim. Biletler çok önceden tükeniyor. Mutlaka internetteki resmi sitesinden satın alın. Ayrıca gün acemiler ile başlıyor, dolayısıyla 16.00 gibi gitmek mantıklı.

YEME – ICME ve JAPON MUTFAĞI

Tokyo’da yaklaşık 160 bin restoran bulunuyor (aç kalmayacaksınız!). Bunlardan 286 tanesinin Michelin yıldızı var (Örneğin Paris’te 77 Michelin yıldızlı restoran var).

  • Sushi
  • Izakaya – ocakbaşı et
  • Shabu shabu – kaynar suyun içinde incecik et dilimlerini kendiniz kaynatıp pişiriyorsunuz.
  • Yakiniku – yine etçi ama daha özel, wagyu ve kobe beef bulabileceğiniz tarzda, genelikle pahalı oluyor.
  • Unagi – yılan balığı. Sadece pilav üstü unagi yapan bir sürü yer var.
  • Katsu – Sinitzel tarzı kızarmış et. Daha kalın dilimler ve genellikle domuz eti oluyor ama Wagyu dana eti de menülerde mevcut ve inanılmaz iyi!
  • Ramen ve Udon – Çorba içinde noodle ve çeşitli et/sebzeler. Ramenciler (ince noodle) genelde domuz eti kullanıyor ve biraz kokuyor, biz pek sevmedik. Udoncularda (kalın noodle) çok daha çeşitli ya da sadece sebzeli, hafif opsiyonlar bulunabiliyor. Benim kitabımda Udon kesinlikle Ramen’I dover 🙂
  • Teppanyaki – yemek dümdüz metal bir ızgarada önünüzde pişiriliyor.
  • Yakitori – ince, küçük, ızgara şiş et ve sebze. Farklı soslar ile servis ediliyor.

Japonlar her öğün sushi yemiyor, sushi aslında özel ve pahalı bir yemek. Genellikle “omasake” tarzı denilen, şef önüne ne koyarsa onu yediğin fix menüler oluyor ve menüde ne olduğunu ya da fiyatını bilemiyorsunuz. Değişik bir tecrübe ve Japonya’da sushi yedikten sonra diğer yerlerde yenen sushianca “iyi bir deneme olmuş” dedirtiyor. Ama mutlaka belirtelim, özellikle bu Omasake tarzı sushiciler uçuk pahalı – kişi başı 700 -800TL gibi bir sürpriz çıkabilir. Daha uygun fiyatlı ama yine de inanılmaz taze ve güzel sushi yiyebileceğiniz yerler özellikle balık pazarı civarında bulunuyor, mutlaka araştırmanızı yapıp gidin.

  • Tsukiji Balik Pazari (fish market) – Dünyanın en büyük balık pazarı ve yakında Tokyo’nun dışına taşınacağı söyleniyor. Meşhur ton balığı açık arttırma satışları sabah 5’te başlıyor – bu açık arttırmayı izleyebilirsiniz ama en geç sabah 4 gibi gidip sıraya girmeniz gerekiyor, içeriye 60’ar kişilik 2 grup alınıyor. Jetlag olup uyuyamıyorsanız iyi bir fikir olabilir. Daha mantıklı olanı, sabah 9 gibi gidip, meşhur Sushi kahvaltı mekanlarına gitmek – en meşhur mekanlar Sushi Dai ve Sushi Daiwa (yan yana) ama yine erken gidip sıra beklemeniz gerekiyor.
  • Sushi Yuu (Roppongi) – Omasake tarzı, oldukça pahalı, ama yediğimiz en iyi yemeklerden biriydi. Küçük bir mekan, yaklaşık 15 kişi alıyor, yemek herkese aynı anda servis ediliyor. Rezervasyon şart ve geç kalmayın!
  • Sushi Zanmai (Ginza / Tsukiji – Daha uygun fiyata, direkt pazardan gelen taze balıklarla yapılan sushi.
  • Maisen (Omotesando) – Meşhur tonkatsu, daha iyisini bulamazsınız, inanılmaz hafif, yumuşacık ve hiç kokmuyor. Belirtelim, Tonkatsu domuz etinden yapılan puf puf bir şnitzel gibi düşünebilirsiniz.
  • Azabu ramen – En iyi ramen noodlecılardan.
  • Nodaiwa – En iyi Unagi (yılan balığı) yiyebileceğiniz yerlerden biri.
  • Shabuzen (Shibuya) – Shabu shabu.
  • Gonpachi – Tarantino’s Kill Bill 1’deki Koizumi ve Bush’un dövüş sahnesine ilham veren restoran.
  • Serena Honten (Roppongi) ve Ushigoro – Yakiniku (et/waygu / kobe beef).
  • Dante (Akasaka) – uygun fiyatlı, eski tarz bir teppanyaki.
  • Kawaii Monster Café (Harajuku) – Rengarenk dekorasyonu ve kısa şovları ile baya değişik bir yer. Çocuklu aileleri görmek mümkün ve baya turistik bir yer ama bizim hoşumuza gitti. Yemekler kötü, çok aç gitmeyin, sadece şov ve tecrübe için gidilebilir.

Odaiba Gundam Robot

 

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR: YENİ BAŞLAYANLAR İÇİN SİNGAPUR VE 3 GÜNDE GÖRÜLMESİ GEREKEN YERLER

Bunları da sevebilirsiniz

Scroll Up