AVRUPA GEZ-GÖR

40. Yaş Böyle Kutlanır! Mikonos, Anlatılmaz Yaşanır…

Mikonos, belki de adını en sık duyduğunuz, gitmemiş olsanız da anlatılanlardan mutlaka hakkında bir fikre sahip olduğunuz adalardan biri. Mikonos’u bir de benden dinleyin.

Mikonos’a arada bir iki sene atlamış da olsam son 7 senedir gidiyorum. Son gidişim ise hepsinden daha özel bir neden, 40. yaşımı kutlamak içindi ve hayatımın en çok eğlendiğim, güldüğüm tatillerinden birini geçirdim. Tabi, bunda beni yalnız bırakmayan sevgili kardeşlerim ve arkadaşlarımın payı çok büyük. Onlar olmasa böyle bir tatil, bir kutlama olmazdı. Mikonos’u 40.yaş günüm için seçmemdeki en büyük etkenlerden biri ise özgürce ne isterseniz giyip gezebileceğiniz ve kimsenin sizi rahatsız etmeyecek olmasıydı.

Bana sorarsanız Mikonos’a öyle iki, üç kişi gidilmez, adanın tadı çıkmaz, hakkını veremezsiniz. Gidecekseniz şöyle en az beş altı kişi gidin. Gitmeden de gün gün sabahtan başlayarak akşam yemeğine kadar saat saat ne yapacağınızı planlayın. Rezervasyonsuz adada hayat yok.

Gece hayatının çok hareketli olması sebebiyle adada hayat genel olarak öğle saatlerinde başlıyor. Beach için şezlong rezervasyonunuz olsa bile 12 gibi orada olmanız bekleniyor. Çok popüler beachlerde kişi sayınızdan az şezlong verildiği bile oluyor, hazırlıklı olun. Mikonos’a deniz tatiline gittiğinizi düşünmeyin, oraya eğlenmeye gidiyorsunuz. Bu yüzden de ajandanızda bronzlaşmak üst sıralarda yer almasın. Beach partyler başlamadan önce şezlongta geçireceğiniz 3-5 saat, bir önceki günün ya da yolcuğun yorgunluğunu atmaya yardımcı olacak ve sizi sarj edecektir.

Gecesi kadar gündüzleri de hareketleri olan Mikonos’ta mekana göre değişse de eğlence saat 15.00, 16.00 gibi başlar. Birbirinden ünlü ve farklı konseptte beachler, yüksek müzik ve genellikle çok iyi yemekleriyle beach/brunch partyleriyle birbiriyleriyle yarışır. Long weekend için gittiyseniz aynı günde birden fazla beach dolaşmayı da düşünebilirsiniz. Çünkü Mikonos’ta bir kaç güne sığmayacak kadar çok görülecek güzel ve yeni mekan var. Hal böyle olunca biz bu sene programı yaparken gün içinde iki beach/restaurant’a gidecek gibi planladık.

Yani uzun lafın kısası, dinlemeye değil gezmeye, eğlenmeye, kutlamaya gittik.

Beach partyler 19.00-20.00’ye kadar sürüdüğü için ister istemez otele gidip gece için hazırlanmanız da geçe kalıyor. Akşam yemeği geç yeniyor. 21.30-22.00’den öncesi rezervasyon yapmak çok doğru olmayabilir. İstediğiniz kadar partyden erken çıkarım diyin, çıkamazsınız. Rezervasonunuz da gider, kendinizi bir büfede suvlaki yerken bulabilirsiniz.

Gece hayatında farklı seçenekler tabi ki mevcut ama biz tercihimizi adanın içinden, onların deyimiyle Town’dan yana kullandık. Hatta, kalacak yer bakarken de town’u tercih etmenizi şiddetle tavsiye ederim. Çünkü, başka bir koyda kaldığınızda hem karanlık yollarda araba kullanmak bir dert hem de zaten Town’a gelirken park yeri bulmak zor ve bulduğunuz yerler de belli bir yürüme mesafesinde. Bu sene benimle olan arkadaşlarımdan bazıları hic Town’da kalmamıştı ve kalmamak için de ısrar ediyordu. Ama ikna olup kaldıklarında haklıymışsın, büyük rahatlıkmış dediler. Sizin de aklınızda olsun.

Dönelim gece hayatına

Town’un dışında büyük kulüplerde dünyaca ünlü elektronik müzik dj’lerinin çaldığı partyler dışında çok bir şey olmuyor. Gece hayatı adanın içinde dönüyor, en güzel tarafı Town’da herşeyin birbirine yakın olması sebebiyle bar hopping yapabiliyorsunuz, hem de sabahın ilk ışıklarına kadar…

Sabah yatmadan otele yürürken de elinize peynirli bir borekitas alıp yemeyi ihmal etmeyin.

Gelelim Mikonos’ta nerelere gidelim kısmına, günün her saati için önerilerim:

Beach

 

Kalua: Mykonos’un en eski beachlerinden, kendine özel hayran kitlesi olan Kalua’nın beach kısmı hep doludur. Bulunduğu koyun konumu sebebiyle rüzgar alabilir.

Soly Mar: Benim en sevdiklerimden sakin ve güzel denizi, geniş alana yayılmış rahat şezlonglarıyla beach tanımına uyan bir yer. Gitmişken öğle yemeği yemeyi de ihmal etmeyin, mutfağı harikadır. Hatta 15.00 ve sonrasına kadar bekleyebilirseniz müziğin de hareketlendiği zamanlara denk gelip party’nin de tadını çıkarabilirsiniz.

Principote Panormos: Adanın en yeni ve en popülerinden, lüks bir otelin beachindeymişcesine hizmet aldığınız ve rahat edeceğiniz bir yer…4 kişilik localardan kiraladığınız takdirde buttler’ınız elinizi sıcak sudan soğuk suya sokturmuyor. Tercih etme konusuna gelince deniz kenarında bu kadar lüks seviyorsanız neden olmasın?

Nammos: Mikonos’un en ünlüsü, yer ayırtmış olsanız bile 12’den sonra şezlong bulamayacağınız Nammos’ta Yorgo’nun merhametine kalıyorsunuz. 60 Euro ile şezlong başına en yüksek fiyata sahip Nammos, bulunduğu koy itibarıyla güzel bir denize ve saklı bir konuma sahip. İlk gidenler için en azından bir defa gidilip görülmesi gereken bir yer.

Alemagau: Adanın bir diğer yenisi, bohem havasına uygun dekorasyonuyla adaya farklı bir soluk getiren beach, benim mutlaka görülmeli dediklerimden…

Hippie Fish: Adanın diğerlerine göre oldukça mütevazi, oldukça küçük ve sıcak beach’i, sakin bir gün geçirmek için tercih edilebilir.

Santanna: Kalua ile Scorpios arasında aynı günde birden fazla mekan gezerken uğranabilecek ya da günü burada geçirirken Kalua ve sonrasında da sunset party için Scorpios’a kolaylıkla geçebileceğiniz lokasyondaki Santanna, yer aldığı geniş arazi üzerinde size yüzme havuzu alternatifi bile sunuyor. Bu üçünün bulunduğu koyda deniz biraz taşlı olduğu için havuz serinlemek için tercih edilebilir.

Buddha Bar: Ornos’ta Santa Marina Hotel’in içinde yer alan Buddha Bar Beach’in adını mutlaka duyacaksınız diye yazıyorum. Yoksa benim kesinlikle tavsiye edeceğim bir yer değil. Çok otel otel hissi veren ve bir ambiyansı olmayan bir yer bence. Mikonos’ta onca yer varken burası listenizde yer almamalı, ama çok merak ederseniz şöyle bir uğrayabilirsiniz.

Mikonos’ta nerdeyse her koyda halk plajı da var, illa beachlere gidip şezlong ve şemsiyeye yerine göre kişi başı 25 ile 60 Euro vermek zorunda değilsiniz, aklınızda olsun.

Mikonos’ta Kahvaltı

Bowl: Adanın Ornos’ta bulunan yegane sağlıklı beslenme mekanı, herşey bowl’da sunuluyor. Yunan yoğurdundan yulaflı, yumurtalı bowl’lara kadar geniş bir seçkisi var. Smootieleri ise denemeye değer. Avustralyalı sahibesi işin başında ve her gelenle ayrı ayrı ilgilenip sohbet ediyor. Mekanın içinde duvarda asılı olan büyük kırmızı nokta ise Instagram için iyi malzeme veriyor.

The Liberty Breakfast Room: İster Yunan yoğurtlu bir kahvaltı ister alıştığınız gibi yumurtalı, omletli bir kahvaltı tercih edin, Liberty  Breakfast Room kahvaltıdaki uzmanlığıyla sizi memnun edecektir.

Marenga: Yarı sağlıklı beslenme odaklı yeni kahvaltı mekanı, yaratıcı sunumları ve lezzetli seçenekleriyle Psarou yolu üzerinde, Nammos’a gidecekseniz günü buradan başlayarak planlayabilirsiniz.

Veneti Mykonos: O gün çok uyumayı tercih ederseniz denize giderken ayaküstü harika atıştımalıklar alabileceğiniz Veneti, Ano Merias yolu üzerinde. Tuzluların lezzetine kapılıp tatlıyı sakın atlamayın, atıştırmanızı Espresso Fredo ve bir ekler ile taçlandırmayı ihmal etmeyin, sonra üzülürsünüz.

Artisan Bakery: Town’da kalıyorsanız ve kendinize gelmek için iyi bir kahveye ihtiyacınız varsa Artisan Bakery tam size göre. Yanında alacağınız borekitas da bir önceki geceden kaynaklı karbonhidrat ihtiyacını layıkıyla giderecektir.  Artisan Bakery, Downtown’da butik ve galerilerin bulunduğu dar sokakta yer alıyor. Bu galeriden Rarity Gallery gece geç saatlere kadar açık, sabah olmasa bile günün herhangi bir saatinde mutlaka uğrayıp popüler çağdaş sanat işlerini de görün.

Mikonos’ta Öğle Yemeği

Mikonos’taki başka bir trend de gün içinde işi gücü denizi güneşi bırakıp öğlen yemeğine gitmek, bunun için en popüler iki mekanı ise;

Spilia: 12.00’den itibaren istediğiniz saat yemek yiyebileceğiniz Spilia, akşam açık olmasına rağmen öğle yemekleriyle ünlenmiş. Geç ve uzun bir öğle yemeğini bir günlüğüne herhangi bir beach party ile değişebilirsiniz. Emin olun burası size hem yemekleri hem kokteylleri hem de eğlencensiyle beach’i aratmayacaktır.

Kiki’s Tavern: İnanılmaz salaş ama bir o kadar popüler Kiki’s, rezervasyon almıyor,  gidip sıraya giriyorsunuz. Ama sıra beklemek sizi korkutmasın hemen yanı başında yer alan beyaz mavi kilisenin fonunda instgram accoutnunuz için fotoğraf çekerken zamanın nasıl geçtiğini anlamayacaksınız. Ayrıca, sırada bekleyenlere rose şarap da ikram ediyorlar. Sizce de o güzel mezeler ve taze deniz mahsulleri için sıra beklemeye değmez mi?

Beach/Sunset Party

Nammos: Mikonos kadar ünlü, Mikonos denilince akla gelen ilk yer. Plajından daha çok partyleriyle meşhur Nammos’ta o kadar eğlenceli ki hiç eğlenmem, dans etmem diyen bile kendini bir noktada masanın üzerinde bulabilir. Bu sene ne yazık ki daha gitmeden Nammos hakkında heme yemeklerinin kötülüğü hem de Arapların fazlalığı sebebiyle değişen eğlenceli profilini duyup üzüldüysem de Nammos’un her zaman bir Mikonos klasiği olarak kalacağına hiçbir şüphem yok.

Scorpios: Mikonos’ta tek bir yer seç deseler kesinlikle benim tercihim Scopios olurdu. Adanın yenilerinden biri olmasına rağmen boho tarzıyla diğerlerinden ayrılan Scopios tek kelimeyle harika yemekleri ve adada gördüğüm en iyi ekip ve hizmetle beni gerçekten çok etkiledi. Scorpios’un en büyük özelliklerinden biri Pazar, Salı ve Perşembe günü yapılan ve gün batımıyla başlayıp gecenin geç saatlerine kadar süren partyleri… Bu partylerde kendinizi Burning Man’e ışınlanmış gibi hissedebilirsiniz. Çünkü bu partylerin katılımcıları kıyafet değil adeta kostümlerle mekanda salınıyor. Müzikler ise bu tarza çok uyumlu, kendinizi bir anda sürreal bir ortamda bulabilirsiniz. Demedi demeyin, gidecekseniz siz de kostümünüzü hazırlayın. Not; Scorpios’a dilerseniz plaja da gidebilirsiniz ama denizi oldukça kayalık ve plajı çok küçük. Gidecekseniz bunları göze alın ve mutlaka hem plaj, hem de yemek için, öğlen ya da akşam yemeği fark etmez, rezervasyon yaptırın.

Alemagou: Scorpios’un bir benzeri ama Scorpios kadar büyülü olmayan bu mekanla birlikte Mikonos yeni bir kimlik kazanıyor. Adada geçireceğiniz günlerin sonunda geriye dönüp baktığınızda ne farklı yerlerde ne kadar farklı şekilde eğlendiğinizi göreceksiniz.

Mikonos’ta Akşam Yemeği

Pepper: Atışmalık, çabuk yemek için en iyi adres; hamburgerleri ve suvlakisiyle karnınızı güzelce doyurup geceye devam etmenize yardımcı olacaktır.

Uygun fiyatlı, Yunan yemeği deneyimi için şunlardan birini tercih ettiğiniz takdirde üzülmeyeceğinizi garanti ederim: Kalamaki, Avra, Familia, Niko’s Tavern

Adanın Demirbaşları, Gitmeden Olmazları

Sea Satin: Yunan eğlencesi için turistlerin olduğu kadar lokallerin de tercihi olan Sea Satin, adanın alameti farikası değirmenlerin eteğinde, hemen deniz kenarında yer alıyor.  Mikonos’a gittiyseniz Sea Satin’e gitmeden olmaz, gitmişken de ballı lokma yemeden olmaz.

Interni: Şehrin en eski restoranlarından ama her zaman popüler İtalyan’ı ama pizza bulamazsınız onu baştan söyleyim. Onun yerine harika et ve balık yemekleri, taze salatalar ve her zaman sizi canlı tutan bir ambiyans bulursunuz. Yemeğiniz bitse bile çıkmak istemeyeceksiniz çünkü Interni aynı zamanda adadaki en popüler barlardan birine de ev sahipliği yapmakta.

Katrin: Bulunduğu dar sokak itibarıyla bulması biraz zor olsa da şöyle ağırbaşlı ama lezzetli ve klasik bir yemek yemek isterseniz Katrin aramaya değer bir restoran.

Mikonos Town’daki Uzakdoğu Esintisi:

Ling Ling: Adanın yenisi ama geç gelmesine rağmen en popülerleri arasına girmeyi başarmışı. Interni’nin kapı komşusu, Hakkasan Grubu’nun üyesi; yemeğe gitmeseniz bir barına uğramadan geçmeyin. Şanlıysanız o aksam canlı performansı bile yakalama şansınız olabilir.

Nikkei: Restoran, dünyada son yılların yükselen mutfağının adını almış Nikkei, Peru-Japon sentezi tabaklarını dört bir yanını begonvillerin sardığı açık mekanda sunuyor. Eğer bu mutfağı bugüne kadar denemediyseniz, Londra’ya da yakın zamanda gitme imkanınız yoksa Mikonos, size bu mutfağı deneyimleme şansını eşsiz bir bir atmosferde sunuyor.

Nobu Matsuhisa: Belvedere Otel’in içinde yer alan Nobu, Japan mutfağı sevenleri ne mekanıyla ne de yemekleriyle hiçbir zaman hayal kırıklığına uğratmaz.

Kiku/Cavo Tagoo: Eşsiz gün batımların sanatla iç içe mekanına gidip sadece içkiyle yetinmek istemezseniz geceye sushi ve Japon mutfağının diğer yemekleri eşliğinde devam edebilirsiniz.

Mikonos Town Barları

Zevkinize göre adanın içinde bütün gece hatta sabaha kadar bar bar kulüp kulüp gezip, farklı türlerin tadını çıkarabilirsiniz.

Mikonos’ta Mutlaka Uğramanız Gerekenler:

Caprice: Adanın en eski barlarından, orjinal yerinden taşındıktan sonra eski havasını kaybetmiş olsa da geceye başlamak için hala daha iyi bir yer yok.

Astra: Town’un ortasında elektronik müzik çalan, saat 02.00’dan sonra gerçek kimliğini bulan ama gecenin daha erken saatlerinde de misafirlerini güzel müzikle iyi içkiyle beraber bahçesinde ağırlayan mekan.

Moni: Adanın kapalı kapılar arkasındaki yegane kulüplerinden biri. Astra’dan sıkılırsanız ya da eğlenceye farklı bir yerde devam etmek için iyi bir alternatif.

Guzel: Adanın başka bir alameti farikası, gecenin geç saatleri hatta after hours denilen sabaha doğru saatlerin vazgeçilmez mekanı…

4711: Lokal Yunan eğlenecesi nasıl oluyor diye merak ederseniz, 4711 taverna olarak size en iyi cevabı verecektir.

 

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR: 30’LU YAŞLARDA SAĞLIKLI, FIT VE MUTLU OLMAK İÇİN YAPMANIZ GEREKEN ŞEYLER

 

 

Bunları da sevebilirsiniz

Scroll Up