KEŞFET

Burning Man: Kafamın İçindeki Küçük Kapıları Açtım!

Orhan Pamuk’un ‘Yeni Hayat’ romanının ilk cümlesi gibi: ‘Bir gün bir kitap okudum ve bütün hayatım değişti‘. Ben de Burning Man için ‘ Bir festivale gittim ve hayatım değişti’ diyebilirim.

Burning Man bu sene 30. yaşını doldurdu ve bu süreçte ben kendisini iki kere ziyaret etme şansı yakaladım. Şans diyorum çünkü 70.000 biletin 45 dakikada tükendiği bir festivale gidebilmek büyük bir şans. İlk yıl gitmeden önce belgeseller, videolar, yazılar ne var ne yoksa okundu, izlendi, yutuldu. BM’e daha önce bir kaç kez giden arkadaşlarla birlikte ilk ziyaretimi yapacağım için de aslında kafam rahat. Hazırım ve her şeye hazırlıklıyım!

Uzun bir uçuş, üstüne LA’den yapılan 12 saatlik araba yolculuğu ve bir de hani bizim bayram dönüşlerinde Topçular – Eskihisar feribot kuyruğu olurdu ya dur kalk dur kalk 4 saatte giderdin, biz de Black Rock City’e girmek için aynı şekilde 8 saat ilerledik. İşin fenası etrafta düzlük ve dağlıktan başka gözüken hiç bir şey yok. Uzakta parlayan ışıklar var ama o ışıklara da bir türlü varamıyoruz. Aslında varacak bir yer var gibi de gözükmüyor baktığın zaman.

Uzun saatler sonunda girişe vardık. Derken ışıklı dinozor kıyafeti giymiş bir adam biletimizi ve aramızda Burning Man’e ilk defa gelen var mı diye sordu ve bizi arabadan indirdi. Bize sarılarak bundan sonra hayatımızın iyi yönde değişeceğini ve yere yatıp doğa anayı kucaklamamızı söylediğinde anlam veremesek de dediğini yaptığımızda bütün o uzun yollar, yolda geçen saatler aktı gitti toprağa.

burning manburning manburning man

 

Sonraki 7 gün ne mi yaşadım?

Hayatımda gördüğüm en humanist, en paylaşımcı, en pozitif insanlarla karşılaştım.

Hayatımda duyduğum en güzel müzikleri dinledim.

Fonda efsane müziklerle hayatımda gördüğüm en güzel gün doğumunu izledim.

En çılgın partilere katılıp içimdeki dans kraliçesini daha iyi keşfettim.

Bütün ön yargılarımı bir daha giymemek üzere bir kenara astım.

İnsanlığa olan inancımı biraz olsun geri kazandım.

En güzeli de hayatın benim için ne anlam ifade ettiğini, hayattan ne istediğimi, bu hayata neden geldiğimi sorguladım ve sanırım bir kısmına cevap verebildim.

Yaşadığınız deneyimin 7 günlük değil bana kalırsa bir ömürlük etkisi var. Bir festivalin nasıl bu kadar etkili olabileceğini sorarsanız, inanın bunun net bir cevabı yok. Deneyimlemeniz ve cevabı kendinizin vermesi gerekiyor ama benimle aynı şekilde hisseden çok fazla insanla karşılaştım oradayken.

Burası herkese göre tabi ki değil. Eğer konfor istiyorsanız şimdiden üstünü çizebilirsiniz. Çöl iklimi hakim olduğu için gündüzleri çok sıcak, geceleri buz gibi bir hava. Buz ve kahve dışında satın alabileceğiniz hiç bir şey olmadığı için ihtiyacınız olan tüm malzemeleri yanınızda götürmeniz gerekiyor. Duş fasilitesinden yoksun, çöldeki kum fırtınalarına göğüs germek de her yiğidin harcı değil tabii.  4km çapında bir alana kurulduğu için şehirde bisikletle ulaşımı sağlıyosunuz, gece kaza yaşamamak adına hem kendinizi hem de bisikletinizi ışıklarla donatıyorsunuz. Kostüm ve bisiklet süslemek işin en keyifli kısmı ve hayal gücünde limit gökyüzü!

burning manburning manburning man

 

Burning Man keşke senede bir kere olan bir festival olamasa, istediğimiz her zaman gidebileceğimiz bir yer olsa ve biz istediğimiz zaman fişi çekmek için oraya kendimizi atsak.

Ey Işıklı dinozor! bana hayatımın değişeceğini söylerken haklıymışsın.

Kafamın içindeki küçük kapıların anahtarları meğer orada saklıymış.

Seneye görüşmek üzere,

burning man


Bunları da sevebilirsiniz

Scroll Up