AFRİKA GEZ-GÖR ÖNE ÇIKANLAR

Güney Afrika Safari Günlüğü: Doğaya Karışıp Kaybolmanın En Güzel Yeri

Afrika’da her sabah bir ceylan uyanır,
En hızlı aslandan daha hızlı koşması gerektiğini yoksa öleceğini bilir.
Afrika’da her sabah bir aslan uyanır,
En yavaş ceylandan daha hızlı koşması gerektiğini yoksa aç kalacağını bilir.
Aslan ya da ceylan olmanızın bir önemi yoktur.
Yeter ki güneş doğduğunda koşmak zorunda olduğunuzu bilin.

Atasözünden daha çok Afrika’daki doğal yaşamı anlatan bu söz safari hayalimin başlangıcıydı.

Güney Afrika Safari Günlüğü: Aşı Gerekli mi?

Uçuştan yaklaşık 1 ay öncesinde araştırmalar başladı; güvenlik, sağlık gibi konuların yanı sıra safari alanı için de hazırlık yapmam gerekiyordu.

Öncelikle aşı kurallarına göz atmakta fayda var, belirli durumlarda aşı zorunlu belirli durumlarda isteğe bağlı, Güney Afrika Büyükelçiliğini arayarak detayları öğrenebilirsiniz. Benim zorunlu aşı yaptırmama gerek kalmadı ve yaptırmadım. Gitmeden önce tedbir amaçlı sıtma ilacı almıştım neyse ki ona da ihtiyacım olmadı.

Güney Afrika Safari Günlüğü: Vize Alınıyor mu?

Tatilin sağlıkla ilgili araştırmalarından sonra sıra geldi vizeye. Güney Afrika’da kapıda vize uygulanıyor, sadece dönüş biletimi göstererek rahatlıkla kapıdan geçtim. 30 güne kadar sorunsuz vize veriyorlar.

Güney Afrika Safari Günlüğü: Yanınıza Mutlaka Almanız Gerekenler

Safari alanı için olmazsa olmazlar; öncelikle elbette su matarası 🙂 Aralık ayında gittiğim için yaz mevsiminin en sıcak günlerine denk geldim. Çöl botu, çorap, şapka, güneş kremi, dudak koruyucu ve sinek ilacı valize ilk koyulacaklardan. Safariye çıkılacak zamanlarda toprak tonlarında giysiler tavsiye ediliyor, böylece doğaya karışıyor ve hayvanların ilgisini çekmemiş oluyorsunuz. Kısacası tamamı yeşil ve kahverengi tonlarından oluşan bir valiz hazırlamak gerekiyor. Rahat edebileceğiniz türde bol ve pamuklu kumaştan yapılan giysileri tavsiye ederim, mayonuzu unutmayın!

Güney Afrika Safari Günlüğü: Yolculuk ve Genel Bilgiler

Güney Afrika yolculuğum İstanbul Havalimanı’ndan 10 saatlik direkt uçuşla Johannesburg Tambo Havalimanı’na varmamla başladı. Havaalanında Güney Afrikalı ünlü aktivist ve bölgenin ilk siyahi devlet başkanı Nelson Mandela’nın heykeli sizi karşılıyor. Nobel Barış Ödülü dahil 250’nin üzerinde ödüle sahip Mandela ‘Ulusun Babası’ olarak görülüyor.

‘Büyük bir tepeyi aştığında insanın bulacağı şey, daha aşılacak çok tepelerin olduğudur’, Nelson Mandela.

Güney Afrika’ya gelince bu söze kalpten inanıyorsunuz.

Ülkenin para birimi Güney Afrika Randı, gitmeden önce veya havaalanında mutlaka paranızı çevirmelisiniz, hiç bir yerde euro/dolar kabul edilmiyor. Ben tüm alışverişlerimi kredi kartıyla yaptım, nakit kullanmadım. Ülkede suç oranı çok yüksek olduğu için dikkatli olmakta fayda var. Havalimanında şaşkın bir şekilde etrafa baktığınız anda birileri gelip kafanızı karıştırmaya, bir şeyler satmaya veya sizi taksiyle götürmeye çalışabilir. Görevliler dışında kimseyle konuşmamaya özen gösterin. Ben de şaşırmış olmalıyım ki, 2 kişi gelip valizlerimi almak istedi. Bu gibi durumlarda ‘hayır’ diyerek hemen uzaklaşmak en iyisi.

Genel olarak güvenlikle ilgili çok hikaye duydum, ben hiç bir sorun yaşamadım diyebilirim.

Güney Afrika Safari Günlüğü: Johannesburg’tan Kamp Alanına Ulaşım

Havalimanından kiralık araçla yaklaşık 5 saat giderek ülkenin kuzeyindeki Limpopo şehrinde bulunan kamp alanına ulaştık. Kamp alanı Kruger Milli Park’a yakın olmakla birlikte, Mozambik ve Zimbabve sınırına da çok yakın. Araç yolculuğunu kısaltmak isterseniz Polokwane Uluslararası Havalimanı üzerinden iç hat uçuşuyla ulaşım sağlanabiliyor, havalimanından araçla kampa ulaşmak 2 saat sürüyor.

Güney Afrika Safari Günlüğü: Kamp Alanı

Kamp alanı kapıları havyanseverlerin olduğu kadar profesyonel fotoğraf tutkunlarının, yoga gruplarının ve av meraklılarının da gözdesi. Avcılık ve turizm gelirlerinin neredeyse tamamı havyanları korumaya harcanıyor. Binlerce dönümlük el değmemiş arazide jeep safari dışında helikopter turu da oldukça heyecan verici.

Göz alabildiğine çeşitli tropik ağaçlar, kırmızı toprak ve kayalardan oluşan arazide sayısız hayvan var. Kamp alanının kapısına henüz varmıştık ki çeşitli böceklerle tanışma fırsatım oldu 🙂

 

Bungalovlar, oturma alanları, havuz ve mutfaktan oluşan kamp alanının tamamı elektrikli tel örgülerle çevrili, yani geceleri gönül rahatlığıyla uyuyabilirsiniz. Odanıza küçük sevimli yarasalar girebilir, onlardan korkmayın, çeşitli böcek ve haşereleri yiyerek size iyilik yapıyorlar. Olur da bir yarasayla karşılaşırsanız çıplak elle temastan kaçınmalısınız, eğer yarasayı tutmanız gerekiyorsa bir havlu kullanmanız iyi olur.

Doğal yaşam alanının içindeyken duyulabilen tek ses kuş cıvıltıları ve diğer hayvanların çıkardıkları sesler, arınmak için birebir! Geceleri hayvanların sizin için özel olarak hazırladığı ninnilerle uyuyup, sabahları yeni bir melodiyle güne şahane hissederek başlamanızı sağlıyorlar. Tek bir bulutun olmadığı masmavi gökyüzü geceleri milyonlarca yıldızın görülmesiyle tam bir seyir sunuyor, giderseniz benim için Venüs ve Taurus yıldızını saatlerce izleyin!

Kamp alanında bizim grup dışında hiç kimse yoktu. Alanın özellikle dolunay dönemlerinde gönüllü hayvanseverler tarafından dolması, geceleri kaçak avcılığın önlenmesi ve hayvanların güvenliği için nöbet tutulması edindiğim diğer bilgiler.

Gün içinde lokal bir çift gelip yemek ve temizlik gibi ihtiyaçlarımıza yardımcı oldular, bu arada ben de ailenin 4 yaşındaki enerjisi asla bitmeyen kızları Kim’le bolca oyun oynama fırsatı yakaladım.

Sabahları omlet ve pancake gibi seçenekler varken, akşamları barbekü ağırlıklı beslendik. Yemeklerin ve özellikle etlerin lezzetini tarif etmem imkansız! Lokal meyvelerden kavun favorim oldu, Türkiye’dekinden biraz daha farklı olarak içi turuncu, tat olaraksa çok benzer diyebilirim.

Küçük Prens kitabında bahsi geçen Baobab ağaçları ufka kadar görülebiliyor. Adansonia cinsi ağacın çevresi yaklaşık 30 metreye kadar genişleyebiliyorken, en fazla 25 metre yüksekliğe ulaşabiliyor. 3.000 yaşına kadar yaşayan bu efsane ağacın, şeytanın işi olarak ters çevrildiğine inanılıyor. Meyvesi C vitamini deposu, beyaz çiçeği 1 günde açıp sararıp dökülüyor. Dallarından yapraklarına faydaları saymakla bitmeyen ağacın kabuğundan ilaç ve kağıt yapımına kadar bir çok alanda yararlanılıyor.

Güney Afrika Safari Günlüğü: Hayvanlarla Tanışma

Kamp alanına yerleşir yerleşmez ilk safari deneyimim başlamış oldu, gördüğüm ilk büyük hayvan bir Buffalo sürüsüydü, ardından nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan beyaz gergedanları bularak onları besledik. Bu arada renkleri beyaz değil gri, tıpkı siyah gergedanın da siyah olmadığı gibi 🙂 Türlerinin içinde en cana yakın olanları beyaz gergedanlar, gözleri iyi görmediğinden kulaklarıyla sesleri takip ederek ilerliyorlar, yani çok ses çıkarırsanız ortalama 2 tonluk bir hayvanı üzerinize çekebilirsiniz. Otçul olduklarından zararsız denebilecek bir hayvan, yinede kurallara uymak şart.

Aralık ayında hava yaklaşık 40 derece olmasına rağmen safariye çıkarken toz ve böceklerden kaçınmak için ayak bileğimi saran çöl botlarım ve çoraplarımı hiç çıkarmadım. Sabahları botlarınızı silkeleyip giymeniz gerekiyor, gece ise karanlık alanlarda özellikle dikkat etmek gerekiyor zira istemeden de olsa bir böcek veya akrebe basabilirsiniz.

Safari sırasında hayvanları rahatsız edecek tonda ses çıkarmak ve araçtan inmek yasak, siz siz olun benim gibi araçtan inip 2.5 tonluk bir beyaz gergedan tarafından kovalanmayın! Onların doğal yaşam alanında olduğunuzu unutmayın, gerektiğinde bölgelerini savununacaklardır.

Beyaz gergedan kovalamacasından sonra filleri aramaya koyulduk, 15 dakika sonunda kahvaltısını yapan bir fil bulduk. ‘Filler kahvaltıda ne yer?’ diye merak ediyorsanız hemen söyleyeyim her şeyi! Tüm çalı ve ağaçları dallarıyla birlikte yiyorlar. Genellikle yemeklerini sindirememeleri dolayısıyla dışkıları kağıt üretiminde kullanılıyor. Arazide dolaşırken bir sürü kırılmış dal, ağaç görülüyor hepsinin sorumlusu filler, asla doymuyorlar!

Uyku halleriyse görülmeye değer; bir çok memelinin aksine filler günde en fazla 2 saat uyuyor, bir fili uyurken görebildiğim için çok şanslıyım. Tonlarca ağırlıktaki bu hayvanlar yatıp kalkarken çok enerji harcadıkları için ayakta uyuyor. Sıcaktan etkilenmemek için yaptıkları çamur banyosu görülmeye değer başka bir sosyalleşme yöntemleri.

Hayvanat bahçesi dışında, doğal ortamında ilk kez bu kadar yakından fil gördüm, inanılmaz etkileyici bir hayvan. Seyahatin öncesinde bu kadar etkilenip, saatlerce hipnotize olmuş gibi filleri izleyeceğimi düşünmemiştim. Erkek filler çok sakin ve cana yakınken dişi fillerden uzak durmak şart, eğer yavrularıyla birliktelerse çok korumacı oluyorlar ve mutlaka kovalıyorlar. Dev görüntülerinin aksine şaşırtıcı derecede hızlı hayvanlar.

Güney Afrika Safari Günlüğü: Kampta Sıradan Bir Gün Nasıl Geçer?

Sabah 5 gibi hava aydınlanıyor, gün içinde sıcaklık 40 dereceye kadar yükseldiği için safariye sabah 5.30-9.30, akşamları ise 17.30’dan itibaren çıkılıyor. ‘Tatilde 5’te kalkılır mı?’ diyen biri olarak her sabah 5.30’da atıştırmalık ve suyumu hazırlayıp yeni maceralara çıktım. Sabah hava serin olduğu için hayvanların görülme olasılığı daha yüksek, çıkarken yanınıza uzun kollu yedek bir üst almanızı tavsiye ederim, gün içinde hava sıcaklığı 40 dereceye kadar ulaşsa bile özellikle dağlık bölgeler sabahları oldukça serin olmaya devam ediyor.

Gece safarileri daha çok gün batımında bölgenin lokal içkisi olan Amarula eşliğinde geçti. Amarula likörü bölgeye özgü marula ağacı meyvesinden yapılıyor. Marula ağacı ismen çok bilinmese de hayvanları sarhoş eden meyve olarak mutlaka duymuşsunuzdur. Yeşil-sarımsı bir meyve olan marula C vitamin deposu, meyveler yüksek sıcaklıktaki güneşte bekleyip fermente olduğunda ise o meşhur videolardaki komik görüntüler ortaya çıkıyor.

Marula ağacı yerli halk tarafından ‘doğurganlığın sembolü evlilik ağacı’ olarak görülüyor, inanışa göre doğacak çocukların cinsiyetini belirlemek isteyen kadınlar erkek çocuk istiyorlarsa ‘erkek ağacın kabuğunu’, kız çocuk istiyorlarsa ‘dişi ağacın kabuğunu’ içecek olarak hazırlayıp içiyorlar. Günümüzde marula meyvesi kahve, iplik, kozmetik ve ilaç gibi farklı alanlarda da kullanılıyor.

İstanbul’a dönüşte marula meyvesi tohumu getirdim, umarım çabuk büyür 🙂

Amarula içkisi eşliğinde marula meyvesi-dalı-ağacı yiyen filleri izlemek ve Zimbabwe ismindeki erkek fille aynı Baobab ağacığının gölgesini paylaşmak benim için seyahatin en unutulmaz anları oldu.

Zebra, zürafa, sırtlan, babun ve çeşitli antilop türleri arazideki diğer büyük havyanların başında geliyor.

Safari aracıyla ilerlerken bir anda zürafalarla karşılaşmak dünyanın en zarif sürprizi olabilir, genellikle kalabalık gruplar halinde oluyorlar yani bir anda kendinizi GiraffeLand’de bulabilirsiniz. Oldukça çekingenler ve insanlardan kaçıyorlar, upuzun boyunları ve tüylerle kaplı boynuzlarıyla erkek egemen bir tür. Zürafalar 5.5 metreye kadar uzayabiliyor ve 1.5 ton ağırlığına ulaşabiliyorlar. Dilleri 40 cm’ye kadar büyürken, bugüne kadar seslerini duyan çok az kişi olmuştur, genelde geceleri iletişim kurdukları gözlemlenmiş. Yeni edindiğim bilgilerden biri de bir zürafanın cinsiyetini boynuzlarına bakarak anlamak, ince boynuz dişi, kalın boynuz erkek olduğunu gösteriyormuş.

Kamp alanını ziyaret eden çok fazla hayvan oluyor elbette. Bir maymun türü olan babunlar kamp alanının önüne kadar geldi, ortalığı karıştırıp dağıttıkları için çevre halkı tarafından çok hoş karşılanmıyorlar.

Akşamları yüksek bir dağın zirvesine çıkarak gün batımı manzarasını izliyorlar, benimkinden daha iyi manzaraları olduğu için bir süre sonra kendimi babunları izlerken buldum, onları izlerken gün batımını çoktan kaçırmışım bile.

Bahçeye giren bir diğer hayvansa bir antiloptu, havuzun başında kısa bir tur attıktan sonra güvenli bir şekilde kendi yaşam alan alanına döndü.

Eklembacaklı bir tür olan bok böceği beni en çok şaşırtan oldu, çok küçük bir hayvan olmasına rağmen çok güçlü. Kapalı kaldığı alanlarda hızla etrafını kazmaya çalışarak kendine çıkış yolu arıyor. Elinize alıp diğer elinizi üzerine kapattığınızda bir anca avucunuzu kazmaya çalışabilir, denenmiş ve onaylanmış kesin bilgi.

Bokböceği reenkarnasyonu simgeliyor, aynı zamanda kutsal olarak nitelendirilen böcek günümüz dünyasının bile en geçerli tılsımlarından biri olarak görülüyor.

Güney Afrika Safari Günlüğü: Gece Safarisi

Gece safarisine gelecek olursak; başlı başına ayrı bir deneyim. Gece zifiri karanlıkta safari aracıyla gezinirken spot ışıkla hayvanları arıyorsunuz, hayvanların gözlerine ışık geldiğinde çok net şekilde görülebiliyorlar biz yine de rahatsız etmemek için direkt gözlerine ışık tutmamaya çalıştık. Gece safarisinde farklı hayvanlar görmek olası, baykuş bunlardan birisi. Gece karanlığında gözlerine ışık tutulduğunda gözleri kırmızı olan hayvanlar tehlikeli, gözleri sarı olan hayvanlar yüksek oranda zararsız olanlar.

Afrika sıcağında serinlemek hem de piknik yapmak isterseniz kamp alanının dışında, araçla yaklaşık 1 saat mesafedeki Lowveld Debengeni şelalelerinde yüzmek tavsiye edebileceğim farklı bir tur olabilir. Genellikle şelaleler buz gibi soğuk olur, ancak Afrika’da işler öyle değil. Şelalenin serinletici özelliğinden çok balıkların gelip ayaklarınıza masaj yapması öncelikli aktivite olabilir. Yüksek bir yere tırmanıp şelaleye atlamayı unutmayın, göründüğünün aksine su oldukça derin.

Güney Afrika Safari Günlüğü: Helikopter Gezisi

Safari helikopteriyle arazinin üzerinde gezinmek, yakından gördüğünüz hayvanları bir de yukardan görmek farklı bir deneyim. Hayvanlar helikopterin sesi yüzünden dört bi yana kaçışıyorlar, dileyen misafirler için yüksek aksiyonlu farklı seçeneklerde mevcut. Oraya kadar gitmişken Safari Helikopter yapmadan dönmeyin!

Türkiye’de yaşayan birisi olarak Aralık ayında sıcak bir bölgede olmak çok ilginç, Christmas’da kırmızı şapkanızla havuzda yüzebiliyorsunuz 🙂 Gündüzden ziyade geceleri serinlemek için yaklaşık 4 saat havuzda oturduğum doğrudur, gerçekten çok sıcak bir ülke. Havuz yeterli büyüklükte, giriş kısmı merdivenli ve bir tarafı daha derin olarak tasarlanmış. Su içmek isteyen hayvanlar tarafından sık ziyaret edilmesiyle, bazı sinek ve böceklerin içine düşerek ölmesi çok üzücü. Gün içerisinde bir kaç defa ölü hayvanları temizlemek gerekiyor. Yüzmekten ziyade vakit geçirebileceğiniz, merdivenlerinde içkinizi yudumlarken serinleyebileceğiniz bir alan olarak düşünebilirsiniz.

Güney Afrika Safari Rehberi: Kamp

Akşam ışıkları açarken iki kez düşünmek gerekiyor, ışıkların etrafı çeşitli sinek ve haşerelerle dolarken bir anda natural live show’a dönüşüyor. Akşamları ışıkları olabildiğince kapalı tutmak isteyebilirsiniz, özellikle mutfaktaki büyük camlı buz dolabının önündeki show her gece kapalı gişe oynuyor ve bu yüzden sabahları buzdolabının önünde bir şekilde ölmüş yüzlerce haşere temizlemek gerekiyor.

Aslanı beklediğiniz biliyorum 🙂 Aslanların sadece sesini duyabildim, maalesef göremedim. Ancak sesi bile bu kadar ürkütücüyse yakından görmek ister miydim bilemiyorum, bir sonraki turda buna karar vermiş olacağım.

Kısacası önce doğaya karışıp kaybolmak, sonra yenilenerek kendinizi bulmak isterseniz gideceğiniz yer belli!

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR: KIZIL ÜLKE ÜRDÜN’DE 1 AY

Kapak Foto:  Harshil Gudka

Bunları da sevebilirsiniz

Scroll Up