GÜNEYE YERLEŞMEK İLHAM VEREN HİKAYELER

Güneye Yerleşmek: Sevgili Bodrum ile Bodrum vol.6

Güneye Yerleşmek serisinde yine çok heyecanlandığım bir röportajla karşınızdayım! Kendisini uzun zamandır ‘Sevgili Bodrum’ olarak tanıyıp takip ediyorum. Sevgili Bodrum platformunda Bodrum’a yerleşen bir çok kişiyle röportajlar yapan, Bodrum etkinliklerini, mekanlarını duyuran sevgili Nevra Nergiz; bu sefer The Urban Melody’de  kendi hikayesini anlattı.

Merhaba Nevra, seni Sevgili Bodrum olarak biliyoruz ama bu güzel projenin arkasında aslında kim var, seni biraz tanıyabilir miyiz?

Merhaba. Sevgili Bodrum olarak bilinmek güzel! 5 sene önce bu projenin fikri üzerinde çalışırken tam da hayal ettiğim şey buydu zaten. O yüzden önce bir teşekkürle başlamak istiyorum. Bizi tanımak istemeniz çok değerli gerçekten. Sevgili Bodrum bir web yayını. İçeriğinin büyük bölümü büyükşehirden Bodrum’a göçen profesyonellerle röportajlardan oluşan, zaman içinde mekan, otel, etkinlik önerileri de vermeye  başladığımız bir dijital platform. Elbette olmazsa olmaz bir sosyal medya ayağı da var. Fikir benden çıktı ama etrafımda işin bu noktaya gelmesini sağlayan yaratıcı insanlar da var elbette. Beni tanımak istiyorsanız kısaca; dergici olarak başladığım kariyerimde basılı ve dijital yayıncılığın pek çok alanında, pek çok pozisyonda rol almış bir iletişimciyim.

Bodrum’a yerleşme kararınız nasıl ortaya çıktı? Öncesinde sık sık gidip gelir miydiniz, biraz karar aşamanızdan bahseder misin?

Yaz tatillerinde gelip giderdik ama sık sık denemez. Tanımıyorduk açıkçası Bodrum’u. Yerleşme kararını vermemiz ise 1 senemizi aldı. İstanbul’da yaşamak istemediğimizden ve daha az stresli, doğaya yakın bir yerde yaşamanın denemesini yapmak istediğimizden emin olduğumuzda “haydi” dedik, geldik.

Yaşayacağınız yeri seçerken nelere dikkat ettiniz?

Valla dediğim gibi bölgeleri çok iyi bilmiyorduk. Bahçeli ev hayalimiz vardı sadece. Ona odaklanmıştık. O sıralar 2 yaşında olan oğlumuz Miran’la kolay hareket edebileceğimiz; toplu taşımaya, denize, hastaneye ve okullara yakın bir yer seçmemiz gerekiyordu. Ortakent de tüm bu saydıklarımı karşılıyordu. Dolayısıyla bu bölgede bulduğumuz ilk bahçeli evi tuttuk.

 

View this post on Instagram

 

A post shared by Sevgili Bodrum (@sevgilibodrum) on

İlk taşındığınızda en çok nelerde zorlandınız? Özellikle ısınmanın baya zorlayıcı olduğunu duymuştum.

Buna mecburen ebeveyn kimliğimle cevap verebileceğim. Ben en çok “çocuğum için doğru karar verdim mi?” konusunu kafamda çözmek konusunda zorlandım. Evet, daha doğal, daha rahat, daha organik bir hayat sunmuştuk ama gerek eğitim, gerekse de kültür & sanat bakımından geride kalması düşüncesi biraz kurcalamıştı başlarda aklımı. Şimdi tabii son 5 yılda Bodrum’un yaşadığı dönüşüm nedeniyle o endişem epey hafifledi. Isınma bizim için hiç bir zaman sorun olmadı. Soba mükemmel bir şey!

 

View this post on Instagram

 

A post shared by Sevgili Bodrum (@sevgilibodrum) on

Peki ya güzel tarafları? İyi ki gelmişiz diyor musun?

Güzel taraflarını saymak inan çok uzun sürer 🙂 Neden daha önce gelmemişiz diyorum daha çok! Ama aşırı derecede kişisel bir soru bu. Nice “yandım Allah” deyip dönenler, bunalıma girenler, mutsuz insanlar var burada da. Muhtemelen her yerde olduğu gibi… Biz kendi koşullarımızı uydurabildiğimiz ve basit yaşamaktan hoşnut olduğumuz için mutluyuz.

Sevgili Bodrum platformunda çok keyifli röportajlar ve etkinlik, mekan önerileri yapıyorsun. Bu platform nasıl oluştu?

Önce röportajlardan oluşan bir web yayını olarak kuruldu: www.sevgilibodrum.com. Sonradan eklenen tüm hizmetlere aslında Bodrum dinamikleri neden oldu. Etkinlikler düzenlemeye başladık. Hobi atölyeleri, seminerler, paneller gibi… Web sitemize röportaj veren hemen herkesle dirsek temasını devam ettirdiğimiz için çok nitelikli bir sosyal ağa sahip olmuş olduk. Bunun da dijital platformda kalmasını istemedik. Alışveriş şenlikleri, tiyatro turneleri ve festivaller geldi arkasından. Çünkü takipçiler talep etti. An itibariyle de hem kendi etkinliklerimizin organizasyonlarını yapıyoruz; hem de Sevgili Bodrum’un yayın tarafı için içerik üretiyoruz. Mesela sırada 18-19 Nisan’da Bodrum Çocuk Festivali var. Bu vesileyle herkesi davet etmiş olayım. Bodrum’da limonata gibi bir havada, neşeli bir hafta sonu geçirmek isteyen şehirliler de bu eğlenceye katılsın.

 

View this post on Instagram

 

A post shared by Sevgili Bodrum (@sevgilibodrum) on

Sevgili Bodrum haricinde bir işte çalışıyor musun? Günlerin nasıl geçiyor?

Kardeşim ve eşi Cana & Kürşat Ünsal ile birlikte kurduğumuz bir tasarım ajansımız var: Edito İletişim. Eşim Sami Nergiz de ekibe dahil. Edito’nun işleri devam ediyor. Daha ziyade İstanbul ve yurt dışından firmalara hizmet veriyoruz. Müşterilerimizle online iletişim kurduğumuz bir sistemimiz var. Ben ayrıca bir  başka dijital ajans için editörlük de yapıyorum. Yani freelance projelerim de devam ediyor. Aslında Sevgili Bodrum’u iş olarak görmüyorum her ne kadar ticari getirisi olsa da… O bizim prestij yayınımız.

Günlerim nasıl geçiyor? Masa başında değilsem ya da toplantım, röportajım yoksa yürüyüş yapıyorum mutlaka her gün. Şu sıralar sağlıklı beslenme konusuna kafa yoruyorum. Bodrum bu konuda da bana yardımcı oluyor. Oğlum 7,5 yaşında oldu. Onun okulu, cimnastiği, ödevleri falan derken akşam oluyor zaten. Yazın çok fazla gelip giden oluyor, onlarla vakit geçiriyoruz. Deniz sezonu açıldığı anda da her boş vaktimde sahilde oluyorum.

Bodrum’da çocuk büyütmek hakkında neler söyleyebilirsin?

Bebeklik ve okul öncesi ve hatta ilkokul dönemi için mükemmel nimetlere sahip. 7-8 ay denize girebildiğin, kumsalda takılıp oyunlar kurabildiğin, bahçeye yayılabildiğin, ormana çok kolayca ulaşabildiğin, pusetini medeni şekilde itebildiğin, doğal besinlere ulaşabildiğin, sessiz, huzurlu, mis gibi bir ortam var. Bir takım alternatif eğitim modellerini benimsemiş okullar da mevcut. Dolayısıyla şöyle diyebilirim; bence 10 yaşına kadar çocuğun tüm ihtiyaçlarını en kaliteli şekilde karşılayabilirsin burada. Sonrası için yine akademik olarak değil de; kültürel bir eksiklik yaşanabilir. Yani kendi ortaokul ve lise zamanlarımı düşündüğümde; mutlaka ayda 2 kez tiyatroya gittiğimi, bienalleri takip ettiğimi, sevdiğim yazarların imza günlerine katıldığımı, ilgimi çeken sergilere gitmek için can attığımı hatırlıyorum. O tip imkanlar minimumda burada. Spora ilgisi varsa çocuğun, özellikle de yüzme, yelken gibi Bodrum’da çok fazla pratik yapabileceği bir branşı seçmişse önü bayağı açık olur.

 

View this post on Instagram

 

A post shared by Sevgili Bodrum (@sevgilibodrum) on

Son yıllarda İstanbul’dan Bodrum’a o kadar çok kişi taşındı ki, artık fiyatların da İstanbul seviyelerine ulaştığını duyuyoruz. Kiralar olsun, yiyecek olsun ya da eğitim biraz karşılaştırabilir misin?

Tüm bu söylediklerin çok pahalı. 6 sene önce 2 lira kira veriyorsak; şu an aynı ev için 5 lira vermemiz gerekiyor. Aynı artış oranı eğitim ve diğerleri için de geçerli maalesef.

Sence Bodrum’a yerleşmeyi düşünen birinin dikkat etmesi gerekenler neler? Karar ve taşınma aşamasında basitçe hangi adımları izlemeli?

Bodrum’u sevdiğini, araştırmış olduğunu, yaz & kış yaşayanlarla sohbet ettiğini, kışın gelip biraz etrafta takıldığını var sayarak cevap veriyorum. Ne iş yapacak? “Gider orada bir kafe açarım” klişesine girerse çok üzülür. Sanayi yok burada. O tip bir profesyonel alanı varsa, iş bulması çok zor. Kurumsal firmalar var ama bütçeler ve anlayışlar büyükşehirden çok farklı, genelde mutlu olunmadığını görüyorum. Dolayısıyla önce işini garantiye almalı. Aksi taktirde keyfini süremez çünkü.

Onun dışında 7 çift ayakkabının 6’sından kurtulsunlar, kılık kıyafetlerini gözden geçirip, çok büyük bir kısmını bağışlasınlar, ev eşyalarını epey bir azaltsınlar sonra gelsinler. İzlenecek adımlar gibi bir formül vermek zor elbette, herkesin hikayesi farklı gelişebilir ama en güzeli bu yoldan geçenlerle bol bol sohbet etmek olabilir. Aslında Sevgili Bodrum röportajlarını yapmamızın bir nedeni de buydu. İlham vermek! Umarım birilerine doğru ilham oluruz. Sevgiler…

 

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR: GÜNEYE YERLEŞMEK: AYVALIK


Bunları da sevebilirsiniz

Scroll Up