GÜNEYE YERLEŞMEK İLHAM VEREN HİKAYELER

Güneye Yerleşmek: İzmir Vol.2

Hani çoğumuzda güneye yerleşme fikri vardır ya… Bunun için eskiden ‘şu yaşa geldikten sonra’ derken içinde bulunduğumuz dönemde, her geçen gün bu fikri daha öne çekmek isteyenlerle karşılaşıyoruz. Her tatil dönüşü üzülerek ayrıldığımız ve ‘işte ben böyle bir yerde yaşamak istiyorum’ dediğimiz yerde emekli olmayı beklemeden yaşamamız mümkün mü? Bu gibi soruların cevaplarını almak için bu hayali gerçekleştirenlerle konuştuk. Bu hafta Derya Cirik ile birlikte güneye bir sahil kasabasına değil, yine büyük şehirlerden birine ama çoğumuzun hayali İzmir’e gidiyoruz.

Güneye Yerleşmek: İzmir Vol.2

Merhaba, öncelikle biraz kendinden bahseder misin?

Merhaba ben Derya, İzmirliyim. Üniversite de dahil olmak üzere bütün eğitim hayatım İzmir’de geçti. İzmir Ekonomi Üniversitesi Halka İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü mezunuyum. Çok sevdiğim İzmir’i 2008 yılında o zaman erkek arkadaşım, şimdi eşim olan Gökhan’la birlikte iş hayatına girmek üzere bıraktım ama ayrılığımız çok uzun sürmedi.

Neden uzun sürmedi? İstanbul’da yaşarken İzmir’e dönme hayalleri kuruyor muydun?

İstanbul’a geldiğim ilk günü hatırlıyorum. Üniversiteden çok sevdiğim dostlarım beni Taksim’de karşılamışlardı. Onların, eşimin ve çocukluk arkadaşımın varlığıyla ilk andan itibaren ‘tamam burası da çok güzel ve her şey iyi olacak’ dedim, oldu da aslında… İlk başlarda çok sık İzmir’e gelmiyorduk ama gidip gelmeye başladıkça ne İzmir’i ne de İstanbul’u tam evimiz gibi görmeye başladık, arafta gibiydik sanki. Özellikle İstanbul’da bir hayatımız olmasına rağmen tam evimiz gibi görememe hissi ağır basmaya başlayınca dönme hayalleri de başladı aslında ve 6 sene sonra da döndük.

İstanbul’la karşılaştırdığında ne gibi farkları var? Avantajları, dezavantajları neler?

İzmir zamanın daha yavaş aktığı bir şehir.  İnsanların hiçbir şeye acelesi yok, İstanbul’daki yoğun koşuşturma sonrasında bu durumu özlemişim diyebilirim. Trafik yok demek isterdim ama artık İzmir’de de trafik var ama tabii ki bir İstanbul değil! Hepinizin bildiği üzere yaz ayları İzmir’de çok keyifli. İstanbul’dayken maaşımın önemli bir kısmını özellikle yaz döneminde İzmir’e gelip deniz tatili yapmak üzere harcıyordum ama İzmir’de her hafta sonu böyle bir lüksünüzün olması gerçekten efsane! Hele ki işinize yazlıktan geliyorsanız o zaman, o Pazartesi sendrom olmaktan çıkıyor! Dezavantaj iş seçeneklerinin azlığı olabilir başka bir dezavantajı yok bana göre.

Söz açılmışken İzmir’deki iş imkanları ile ilgili neler söyleyebilirsin, hiç mi şans yok 🙂 ?

İstanbul’da dijital medya alanında çalışıyordum. Açıkçası dönme kararı verdiğimizde çalıştığım alanla ilgili İzmir’de pek bir şey yapacağımı zannetmiyordum ama düşündüğüm gibi olmadı. İstanbul merkezli bir firma ile İzmir’de çalışma hayatıma devam ediyorum. İzmir’de İstanbul’a göre iş imkanları çok daha az ve özel sektörde memuriyet zihniyeti var diyebilirim, pozisyonlar az olduğu için girenler emekli olabiliyor 🙂

İstanbul’u özlüyor musun? İleride tekrar İstanbul’a taşınma planların var mı?

İstanbul’u değil ama İstanbul’daki dostlarımı, arkadaşlarımı çok özlüyorum. Ezgi’cim seni ve tüm Vivaki’yi özlüyorum mesela 🙂  İstanbul’a tekrar taşınmayı hiç düşünmüyorum.

İstanbul’a ilk geldiğinde yeni bir şehirde yaşamaya adapte olana kadar ne gibi zorluklar yaşadın?

Adaptasyon sürecim çok kısa oldu çünkü çok sık geldiğim bir şehirdi. Çocukluk arkadaşım İstanbul’da olduğu için hep en güzel yerlerini gezdirirdi kendisi. Eşimin, dostlarımın ve ilk senemde Cihangir’de öğrenci evi ortamında yaşamamdan dolayı her halde hemen alıştım diyebilirim. Beni zorlayan trafikte geçirdiğim zamandı aslında. Bir de İzmir çok düz ayak bir şehir olduğu için İstanbul’daki yokuşlar kabusum oldu diyebilirim! Bu kadar yokuşun olduğu bir yerde 6 vitesli bisiklet almak mesela çok başarılı bir hareketti!

İzmir’de doğup büyümüş olmana rağmen daha büyük bir şehirden İzmir’e geri döndüğünde zorlandın mı?

İstanbul’a geldiğimizde İstanbul’da yakınlarımız ve arkadaşlarımız vardı ama ailelerimiz ve tüm yakın arkadaşlarımız İzmir’deydi. Kısacası İzmir’de büyük bir parçamızı bırakmıştık. Geri döndüğümüzde sanki hiç gitmemişiz gibi hemen alıştım İzmir’e ama İstanbul’da olan, İstanbul’un bana kazandırdığı dostlarımın eksikliğine hala alışamadım, onları özlüyorum.

İzmir’deki kültür-sanat etkinlikleri hakkında ne düşünüyorsun?

İstanbul’daki kadar etkinlik olduğunu tabii ki söyleyemem, özellikle konserler ve festivaller anlamında. İstanbul’da bulunduğum süre zarfında özellikle müzik festivallerine elimden geldiğince katılmaya çalıştım ve çok keyif aldım. İzmir’de bunun eksikliğini gerçekten hissediyorum ve yetkililere The Urban Melody aracılığıyla sesleniyoruz!

Umarım sesini duyarlar:) Peki, İzmir çevresinde gezip göreceğimiz nereleri önerirsin?

Kesinlikle Foça, Seferihisar Sığacık, Karaburun’u öneririm. Çeşme’yi yazdan çok kışın veya baharda gitmeyi öneririm çünkü yaz ayları güzel olan Çeşme benim çocukluğumda kaldı gibi.

Güneye Yerleşmek: İzmir Vol.2

Son olarak İzmir’i hiç bilmeyenlere hangi mekanları önerirsin?

Mandalin bahçelerinin arasından geçip sahile çıktığınız, İzmir’in merkezinde denize girmemek için kendinizi zor tuttuğunuz Sahilevleri’nde DUT diye bir mekan var. Kış bahçesiyle, balıkçı barınağına bakan güzel balkonuyla son derece keyifli bir yer. Urla bağ yolundaki bütün butik şarap evlerini önerebilirim bağların ortasında güzel bir atmosferde lezzetli şaraplar içmek için. Son olarak şehrin merkezi Alsancak’taki Cafe Del Mundo’ da güzel müzik dinleyip dostlarla keyifli vakit geçirmek için sevdiğim bir mekandır.

Bunları da sevebilirsiniz

Scroll Up