AVRUPA GEZ-GÖR ÖNE ÇIKANLAR

Bambaşka Bir Avrupa, İrlanda Gezi Rehberi ve Game Of Thrones Turu

Kuzey Avrupa ülkesi olan İrlanda Cumhuriyeti, Birleşik Krallık’a bağlı Kuzey İrlanda ile komşu, doğusunda İrlanda Denizi, güneyinde Kelt Denizi ve batısında Atlas Okyanusu olan bir ada ülkesi. Yılın çoğu gününde yağış alan ülkenin yemyeşil uçsuz bucaksız ormanları, ilginç doğal kayalıkları ve teknoloji merkezi olma özelliğiyle yerel halk dışında, bir çok farklı ülkeden insanı kendine çekiyor. 

Kelime anlamı Siyah Havuz olan Dublin Orta Çağ’dan beri bölgenin başkenti ve 2003 yılında Avrupa’nın en mutlu şehri seçilmiş. Öncelikle ülkenin mutlu olduğunu insanların yüzünden okuyabiliyorsunuz, hatta o kadar mutlular ki sokakta yürürken selam veriyor, hal hatır soruyorlar. Yıllık milyonlarca ziyaretçisiyle Paris ve Londra’dan sonra en çok ziyaret edilen Avrupa başkentlerinden. Eminim, son yıllara damga vuran Game Of Thrones dizisindeki bazı sahnelerin bu ada ülkesinde çekilmesinin katkısı da vardır 🙂

Adanın sahil kısımlarının büyük bölümü okyanus dalgalarıyla dövülen kayalıklar ve göz alabildiğine yeşil manzaralarıyla Avrupa Birliği üyesi olmasına rağmen Avrupa’dan çok farklı. Kendine özgü bir doğası ve ışığıyla kendinizi dünyanın bambaşka bir bölgesinde gibi hissediyorsunuz. Ülkede hava genelde kapalı ve yağışlı olmasına rağmen bir yandan da çok parlak, kendine özgü doğal filtresi var denebilir. Özellikle fotoğraflarda soluk renklerin olduğundan daha soluk, canlı renklerinse olduğundan daha canlı göründüğünü net şekilde görebilirsiniz. Güneş gözlüğünüzü mutlaka almanızı tavsiye ederim, güneş olmasa bile ihtiyaç duyabilirsiniz.

İrlanda Gezi Rehberi

Avrupa’nın bir çok yerinde olduğu gibi İrlanda’nın da şebeke suyu çok temiz ve evlerde su arıtma cihazları var, gönül rahatlığıyla su mataranızı doldurarak yanınıza alabilirsiniz.

Tüm kapıların farklı renklerde olması da dikkat çekici özelliklerinden, sarhoş insanların gece karanlığında yanlış eve girmelerini önlemek isteyen komşular kapılarını farklı renklerde boyuyor. Son olarak araç kiralayacaksanız direksiyon ve trafiğin İngiltere’deki gibi ters yönde olduğunu unutmayın. Fiyatlar hakkında genel bilgi vermek gerekirse diğer Avrupa ülkelerinden daha pahalı olduğunu söyleyebilirim, konaklama ücretleri standart çift kişilik bir oda için ortalama 70-100 Euro aralığında.

İrlanda Gezi Rehberi : Vize İşlemleri ve Valiz Hazırlıkları

İrlanda Cumhuriyeti Avrupa Birliği üyesi olmasına rağmen vize uygulaması ayrı, genelde kısa süreli vize verildiği için bir çok kişi İngiltere vizesiyle gitmeyi tercih ediyor. Yani İngiltere vizeniz var ve öncelikli olarak İngilitere’ye gidip belirli bir süre vakit geçirmişseniz sonrasında İrlanda’yı ziyaret edebiliyorsunuz. Siz yine de bu tür uygulamaların değişebileceğini göz önünde bulundurarak güncel durumu kontrol etmeden gitmeyin derim.

Ben İrlanda vizesine başvurdum, vize işlemlerini seyahatten 1 ay önce şahsen başlattım. Pasaportum, başvurumdan 2 hafta sonra kargo ile bana ulaştırıldı.

Mayıs ayında hava sıcaklığı ortalama 7 – 17 derecelerde olduğu bir dönemde gittik. Ada ülkesi olduğu için hissedilen sıcaklıkların bazı zamanlarda çok daha düşük olduğunu göz önünde bulundurmalısınız. Ülkenin ilginç bir özelliği ise hava sıcaklığındaki ani değişiklikler. Yani sweatshirtünüzle gezerken bir anda kalın bir monta ihtiyacınız olabiliyor, tatil süresince sırt çantama yedek kazak, şal gibi eşyalar koymam gerekti ve hepsini kullandım 🙂

Valizde olmazsa olmazlar; bolca yürüyüş yapacağınız için su geçirmez rahat ayakkabı, sıcak tutacak kazak, sweatshirt gibi giysiler, bere ve şal. Telefon şarj adaptörünün farklı olduğunu unutmayın, dönüştürücü adaptöre ihtiyacınız olacak.

İrlanda Gezi Rehberi: 1.Gün Dublin ve İlk Keşifler

İrlanda denizi kıyısındaki bölgede çok yoğun gel-git yaşanıyor, yani deniz manzarasına karşı fotoğraf çekmek istiyorsanız fırsatınız varken kaçırmayın, geri geldiğinizde denizi bulamayabilirsiniz. Yaklaşık 1,5 km çekildiğinden bazı noktalarda deniz görmek bile neredeyse imkansızlaşıyor.

İlk durak Dublin Sanat Müzesi; 1940 sonrasına ait 3.500 parça eser sergileniyor, Louise Bourgeois, Sol LeWitt ve Matt Mullican gibi bir çok sanatçının eserlerini bir arada görebilirsiniz.

Sonraki durak şehrin tam merkezinde doğa ve kuş seslerini dinleyebileceğiniz St. Stephens Green. Şehrin merkezinde olup, aynı zamanda şehir merkezinden çok uzak hissi uyandıran bir park olmasının yanı sıra, Oscar Wilde’ın da öğrencisi olduğu, İrlanda’nın en iyi okulu Trinity College Dublin’e komşu. Parkta gezinirken gözlerinizi dört açın her an bir sincapla karşılaşabilirsiniz, çok sevimli olmalarına karşın utangaç halleriyle sizi peşinden sürükleyebilirler.

İrlanda Gezi Rehberi: St. Stephens Green

Yağmurdan dolayı biz günün kalanını kapalı ortamda geçirmeye karar verip Temple Bar Bölgesine gittik. Bölgede ihtiyacınız olan her şey var; alışveriş, canlı müzik, dans, çağdaş sanat eserleri, çeşit çeşit bira ve dünya mutfaklarından lezzetler. Bölge halkının arasına karışmak isterseniz öğlen yemeği saatlerinde başlayan canlı müzik ve dans eden yüzlerce insanın bir arada olduğu pubları gezerek, bölgenin kendine özgü local biralarını denemenizi tavsiye ederim.

İrlanda Gezi Rehberi: 2. gün Dublin Banliyosu, Dalkey Kasabası

İkinci gün Dublin’in zengin banliyösü olan Dalkey kasabasına doğru trenle yola çıktık, şehir merkezinden yaklaşık 20 dakika mesafede. Meydanda bulunan Sorrenta Finnegan’s Michael Obama ve Bono’nun zaman zaman bir araya gelip sohbet ettikleri restoran olarak biliniyor. Ben gittiğimde kapalı olduğu için deneyemedim, giderseniz mutlaka içeri girin! Kasaba doğal film platosunu andırıyor, zaten öyle olacak ki İrlandalı ünlü şarkıcının bölgede gözlerden uzak bir evi olduğu da biliniyor.

Kasabayı yürüyerek keşfe çıkıp, deniz eşliğinde unutulmaz manzaralar gördüğümü söylemeden geçemeyeceğim. Doğal ormanları ve farklı seçeneklerdeki trekking rotalarıyla bölgenin gözdesi konumunda. Bir gününüzü rahatlıkla geçirebileceğiniz güzellikte bir kasaba, hatta bir gün yetmez diyebilirim! 🙂

Buraya kadar geldiyseniz bölgenin meşhur şef ve ikiz erkek kardeşleri David & Stephen Flynn’e ait vegan restoranı The Happy Pear’a uğrayıp lezzetlerini tatmadan geçmeyin. Öncelikle söylemelim önünde küçük bir kuyruğa denk gelecekseniz 🙂 Bu sırada restoranın market bölümünde satılan organik sebze, meyve ve ev yapımı reçelleri inceleyebilir ve birbirinden leziz yemeklerin hangilerini tadacağınıza karar verebilirsiniz. Self servis olan restoranda tabağınıza istediğiniz lezzetleri ekleyip, restoranın üst katındaki salonlarda cadde veya okyanus manzarasında yemeğinizi yiyebilirsiniz.

İrlanda Gezi Rehberi: 3. gün Belfast, Game Of Thrones Turu

Dublin’de geçen 2 günün ardından arabayla ülkenin dört bir yanını keşfe çıktık. Öncelikle Kuzey İrlanda bölgesinin başkenti Belfast’a gidiyoruz, ülkeler arasındaki geçiş çok basit herhangi bir vize kontrol noktası noktası yok ve İrlanda’dan Kuzey İrlanda’ya geçtiğinizi evlerin kapılarındaki Birleşik Krallık bayraklarını görünce anlıyorsunuz. Kuzey bölgenin para birimi Sterlin, İngiltere’dekinden farklı.

İrlanda Gezi Rehberi: Belfast

Şehirdeki ilk durağımız Titanic Museum; Harland & Wolff Tershane sahasında yer alan müze 8 katlı ve 12.000 metrekarelik bir alanı kaplıyor. Dışarıdan buz dağına benzediğini söylemek mümkün. Müze; ülkenin genel tarihine yakından tanıklık etme fırsatı sunuyor. İçeride bölgenin önemli gelir kaynakları olan gemi yapımı ve halat, keten üretimi sürecine şahit oluyorsunuz.

Diğer katlarda ise; 15.000 işçi tarafından tamamlanan Titanic gemisinin yapım aşamalarını izleyip, deneyimledikten sonra gemide yer alan birebir boyuttaki kamara, sandal ve makine daireleri gibi alanları görebilir ve trajik kazada ölenlerin hikayelerini okuyabilirsiniz. Müzenin içinde geminin batışına dair çeşitli görsel show ve fotoğraflara ek, bugüne kadar çekilmiş Titanik filmlerinin afişlerini ve batmadan önce gemide geçen son konuşmaları inceleyebilirsiniz.

İrlanda Gezi Rehberi: Titanik

Müzedeki hediyelik alışveriş turunun ardından Black Taxi tura katılarak şehri doğu ve batı olmak üzere ikiye ayıran yaklaşık 34 km uzunluğundaki duvarı görmeye gittik. Duvara yaklaştıkça çeşitli alternatif ülke veya grup liderinin, dünyanın bir çok farklı bölgelerinden aktivistlerin resimleri sizi karşılıyor. Bunlar dışında Katolik ve Protestan gruplar arasındaki çatışmada hayatını kaybedenleri, evlerinden duvarlarındaki resimlerinden ve isimlerinin yazılı olduğu anıtlardan görebilirsiniz. Belfast MonaLisa’yı bu bölgede görebilirsiniz, o nedir diye sorarsanız bölge tarihinin simge fotoğraflarından biri ve nereye giderseniz gidin gözleriyle size takip etmeye devam ediyor. Bölgenin eski ve yeni haritasını inceleyebilir ve bölgede yaşanan değişimi kendi gözlerinizle görebilirsiniz.

İrlanda Gezi Rehberi: Belfast

Bölgeye özgü bir de gelenek var; ev sahipleri ‘evlerinin temiz olduğu ve misafir ağırlayabileceklerini’ belirtmek amacıyla kolay görülebilir bir camın hemen arkasına bölgeye özgü çiçeklerden koyuyorlar.

İrlanda Gezi Rehberi: 4. Gün Game of Thrones Turu

Belfast Europa Hotel’de geçen gecenin ardından sabah erkenden GOT turumuz başladı. İzleyenler bilir, adanın çeşitli bölgeleri doğal güzelleri sebebiyle film setini andırdığından dizinin bazı bölümleri burada geçiyor.

Hangi alanlar derseniz; ilk durak Ballymena bölgesi; dizinin renkli karakterlerinden Kral Renly Baratheon’ın ölümüne sebep olan, Melisandre’nin can verdiği ‘gölge’nin doğduğu mağara olan Cushendun Caves ilk görüleceklerden. Küçük bir sahil kasabasında hemen denizin karaya karıştığı sahilde bulunan mağara oldukça küçük olmasına karşın ürpertici olduğunu söyleyebilirim. Mağaranın yakınında bulunan Corner House, dizi üyelerinin sıklıkla uğrayıp kahve içtikleri bir café. Siz de uğrayıp bir kahve almayı ve  set oyuncularının fotoğraflarını incelemeyi unutmayın.

İrlanda Gezi Rehberi: Ballymena Mağara

İkinci durak Kral’ın Yolu yani Dark Hedges. 18.YY’da bölgede yaşayan ve aynı zamanda arazinin sahibi olan Stuart ailesi tarafından dikilen ağaçlar yıllar sonra bir dizinin en önemli lokasyonlarından biri haline gelmiş. Arya Stark’ın bu yol üzerinde bolca sahnesine tanık olmuşsunuzdur. Sağlı sollu ağaçların çevresi tamamen açık düzlükten oluşuyor. Yol sizi içine çekerken yolun sonuna kadar gitme isteğinizi zor bastırıyorsunuz, ne de olsa özel arazi. Alanın girişinde gece yürüyüşü yapabileceğiniz ormanlık bir arazi bulunuyor, akşam saatlerinde giderseniz bu seçeneği de düşünebilirsiniz.

İrlanda Gezi Rehberi: Dark Hedges

Cliffs Of Moher yani Moher Falezleri ülkenin Lahinch kasabasındaki dik kayalıkları ve yemyeşil düzlüklerinde Atlantik okyanusundan gelen dalgaları göğüsleyen, bir çok noktasından ayrı manzaralara sahip bir bölge.  GOT dışında Harry Potter Melez Prens filminden de hatırlayabilirsiniz. Falezlerin yanındaki patikadan okyanus eşliğinde yürüyebilirsiniz, yalnız dikkatli olmalısınız; aşırı rüzgar alan bir bölge olması yüzünden dengenizi kaybedebilirsiniz, bölgede selfie çekmek isterken kayalıklardan düşen insanlar olduğu biliniyor!

Son durağımız ise 7 krallığın kuzey bölgesinin merkezi konumundaki Winterfell – Kışyarı. Yeşilin bin bir tonunu görebileceğiniz ormanlık bir alandaki dar bir yolu takip ediyorsunuz, yola henüz çıkmışken büyüye kapılmamak elde değil. Girişte tüyleriniz diken diken oluyor, ormanın içinde çok büyük demir bir kapı sizi karşılıyor, parmaklıklar aralanıyor ve içeriye o ilk adımı atıyorsunuz. Kapının ardında ormanın içindeki yol adeta insanı içine çekiyor.

İrlanda Gezi Rehberi: Winterfell

Büyülenmiş olarak etrafı izleyip, bir yerlerden Stark üyesi çıksın diye dua ederken bir anda karşımıza inekler çıktı 🙂 Ülkenin bir çok yerinde olduğu gibi elektrikli tellerle çevrili alan içerisinde otlayan hayvanları burada da görmek mümkün. Alanda bir çok turistik seçenek var; dizi setini gezebilir, ok atmayı öğrenebilir veya atla yemyeşil araziyi keşfe çıkabilirsiniz.

Bu arada kalenin de içinde yer aldığı alanın ormanlık olduğunu söyleyebilirim, yani gözlerinizi dört açın her an bir baykuş görmeniz olası! Ağaçların üzerine dikkat edin, diziden bazı ‘konuşan ağaç’ sahnelerini hatırlayacaksınız. Gün batımı manzarasının efsane olduğunu belirtmeliyim. Kızıl gökyüzü, yarımadanın içine uzanan okyanus ve yeşilin göz alabildiğine farklı tonlarıyla GOT turumuza unutulmaz bir final yaptık.

İrlanda Gezi Rehberi: 5.Gün Doğal Güzelliklerden, Ülkenin En Batı Ucuna

Sıradaki durak Giant Causeway, yani Devler Geçidi. Milyonlarca yıl öncesinden oluştuğu bilinen volkanik kökenli bazalt jeolojik yapı, altıgen şekliyle insan elinden çıkmış gibi. Unesco Dünya Mirasları arasındaki yerini çoktan almış olan bölgenin İrlanda ve İskoçya’daki iki devin yıllar süren kavgaları sebebiyle inşa edildiği, sonrasında ise bir tanesi tarafından yıkıldığı yönünde bir inanış var.

İrlanda Gezi Rehberi: Giant Causeway

Araç yolculuğu sonrası yaklaşık 10 dakikalık yürüyüşle sahile inebiliyorsunuz. Dönüş yolu hafif yokuş olması sebebiyle biraz daha uzun sürüyor, yürümek istemeyenler için ring servis seçeneği de var.

Devler Geçidi’nin ardından dünyanın en tehlikeli noktalarından biri olarak bilinen Rope Bridge’e vardık. Ana karadan okyanusa uzanan bir adaya geçiş için kullanılan, halat ve ahşaptan yapılmış köprü insanı cesaret testine zorluyor!

Araç ulaşımının ardından yaklaşık 15-20 dakikalık yürüyüşle okyanusun içinden yükselen adaya geçebileceğiniz köprüye vardığınızda korkup geri dönen insanları görmeniz olası, biz elbette köprüyü geçenlerdendik. Köprüden geçerken aşağıya baktığınızda okyanusun turkuaz sularına karışan kayalar biraz ürkütücü olsa da kendinizi bir film setinin aksiyon sahnesindeymiş gibi hissetmeniz mümkün. Köprüyü bitirip yemyeşil adaya adımınızı attığınızda okyanus ve İskoçya manzarası eşliğinde başınız dönerken, kendinizi çimenlerin üzerine atmak isteyebilirsiniz 🙂

İrlanda Gezi Rehberi: 6.Gün Dingle Yarımadası

Son durak İrlanda’nın Kerry ilçesindeki liman kasabası Dingle Yarımadası. Renkgarenk kasabanın nüfusu 2.050 kişi, öncelikli gelir kaynağı turizm ve balıkçılık.

1 gece Milltown House’da konaklayarak bölgeyi keşfe çıktık; otelin sahibi her yıl Bodrum’a gelen bir İrlandalı, hatta konakladığımız odanın duvarında ‘İrlandalı Kız’ filminin Türkçe afişi vardı. Otelin sürprizleri bu kadarla kalmıyor, baykuşları yakından görmek hatta kolunuza konmasını isterseniz otelde bu gibi ilginç seçenekler de var.

Sabah kahvaltısında omlet, yulaf gibi klasik seçeneklerin dışına çıkmak isterseniz bölgeye özgü popüler Black Pudding’i deneyebilirsiniz. Kahvaltı öğünü için tadı bana ağır geldi, ancak denemek isteyebileceğiniz, bölgeye özgü değişik bir tat. Domuz kanı sosisi de denilen kahvaltılık, domuz kanına sığır iç yağı ve çeşitli tahılların eklenmesiyle hazırlanıyor.

Kasaba yürüyerek keşfedebileceğiniz büyüklükte, renkli dükkanlarda bir çok alışveriş imkanı mevcut. Ağırlıklı olarak bölgeye özgü elişi seramik tabak, bardak gibi ürünlerin yanı sıra, yün örgü işi giysileri de bir çok butikte görebilirsiniz. Kasabanın merkezinde köpekbalığı, timsah ve penguen gibi hayvanları görebileceğiniz Oceanworld isminde bir de akvaryum var.

Değişik tatlara açıksanız bölgede yetişen hayvanların sütüyle yapılan yerel bir dondurma markası olan Murphy’s Ice Cream’e uğramadan dönmeyin; Deniz tuzlu, Kahverengi ekmekli ve İrlanda kahveli gibi seçeneklere ek vegan dondurması da meşhur.

Bölgenin mavi bayraklı kumsalı Inch Beach, sörf ve kano tutkunları kadar yürüyüş yapmak isteyenlerin de uğrak noktası. Üç kilometre uzunluğundaki kumsalda Atlantik Okyanusu’nun yarattığı gelgitler çok belirgin, yaklaşık 2 saatlik yürüyüş sırasında kıyıda kalan yüzlerce yengeç gördük.

İrlanda Gezi Rehberi: Inch Beach

Akşam yemeği için Out Of The Blue ismindeki balık restoranına gittik, giderseniz mutlaka uğrayın midye çorbası enfes! Bölge halkı ve restoran çalışanları çok misafirperver ve sıcakkanlı insanlar, yemeğin sonunda restorandaki herkesle tanışıp, sohbet etmiş ve bolca şarkı söyleyip dans etmiştik 🙂

İrlanda Gezi Rehberi: Out Of Blue

Bölge ülkenin en batı noktasında, artık Amerika ile aranızdaki tek engel okyanus! Gelgitleri ve rüzgarlı havasıyla ülkenin diğer bölgelerinden daha soğuk olduğu gerçek, yine de hava koşulları okyanusta yüzme isteğinize engel olamıyor.

Tatilin son gününü ise Phoenix Park’ta geçirdik, ne özelliği var derseniz; 707 hektarlık alanıyla Avrupa’nın en büyük kentsel parkı olması ilk özelliği. New York’taki Central Park’ın 2, Londra’daki Hyde Park’ın 6 katı. Bisiklet kiralayarak parkı gezmek isterseniz 3-4 saatinizi ayırmanız gerekiyor.

İrlanda Gezi Rehberi: Phoenix Park

Bir diğer özelliği Avrupa’da birinci, dünyada ikinci en büyük dikilitaş olan Wellington Anıtı, yüksekliği 62 metre. Park tüm yıl boyunca 7-24 ziyaretçilere açık.

Kısacası İrlanda; tüm beklentilerinizi karşılayacak, cazibesi ve doğa harikası manzaralarıyla tekrar gitmek isteyeceğiniz bir Avrupa ülkesi.

 

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR: YURT DIŞI GÜNLÜKLERİ: DUBLİN’DE YAŞAMAK

Bunları da sevebilirsiniz

Scroll Up