GEZ-GÖR MEKAN

Küçücük Fıçıcık İçi Dolu İtalyancık, Torcello

Akatlar’daki Yaren Sokağı birbiri ardına ve yan yana açılan farklı mutfakları temsil eden restoranları sebebiyle duymayan kalmamıştır. Akatlara hareket getiren bu sokağın en yeni restoranı ise Torcello oldu.

Torcello, sağındaki Japon’la solundaki steak house’un arasına iddialı bir İtalyan olarak yerleşti. İddialı dediğime bakmayın, aslında duruşu bir o kadar mütevazi. Misafirlerini, bir İtalyan restoranına yakışır şekilde karşılıyor ve ağırlıyor. Restorana girdiğiniz andan itibaren sizi o bildiğiniz, her İtalyan restoranında aradığınız ama zor bulduğunuz sıcaklık sarıyor. Dekorasyonun ve ışıklandırmanın bu sıcaklık hissindeki payı yadsınamaz. Servis ekibi de bunu desteklercesine size ustalıkla hizmet verip, yemekler konusunda eksiksiz sekilde bilgilendiriyor. İletişim, ne çok mesafeli ne de çok samimi; günümüzde bu dozu tutturabilen mekan sayısı oldukça az.

Gelelim iddialı oldukları kısma, yemeklerine… Restoran sahibinin uzun yıllara dayanan tecrübesi mekanın tasarımına olduğu gibi yemeklere de yansımış. Böyle küçük bir restorandan beklemeyeceğiniz bir menüsü ve oldukça lezzetli tabakları var. Biz, çiğ enginar salatasıyla başladık. Yapılışı çok kolay gibi görünse de lezzetini tutturmak bir o kadar zor olan bu salatanın altından başarıyla kalkmışlar. Paylaştığımız bu başlangıçtan ‘birer porsiyon mu söyleseydik’ demedik değil.

Ben sağlıklı beslenen insan olarak yine proteini tercih ettim ve somon ızgara söyledim. Yemek konusunda oldukça seçici olduğum için mutlaka yemeğimin siparişini verirken dikkat edilmesini istediğim bir sey söylerim ama her zaman dinlemez, sonra seyredin mutsuz müşteri hallerini. Burada da durum değişmedi, yine söyledim ama istisnai olarak dinlediler. Somon tam istediğim gibi servis edildi.

Beraber yemek yediğim arkadaşım ise felekten bir gün çalıp makarna söyledi, hem de görüntüde çok basitmiş hissi verse de kıvamını tutturması en zor makarnalardan birini, Penne Arabiata… Sonuç yine çok tatmin ediciydi. Gerek makarnanın pişme derecesi gerekse de sosun acılık ve domates kıvamı olması gerektiği gibiydi. Yediklerimizden bu kadar memnun olunca küçük bir tatlıyla keyif yapmak da kaçınılmaz oldu. Kararımızı verirken tavsiyelerinden çok memnun kaldığımız garsonumuza danıştık. Bize, Cassata’yı önerdi, biz de karşı çıkmadık. Cassata, karamelli dondurmanın parça bisküvi, kavrulmuş badem ve sıcak çikolata sosla sunulmasından oluşan klasik bir İtalyan tatlı. Torcello’da yediğimizin tadı hala damağımızda desem yalan olmaz.

Cassata’nın tadı damağımızda ama aklımızda da Napoloene, pastacı kreması milföy parçaları ve karamel sosla sunulan şehirde çok da fazla İtalyan restoranında rastlayamayacağınız diğer bir İtalyan tatlı klasiği. Bir dahaki gidişimize tatlımız belli, ama ana yemeklerde daha deneyecek çok şey var. Giden başka arkadaşlarımdan pizzasının ve etlerinin de methini duydum. Ben yine protein ağırlıklı bir ana yemek alıp karbonhidrat hakkımı tatlıda kullanırım. Ama siz benim gibi tatlıcı değilseniz, pizzasını da mutlaka deneyin.

Çok yoğun bir hafta ve inanılmaz bir eve dönüş trafiğinden sonra Torcello, o gün bize aradığımız sakinliği mekan dolu olmasına rağmen vermeyi başardı. Şehirde keyifle sohbet edebileceğiniz rahat mekan sayısı her geçen gün azalırken burada yemek yemek bize çok iyi geldi. Eminim size de gelecektir.

Bunları da sevebilirsiniz

Scroll Up