AVRUPA GEZ-GÖR

Malta Notları

Malta havaalanından çıktığınız anda kendinizi bir Ortadoğu ülkesinde sanabilirsiniz. Dağınık, beton yığını görüntüsü ilk başta hayal kırıklığı yaratsa da, daha sonra iç kısımlara ilerledikçe şirin mi şirin bir sahil şehri ile karşılaşacaksınız.

Malta, 3 büyük, 2 küçük adadan oluşan ufak bir ada ülkesi. En büyük ada Malta, sonrasında Gozo ve en küçüğü Comino adası. Gozo’da çok ilginizi çekecek birşeyin olduğunu söyleyemeyeceğim. Comino ise sadece yazın denize girmek için tercih edilen bir ada ve sırf bu yüzden bile olsa gitmeye değer. Malta’nın yerel dili Maltaca ve İngilizce. Maltaca, Arapça ve İtalyanca karışımı bir dil ama konuşma dili Arapça’ya çok benziyor.

Malta, özellikle son yıllarda dil okullarının diğer ülkelere göre daha uygun fiyatlarda olmasından dolayı son derece popüler oldu. Ada hayatı da dil okulları sayesinde canlılık kazanmış. Öncesinde sadece yerel halkın yaşadığı çok sakin bir adayken, şimdi sokaklar çok çeşitli ülkelerden gelen öğrencilerle dolu. Dil okullarına giden Türklerin sayısı da oldukça fazla.

Malta’da araba kiralamayı düşünürseniz aklınızda bulunsun trafik soldan akıyor. Ancak; arabasız da Malta’da her yöne ulaşım gayet kolay çünkü çok geniş bir otobüs ağı kurmuşlar. Tek kötü tarafı otobüsler her ara sokağa girip çıktığı için araba ile 10 dakikada gidebileceğiniz yere otobüsle 30 dakikada ulaşabiliyorsunuz.

Ada yüzölçümü o kadar küçük ki semt değiştirir gibi şehir değiştiriyorsunuz, hatta bazı bölgelerde yürüyerek bile şehir değiştirmek mümkün!

Malta’nın en önemli özelliklerinden biri Sicilya’ya komşu olması. Dilerseniz feribotlarla günübirlik bile Sicilya’ya geçip dönebilirsiniz. Sicilya’ya yakınlığından dolayı Malta’da İtalyan esintisi çok fazla hissediliyor. Özellikle İtalyan restoranları ve dilim pizzacıları her yerde görebilirsiniz. Bizde bar çıkışında gidilen çorbacılara karşılık, burada take-away pizzacılar çok popüler. Ayrıca İtalyanların siesta kültürünü de almışlar. Siesta vakti geldiğinde herhangi bir satış noktasında kapıda sıra bile olsa asla umursamazlar. Zaten genel olarak ada hayatının da vermiş olduğu rahat bir yaşam tarzı var. Özellikle metropol insanının özendiği parmak arası terlik ve şortlu yaşam burada mümkün.

Malta çok küçük olmasına rağmen şehir yaşamına ait bir çok şeyi bulmanız da mümkün. Ufak bir avm, sinema salonu, spor salonu, ufak bir akvaryum gibi yerler var. En çok ilgimi çeken başka bir detay ise, Malta koyu bir katolik ülkesi. Hemen hemen her evin girişinde ya da bahçesinde Meryem Ana ve Hz.İsa heykeli ya da figürü görebilirsiniz. Adada yaklaşık 400 adet kilise var. Küçücük bir ada için bu kadar çok kilise gerçekten ilginç. Neredeyse her haftasonu dini festivallere de rastlayabilirsiniz.

Peki nerede ne yenir, ne içilir? Nereleri görmek lazım? 

Valetta

Malta’nın başkenti Valetta; renkli, cumbalı evleri ve tarihi yapılarıyla görülmesi gereken bir yer. Mağazaların bulunduğu uzun caddesi için ufak İstiklal diyebilirim. Yine bu cadde üzerindeki Saint John katedrali mutlaka görülmeli. Manoel tiyatro salonu ise Avrupa’nın en eski tiyatro salonlarından biri olma özelliğiyle Valetta’da öne çıkan yerler arasında. Eğer Cuma sabah saatlerinde buradaysanız savaş müzesine uğramanızı tavsiye ederim. Her Cuma saat 12:00’de Bang on Time denilen top atışı töreni düzenleniyor.

St. Paul MaltaSaint Paul Katedrali MaltaValetta

 

Mdina

Mdina Ortaçağ’dan kalma, Malta’nın kuzey tarafında bulunan bir şehir. Duvarlarla çevrili Mdina turistlerin oldukça rağbet gösterdiği bir şehir ancak şehrin yerel nüfusu oldukça az ve genelde herkesin kapı pencereleri kapalı. Özellikle St.Paul katedrali öne çıkan yapılar arasında. Şehirde araba kullanılması yasak olduğu için oldukça sessiz sakin bir yer, zaten bu özelliği ile ‘sessiz şehir’ lakabını almış. Denize girmekten sıkılırsanız bir saatliğine gidip görebileceğiniz tarihi bir şehir.

Paceville – St.Julian

Eğer biraz daha hareket arıyorsanız Malta’nın en canlı ve gece hayatının kalbi diyebileceğim yeri St.Julian ve hemen yanındaki Paceville. Sokaklarında yan yana bulunan clublar özellikle öğrenci ve turistlerin uğrak yeri. Zaten dil okullarının çoğu da bu çevrede yer alıyor. Aynı şekilde lüks otellerin de hemen hemen hepsi burada bulunuyor. Ancak buna rağmen denizinin çok güzel olduğunu söyleyemeyeceğim. Burada kahve içecek bir mekan bulmak oldukça zor ama bol bol pub bulabilirsiniz. Pub, club ve restoranların yanı sıra bol bol hediyelik eşya dükkanı da yer alıyor.

st.julian maltast.julian maltapaceville malta

 

Sliema

Malta’nın en lüks şehri diyebilirim. Türkler arasında Malta’nın Nişantaşı’sı diye biliniyor. Burada da restoranlar, publar ve mağazalar var. Alışveriş yapmak isterseniz bunun için Malta’daki en ideal yer burası ama beklentinizi yüksek tutmayın derim çünkü yerel markaların vitrinleri Türkiye’nin 10 sene önceki hali gibi.

Marsaxlokk

Malta’nın sevimli bir balıkçı kasabası. Sıra sıra dizili balık restoranlarında bir çok çeşitte ve taptaze balık bulabilirsiniz. Renkli balıkçı tekneleriyle manzarası da müthiş! Bu balıkçı tekneleri Malta’nın da simgesi haline gelmiş.

Comino 

Comino, masmavi cam gibi deniziyle hiç şüphesiz Malta’nın en etkileyici yeri. Burası sadece yazın denize girmek için gidebileceğiniz, yerleşim olmayan bir ada. Bu özelliği sayesinde de doğası korunmuş.

Adada yaşam olmadığı için herhangi bir tesis kurulmamış. Kayalıklar üzerinde güneşlenip, isterseniz şezlong sandalye kiralayabilirsiniz. Yiyecek-içecek için ise seyyar hamburgerciler var. En geç saat 18:00 ‘de olmak üzere saat başı feribotlarla Malta’ya geri dönüş sağlayabilirsiniz. Yazın oldukça kalabalık olduğu için sabah saatlerinde gitmekte yarar var.

Malta’nın içinde de gidebileceğiniz beachler var ama genel olarak kumsalı olan yer pek yok. Malta’nın içinde Golden Bay ya da Melliah’ı tercih edebilirsiniz ancak denizi Comino, Blue Lagoon ile asla kıyaslanmaz.

Popeye Village 

Burası aslında Temel Reis filminin çekildiği bir film stüdyosu. Bazıları için sadece çocukların eğlenebileceği bir yer gibi düşünülse de, bence yetişkinler için de çok eğlenceli bir yer, kendinizi adeta masalın içinde gibi hissediyorsunuz!

 

Popeye Village

comino blue lagoon malta

 

Malta’da Yeme-İçme

Malta’nın kendine özel bir yemeği pek de yok ancak buradaki en meşhur yiyecek tavşan eti diyebilirim.

Pastizzi adı verilen bezelyeli ve peynirli yerel börekleri var. Hemen hemen her yerde bulabilirsiniz, oldukça lezzetli.

Alkol çok ucuz! Paceville’deki barlar ve publara mutlaka uğrayın. Hugo Terrace’ın kokteylleri gayet başarılı.

Yine Paceville’de Native Bar Nachos ve margarita konusunda başarılı.

Yerel birasını denemek isterseniz, Cisk için.

Genelde İtalyan restaurantları yoğunlukta. Bence en başarılısı Sweqie’de Three Black Ship Restaurant. İtalyan arkadaşlarım bile İtalya’dan daha lezzetli pizza yediklerini söylediler. Bunun dışında Sliema’da Vecchia Napoli’yi öneririm.

Malta sokaklarında sık sık kebapçı da görebilirsiniz ancak bizim kebaplarla alakası yok. Yine de içlerinde en iyisi Sliema’ın biraz ilerisinde Moo’s Kebab.

Nerede Kalınır?

En çok seçenek Paceville ve St.Julian bölgelerinde bulunuyor, burada her bütçeye uygun  otel bulmak mümkün. Sliema da tercih edilebilir ancak saat 24:00’ten sonra otobüsler çalışmıyor. Bu yüzden eğer gece hayatını seviyorsanız Sliema’yı önermem. Taksiyle dönmek zorunda kalırsınız ve taksi minimum mesafe için bile 20 euro’dan kapıyı açıyor.

Malta; hem şehir yaşamında aradığınız şeyleri bulabileceğiniz, hem de yazlık bir yerde gibi rahat rahat sokakta gezebileceğiniz, plazalardan uzak bir cennet ada.

Bunları da sevebilirsiniz

Scroll Up