İYİ HİSSET SAĞLIKLI YAŞAM

Milyonların Paylaştığı Ortak Hislerden Birinin Yalnızlık Olduğunu Biliyor Musunuz?

En yakın arkadaşlarımdan biri Amerika’da diğeri İstanbul’da yaşıyor, bense Bodrum’da. Teknolojiye ne kadar minnettar olsak da hala bazen yalnız hissetmek mümkün. Geçenlerde YouTube’ta trending videolar arasında “yalnızlık” içerikli bir infografik vardı. Milyonların paylaştığı ortak hislerden birinin yalnızlık olduğunu fark etmek beni biraz etkiledi.

Dünyanın neresinde olursak olalım, hangi kültürde yetiştiysek yetişelim yalnız hissetmenin ne demek olduğunu sanırım hepimiz biliyoruz. Yapılan araştırmalara göre İngiltere’de 18-34 yaş arası nüfusun %60’ı, Amerika’daki toplam nüfusun %46’sı kendini kronik olarak yalnız hissediyormuş. İnsanlık tarihine baktığımızda hem fiziksel hem çevrimiçi olarak en çok bağlantı kurabileceğimiz çağda hala yalnız olduğumuzu hissetmek biraz ironik değil mi?

Tabi burada yalnızlık ve tek başınalık hallerinin birbirinden farklı olduğunu hatırlatmak isterim. Yalnızlık bir duygu durumu, kendimizi bir şeylerden mahrum veya dışarıda kalmış gibi hissetmenin uyandırdığı tüm hisleri kapsıyor.

Yalnızlık tamamıyla kişiye özel, subjektif bir algı; o yüzden “aa olur mu bak arkadaşların var, seni seven bir ailen var” yorumları gerçeği yansıtsa da beklenilen tepkiyi yaratmayabiliyor. O yüzden hem kendimize hem de sevdiklerimize destek olmak istediğimizde ilk önce şunu fark etmeliyiz: eğer yalnız hissediyorsa(n) yalnız(sın)dır. Bu his; sosyal becerilerimizden, muhteşem kişiliğimizden, paradan ve ünden bağımsız bireyselliğin dayatıldığı modern dünyada bazen kaçınılmaz oluyor.

Her gün işe gitmek için kilometrelerce yol katederken, yeni bir iş için başka şehirlere hatta ülkelere taşınırken, sorumluluklarımızın peşinden koşarken en çok sosyalliğimizden ödün vermiyor muyuz? Gitgide yakın çevremiz son yıllarda tanıştığımız kişiler oluyor. Geçmişi birlikte yaşadığımız, anılar biriktirdiğimiz, gerçekten kim olduğumuzu bilenlerin sayısı gittikçe azalıyor. Bir de üzerine yeni ilişkiler kurmakta zorlanıyor veya öteliyoruz. Ve ne zaman ki içimizde bir yakınlık ihtiyacı doğuyor, işte o an yalnız hissetmeye başlıyoruz. Bu dürtüyle çevremize yaklaşıp ihtiyacımızı karşılayamadığımız zaman da yaşadığımız stres artmaya, hatta yalnızlık hissi kronikleşmeye başlıyor.

Peki bu gerçek karşısında ne yapabiliriz? Önce samimiyetle ve yargısızca bu hissi kabul ederek ilk adımı atabiliriz. Kaçmaya çalışmadan ve utanmadan yalnız hissetmenin oldukça normal bir durum olduğunu düşünmek sana nasıl geliyor? Herkes kendini yaşamının bir evresinde yalnız hissediyor, emin olabiliriz ki bu insancıl ve evrensel bir deneyim.

Bu duyguyla savaşmak yerine dikkatimizi kendi farkındalığımıza çevirmeye ne dersin? Mesela en çok yalnız hissettiğin anlar neler, sana bir şey çağrıştırıyor mu? Ne olsa sana iyi hissettirir? Bu, kendi yapacağın bir şey mi yoksa başka biri veya birilerine ihtiyacın var mı? Bunu rica edebileceğin birilerini tanıyor musun peki? Belki arkadaşlarından veya ailenden destek istemek için güzel bir başlangıç olabilir mi? Veya seni hiç tanımayan birine anlatmak daha mı kolay senin için? Seçeceğin yol hangisi olursa olsun sen destek istemeye gönüllü müsün?

Hayatımızda karşılaştığımız bazı konularda destek alabileceğimiz gerçeğini bazen göz ardı edebiliyoruz. Konu yalnızlık olunca ve tek başımıza işin içinden çıkmaya çalıştıkça o his bir kısır döngü gibi kendini yenilemeye başlıyor, karmakarışık bir hal alıyor. O yüzden bugün kendin için veya sevdiğin bir başkası için ufak bir jest yapmaya ne dersin?

Normalde sıkça konuşmadığın biriyle iletişime geçmek ister misin? Mesela uzun zamandır konuşamadığın bir arkadaşına yazabilir, bayramdan beri konuşmadığın bir akrabanı arayabilir ya da genelde kaçındığın bir aktiviteye bugün başlayabilirsin. Sanırım ben 2 yıl önce taşındığım bu yeni yerde, yoga derslerinde yeni tanıştığım birini kahve içmeye davet edeceğim. Bazen adım atmak için bir şeyleri beklemeye gerek yoktur, buna yalnızlık da dahil. Milyonların paylaştığı duygulardan bazılarının barış, mutluluk, neşe ve özen olduğunu konuşacağımız günler için bugün sen ne yapabilirsin?

 

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR: PLASTİK KİRLİLİĞİ VE PLASTİĞİN ÇEVREYE ZARARLARI

Photo by Anubhav Saxena

Bunları da sevebilirsiniz

Scroll Up