AVRUPA GEZ-GÖR

Unutamadığım Paris Disneyland Deneyimi ve Son Hız Eğlence Rehberi

Evde olduğumuz şu günlerde boş durmayıp uzun zaman önce gittiğim ama hiç unutamadığım Paris Disneyland deneyimimi sizinle de paylaşmak istedim. Her şey normale döndüğünde umarım tekrar gitme fırsatım olur ve bu rehber size de yol gösterir 🙂 

Fransa’nın başketi Paris; kültür, sanat, moda ve lüks yaşamının yanı sıra eğlence meraklıları için de ziyaret edilebilecek Avrupa’nın en gözde şehirlerinden biri. Disneyland yolculuğum Paris’e giden herkes gibi öncelikle bir metro haritası edinerek başladı 🙂

Paris Disneyland Deneyimi: Disneyland’a Ulaşım

Disneyland; Paris listemin en başındaki görülmesi, gezilmesi, eğlenilmesi gereken yerlerden biriydi bir günümüzü orada geçirmeye karar verip sabah erkenden kalktık. Metro ağı çok yaygın olduğu için gideceğiniz noktayı belirledikten sonra kullanmanız gereken hattın rengini iyi takip etmelisiniz. Harita üzerinde şehirde görülmesi gereken tüm simgesel yapılar ve bu yapılara ulaşmanızı sağlayacak metro hattı/rengi ve durak isimlerini görebilirsiniz. Disneyland için kırmızı hattı takip etmeniz gerekiyor. Opera tren istasyonundan metroyla ortalama 30-35 dakika sonra Disneyland’e ulaştık.

Disneyland Rehberi: Uyuyan Güzel Kalesi

Paris Disneyland Deneyimi: Disneyland Bileti

Disneyland biletleri için bir çok farklı seçenek var. Konaklama seçenekleri, golf gibi aktivitelerin yanı sıra Disneyland, günübirlik ziyaretçilerin de uğrak noktası. Alana ulaşım veya otopark gibi ihtiyaçlarınız yoksa standart günlük giriş bileti almanız yeterli. Tabi bu biletlerde kendi içinde farklı gruplara ayrılıyor. Standart alanları kapsayan bilet seçeneği olduğu gibi, tüm show ve aktivitelerin dahil olduğu biletler de var.

Alacağınız bilete karar verdikten sonra son olarak, standart veya hızlı geçiş gibi seçenekler var. Bunlar nedir derseniz; standart bilet aldığınızda binmek istediğiniz oyuncağın önünde uzunca bir kuyruk beklemeniz gerekiyor. Kuyrukların minimum yarım saat sürdüğünü bilmelisiniz, hatta 2 saate yakın bekleyebileceğiniz kuyruklar olabiliyor. Hızlı geçiş biletleriyle binmek istediğiniz oyuncak için müsait saat aralığına online rezervasyon yapabiliyorsunuz. Benim tavsiyem hızlı geçiş opsiyonlu bileti almanız, böylece oyuncaklara binmek için beklerken vakit kaybetmek yerine, daha çok keşif yapabilirsiniz. Son olarak biletinizi seyahat öncesinde parkın web sitesinden almanızı tavsiye ederim, daha uygun fiyatlı oluyor.

Disneyland Rehberi: Tram Tour

Paris Disneyland Deneyimi: Artık İçerdeyim!

Park iki bölümden oluyor; Disneyland Park ve Walt Disney Studios Park. Girişte harita veriyorlar, haritanızı sakın kaybetmeyin yoksa siz kaybolabilirsiniz 🙂  Haritaya şöyle bir göz attıktan sonra Disneyland Park tarafından başlamaya karar verdik. Park kendi içinde 5 temaya ayrılıyor. Haritada numaralarla temalarda görülmesi gereken alanlar belirtiliyor, gitmeden önce de göz atılabilir. Haritadaki alanlardan görmek istediklerimizi numaraları takip ederek deneyimlemek istediğimiz tüm oyuncakları keşfettik. Park mevsimlere göre değişkenlik göstermekle birlikte genellikle 10.00-20.00 aralığında açık, ancak bazı bölümlerde de bu durum değişebilir gitmeden önce kontrol etmekte fayda var. Her gün saat 17.00’da tüm Disney karakterlerinin Main Street’de geçit töreni yapılıyor, genç yaşlı herkesin ilgisini çeken bir ritüel.

Disneyland Rehberi: Main Street

Paris Disneyland Deneyimi: Disneyland Park

Main Street, USA

Uyuyan Güzel’in şatosuna doğru ilerleyen Main Street’te sağlı-sollu alışveriş yapabileceğiniz dükkanlar, restoran ve cafeler var. Kendinizi 1900’lerde sandığınız caddede dünyanın en sempatik City Hall – Belediye Binasını görebilirsiniz.

Disneyland Rehberi: City Hall

Caddede kısa bir turun ardından ‘17.00’daki kapanış ritüeline geri dönmek üzere’, keşfetmek istediğimiz oyuncaklara doğru ilerlemeye başladık. Disneyland Railroad Station’dan trene binerek tema alanlarındaki duraklara gittik, tren gün içinde tüm tema alanlarında durarak ulaşımı hızlandırmamızı sağladı.

Disneyland Rehberi: Main Street

Alanlardaki bazı bölümler küçük yaştaki çocuklara yönelik, alanlarda görmek istediğimiz yerler üzerine yoğunlaşarak günü hızlı bir şekilde proglamladık, işte başlıyoruz!

Discoveryland

Parkın bilim kurgu ve uzay macerası meraklılarını cezbeden alanındaki ‘Space Mountain:Misson 2’ ilk durak. Alanın aktivitesi olan oyuncakta önce bir roketin içinde yüksek hızda uzaya fırlatılıyor, ardından galaksiler ve üzerinize gelen gök taşları arasında 360 derece dönerken çığlık çığlığa iki dakika geçiriyorsunuz. Yüksek hıza ulaşmak için savaş uçaklardakine benzer bir teknoloji kullanılıyor. Hem adrenalin hem de görsel şölen! 🙂

Uzay ve zamanda kaybolmak isteyenler parkın bu bölümüne bayılacak!

Disneyland Rehberi: Space Mountain

Fantasyland

Daha çok küçük yaştaki çocuklara yönelik masalsı bir alan. Peter Pan, Külkedisi ve Alice gibi karakterleri bu bölümde görebilirsiniz.

Adventureland

Burası parkın doğal alanı, yemyeşil ormanlarda ağaçlara tırmanabilir, Karayip Korsanları bölümünde Jack Sparrow’la fotoğraf çektirebilirsiniz. Indiana Jones ve Kayıp Tapınak bu alandaki göze çarpan oyuncak.

Disneyland Rehberi: Karayip Korsanları

Indiana Jones and the Temple of Peril; öncelikle terk edilmiş kamp alanının yanından geçerek kayıp tapınağa ulaşıyorsunuz. Merdivenlerinde taş yılan heykellerin kıvrıldığı tapınağın içinde hafif ürpererek küçük bir keşfe çıkıyorsunuz. Tapınaktaki gezinti mayın vagonlarına sona eriyor. Burada 12 kişilik oyuncak-vagona binerek beklentinin üstünde bir deneyim yaşıyorsunuz. Vagon parkın ters dönen ilk roller coaster’ı, görüntüsünün aksine epey hızlı ve çeşitli ters-yan dönme aksiyonlarıyla şaşırtabiliyor 🙂

Frontierland

Parkın vahşi batısı, temadaki seçeneklerin bazıları: Büyük Gök Gürültüsü Dağı; dik yokuşları, hızlı dönüşleri ve park manzarasıyla alanın roller coasterı. Phantom Malikanesi; cesur ziyaretçilerini daha bahçesinde korkutan titreden, parkı tepeden gören korku evi. Bunların dışında alandaki gölde gezebileceğiniz iki farklı tekne aktivitesi var.

Paris Disneyland Deneyimi: Walt Disney Studio

İsminden de anlaşıldığı gibi parkın ‘işin mutfağı’ denilen alanı. Disney’in büyülü dünyasına giriş yapılan park aktivite açısından epey doyurucu.

Studio Tram Tour – Behind the Magic

Jeremy Irons’ın İngilizce anlatımıyla tramvaydaki yolculuk başlıyor. Hollowood Bulvarı’nı geçip Reign of Fire filminin kalıntılarına Felaket Kanyonu’na ulaşıyor. Kanyondaki yüksek teknoloji patlama ve fırtına efektleriyle kendinizi bir anda filmin içinde buluyorsunuz. Kanyonun ardından farklı setleri gezerek, filmlerde kullanılan orijinal araba sergisiyle tramvay turu sona eriyor. 101 Dalmaçyalı filminde kullanılan limuzin orijinal arabaların en çok ilgi çekeni.

Disneyland Rehberi: 101 Dalmaçyalı Arabaları

The Twilight Zone Tower of Terror

1939 yılının Cadılar Bayramında gizemli bir olayla kapanmaya zorlanmış Hollywood ünlülerinin uğrak yeri olan otel görünümündeki aktivite-oyuncak. Otel sanki 1939 yılında donup kalmış, daha bahçesindeyken bile bunu hissetmeye başlıyorsunuz. Otelin içindeki aktivite için önce bir kütüphaneye yönlendiriyorsunuz. Kütüphane içerisindeki ekranlardan biraz sonra başınıza geleceklerin habercisi niteliğinde bir preview izliyorsunuz. Filmin sonrasında bembeyaz asık yüzlü (konsept gereği) asansör görevlisi sizi üzerinde numaralar yazan 21 kişilik alana yerleştiriyor. Bu alanda asansör – oyuncağın önünde beklerken, asansörün üzerindeki ibrenin katlar arasındaki hızlı geçişine şahit olsanız da inanmıyorsunuz, inanın 🙂

Asansördeki yerlerinizi alıp, kendinizi emniyete aldığınızda ürpertici yeni bir boyuta geçiş yapıyorsunuz. Katlar arasında hızla aşağı yukarı fırlatılırken, izlediğiniz filmi yaşamaya başlıyorsunuz. Henüz tam algılayamamışken bir anda yandaki ahşap panjurlar açılıyor ve tüm Disneyland’ı görebiliyorsunuz. Benzersiz ses ve görsel efektlerin olduğu asansörde açılan panjurlarda aynı zamanda fotoğraflarınız çekiliyor. En çirkin çıktığınız fotoğrafınız olmaya aday nitleğinde…

Crush’s Coaster

Alanın 4 kişilik oyuncaklarda keşif yapılan bir diğer aktivitesi Crush’s Coaster. Güvenlik önlemleri alınarak, ters dönmüş kaplumbağa kabuğu şeklindeki oyuncakta yerlerinize yerleşiyorsunuz. Okyanusun derinliklerinde gezinirken bir gemi enkazını keşfe çıkıyorsunuz. Keşif devam ederken bir anda yüksek hıza ulaşıp enkazın içinden 360 derece çekilerek dışarı çıkarılıyorsunuz.

Toy Soldiers Parachute Drop

Oyuncak Hikayesi filminden uyarlanan oyuncakta 6 kişilik paraşütlere binerek kulenin tepesine çekiliyorsunuz. Tam manzaranın keyfine dalacakken bir anda boşluğa bırakılıyorsunuz. Bu şekilde bir kaç defa devam ediyor, ilk düşüşten sonra hemen bitsin istiyorsunuz.

Armageddon Les Effets Speciauc

İsminden anlaşıldığı üzere Armageddon filminden bir sahnenin canlandırıldığı bu aktivite – oyuncak ortalama 20 dakika sürüyor. Uzayın boşluklarında gök taşı yağmuruyla başlayan aktivite, çeşitli efektlerle çığırından çıkarak bir patlamaya dönüşüyor. Işıklar kesiliyor, yer sarsılıyor ve tavan üstünüze geliyor. Kısacası bir sürü deneyimi aynı anda yaşatan değişik bir oyuncak denebilir.

Parkla ilgili bir dip not: Bazı roller coaster – oyuncaklarda boy sınırlaması var. Mesela bazılarında 1.20, bazılarında 1.40 gibi. Bu rakamların altındaysanız ilgili oyuncaktan faydalanamıyorsunuz. Yazıyı okurken iç geçiren ebeveynler bu mesaj size 🙂

Parktaki son aktiviteyle günü tamamlayıp hediyelik dükkanlarında kendimizi kaybettik. Her şey o kadar eğlenceli ve büyülü ki gördüğünüz her şeyi satın alabilirsiniz, dikkat!

Planladığımız tüm oyuncakları deneyimleme şansımız olmasına rağmen tadı damaklarda kalan 1 günün kesinlikle yetmeyeceği bir program.

 

Kapak Foto: Soyoung Han

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR: BAMBAŞKA BİR AVRUPA, İRLANDA GEZİ REHBERİ VE GAME OF THRONES TURU


Bunları da sevebilirsiniz

Scroll Up