İLHAM VEREN HİKAYELER YURTDIŞI GÜNLÜKLERİ & GEZGİNLER

Yurt Dışı Günlükleri: Sri Lanka’da Yaşam – Mellow Hostel

Yurt dışı günlüklerinde ne zamandır sizinle tanıştırmak istediğim biri var! Son zamanlarda Sri Lanka’ya giden hemen hemen her Türk’ün uğramadan dönmediği Mellow Hostel ve sahibi Deniz’in hikayesi karşınızda! 🙂 Bizim de Sri Lanka seyahatimizin son durağı olan Mellow ve surfe doyduğumuz Ahangama’yı gelin bir de Deniz’den dinleyelim.

Deniz Merhaba, öncelikle biraz kendinden bahseder misin? Nerelisin? Sri Lanka öncesi nerede yaşıyordun, ne iş yapıyordun?

Ben Istanbul’da dogdum ama kendimi Ordulu olarak tanımlarım, tanıtırım. Karadenizliyim, şuan da Asya’nın Karadeniz versiyonuna taşındım 🙂

Ben bugüne kadar iki paralel hayat yaşadım, yaşıyorum: Sevdiklerimi yaptığım ve yaptıklarımı sevdiğim…

Bir yandan 16 yaşında tek başıma sırt çantamla seyahat etme, Afrika ve Latin Amerika’da gönüllü çalışmalar, belgeseller, extreme sporları; diğer tarafta göreceli başarılı bir öğrencilik hayatı, Boğaziçi Üniversitesi Kimya Mühendisliği mezuniyeti, kurumsal hayatın en önde gelen firmalarından birinde kariyer vs…

Sörf ile 2015 yazında tanıştım ve birçok anlamda farkındalığımı arttırdı, bazı şeyleri daha net görmeme yardımcı oldu ve ondan sonra birçok şey bir daha eskisi gibi olmadı.

Sri Lanka’ya taşınma fikrin nasıl ortaya çıktı? Neden burayı seçtin?

2017’den beri burada bir iş kurmaya çalışıyoruz. Ben bu süre zarfında bir yandan kurumsal görevime devam edip bir yandan da sıkça Sri Lanka’ya gidip gelmeye çalıştım. 2018 yazı itibariyle tam zamanlı işimden ayrılarak, Sri Lanka’daki Mellow Hostel’imiz ve bununla bağlantılı işlerle uğraşmak adına buraya taşınmış bulunuyorum.

Bu tabi uzun yıllardır kurulan, üzerine çok kafa yorduğum bir projeydi. Ben kendimi kurumsal bir ofis hayatında hiç hayal edemedim. Doğaya, suya, denize, toprağa aşık biriyim. Uzun yıllardır kampçılık, tırmanış, sörf ve çeşitli deniz ve su sporlarıyla ilgilendim. Sri Lanka tüm bunların birleştiği inanılmaz bir ada.

Mellow Hostel’i açma sürecinden de bahseder misin? Hiç otelcilik deneyimin var mıydı önceden? Tek başına bambaşka bir ülkede nasıl cesaret ettin?:)

Tabi ki süreç çok zorlayıcı oldu; hizmet sektörü tecrübem hiç yoktu ama sürekli hostelleri ve butik cafeleri, farklı gelişmekte olan ülkelerde deneyimleme ve gözlemleme fırsatım oldu. 3. Dünya ülkeleri polisiyle, rüşvetiyle, halkın tembelliğiyle ve yerli mafyalarıyla inanın çok zor yerler. İnşaat sürecinde, izin süreçlerinde çok zorlandık ve zorlanmaya da devam ediyoruz.

Ama bir yandan da 12 ay sıcak olan, sörf yapılan, yerel insanlarının inanılmaz huzurlu olduğu bir yer düşünün. Budist ve Ayurvedik kültürün yaşatıldığı, tropikal meyve ve sebzeler ile gününüzü geçirdiğiniz, inanılmaz başarılı sahillerin yanında harikulade doğası olan, dünyada çayın başkenti bir ülke; işte burası Sri Lanka!

Bizim gibi buraya yerleşen bir sürü yabancı ve çok sosyal bir ortam var. Sürekli akşamları veya gündüz suda, karada beraber zaman geçiriyoruz. Tabi yereller de inanılmaz iyi niyetli ve kendimi en çok güvende hissettiğim ülkelerden birisi burası. Burada yaşamanın en sevdiğim özelliği, haftanın günlerini takip etmenize gerek kalmıyor. Benim için Pazartesi veya Cuma arasında bir fark yok. Tek fark Cuma ve Pazartesi farklı yerlerde parti oluyor.

Sri Lanka’da oturma ve çalışma izni konusu nasıl? Kolay hallediliyor mu?

Dürüst olacağım; bu benim en çok zorlandığım süreç oldu. Çok şükür tamamlamış durumdayız. Tabi doğru bir yönlendirme alamadığımız ve hatalar yaparak öğrenerek ilerlemek zorunda olduğumuz için zorlandık.

Peki Sri Lanka’da yaşama konusunda en zor adapte olduğun şeyler neler oldu?

Burası esasında Karadeniz, bizim kasaba kültürümüze çok benziyor. İnsanlar sürekli birbirlerini çekiştirip dedikodu yaparlar. Dışarıdan gelen bir yabancıya karşı çok temkinliler. Samimiyetiniz, niyetiniz yaklaşımınız sürekli sorgulanır. Her daim bunun sınavını vermek zorundasınız. Kendinizi kabul ettirmeniz, insanlara güvenmeniz ve onların da size güvenmesi süreci çok meşakkatli bir süreç.

Bir de insanlar tabi ki çok tembel ve problem odaklı çalışıyor zihinleri. Bazen bazı şeylere anlam aramayı bırakmanız gerekiyor. Sri Lanka’ya bir şeyler değiştirmeye ve öğretmeye geldiyseniz sizi uykusuz geceler bekliyor. Ben buraya adapte olmaya ve öğrenmeye geldiğimi kabullendiğim zaman huzur bulmaya başladım. Olduğumdan çok daha sabırlı sakin biriyim artık 🙂

Bize Mellow’da bir günün nasıl geçiyor anlatır mısın?

Bu soruyu bana bir sene önce sormuş olsaydın, odaları temizleyip marketten avokado alıp bulaşık yıkayıp yemek hazırlıyordum. Şimdi çok şükür güzel bir restoranımız var; oranın yönetimini yeni partnerlerimiz yapıyor, o kısım için yurt dışından bir yatırım aldık. Hostel kısmı için çok iyi bir ekip yetiştirdim ve her gün daha fazla otomasyon ve önleyici metotlarla sıkıntıların yaşanmadığı proaktif bir yönetime doğru ilerliyoruz. Ben şuan hostelde müşteri gibi yaşıyorum açıkçası, bol bol sörf yapıyorum, yoga yapmaya yeniden geri dönüyorum ve yeni iş fırsatları araştırıyorum. İşsizim şuan özetle 🙂

İstanbul’u özlüyor musun? Eminim arkadaşlarını ve aileni özlüyorsundur ama onların dışında Sri Lanka’da özellikle eksikliğini hissettiğin şeyler var mı?

Özlemişim hem de özlememişim desem bence herkes anlar ne demek istediğimi. Kaosu, trafiği, negatif-agresif şehir enerjisini hiç özlememişim; Kadıköy sokaklarını, güzel dostlarımı, rakı-meze muhabbetlerini, aile yemeği dolu buzdolabını özlemişim tabi!

Sri Lanka’ya geleceklere ‘yapmadan dönmeyin’ diyeceğin şeyler neler olur?

Sörf, sörf, sörf! Denemeden dönmeyin. Burası yeni öğrenenler ile geliştirmek isteyenlere çok farklı özel spotlar ve kondisyonlar sunan özel bir ada. Dalgalar çok yumuşak ve kolayca öğrenip kendinizi geliştireceğiniz spotlar var. Bunu Bali’de, Portekiz’de bir sürü başka popüler yerde bulamazsınız. Ya suda çok fazla insan olur ya dalgalar sert olur, ya su soğuk olur vs… Burada hem dalgalar size özel hem su hep sıcak…

Sörf dışında ise gezilecek inanılmaz yerler var, sen benden çok daha güzel anlattın The Urban Melody’de zaten. Bizim tarafta ekstradan söyleyebileceğim; Koggala gölünde tekne turu yapıyoruz, tarçın adasını ziyaret ediyoruz, insanlar bayılıyor. Yağmur ormanlarına gidiyoruz, şelalelerde yüzüyoruz… Bir de herkes local experience yaşasın istiyoruz o yüzden misafirlerimizi, komşularımızın evinde ağırlatıyoruz, beraber yemeğimizi paylaşıyoruz..

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR: SRİ LANKA REHBERİ, BİLİNMESİ GEREKENLER VE 13 GÜNLÜK GEZİ ROTASI

Bundan sonrası için ne gibi planların var?

Biz çok heyecanlıyız ve ilk defa seninle burada paylaşıyorum. Sıkça Karadeniz ve Ordu dedim. Çünkü ben Orduluyum, benim geçmişim ve köklerim oradan geliyor, geleceğimin de bir parçası orada olsun istiyorum. Tabi ki Sri Lanka’da Mellow ile öğrendiğimiz güzel deneyimleri oraya da taşıma hayalimiz vardı. Orada gençlere dalga sörfünü öğretelim, üniversiteli arkadaşlarımızla müzik ve sanat aktiviteleri yapalım, güzel yetenekler keşfedelim, ilham verelim, ilham alalım, doğayla ve onun sunduklarıyla bir olalım istiyorduk. Derken bu sene bir proje bize ulaştı. Geçtiğimiz hafta sonu ben Ordu’daydım ve bir kez daha aşık oldum.

Ordu’da inanılmaz güzel bir doğa var; yemyeşil bir doku, şelaleler, dereler… Egelileri kıskandıracak koyları, sahilleri ve masmavi bir denizi var. Sri Lanka ile yarışacak dalgaları ve dalga sörfü spotları var. Oksijeniyle başınızı döndürecek yaylaları ve bu yaylalarda inanılmaz kayak ve snowboard spotları var. Ve kimsenin pek de bilmediği belki de Türkiye’nin en doğal, sağlıklı, çeşitli ve lezzetli mutfağı var.

Öğretmeyip öğrendiğimiz, uzaktan bakmayıp içinde olduğumuz, deneyimlemek için değil deneyimin kendisi olma samimiyetiyle farklı yaşam biçimlerine ilham verdiğimiz zor ama çok heyecanlı bir yolculuk bizi bekliyor. Detaylar çok yakında…

Süper haber, şuan çok heyecanlandım! Bir an önce gelişmeleri bekliyoruz o halde 🙂 Peki son soru: Senin gibi tropik yerlerde yaşamanın hayalini kuranlara ama buna cesaret edemeyenlere ne gibi tavsiyelerin olur mu?

Yani bu hiç kolay olmayan zor bir yolculuk. Ben hayatımın en zor senesini geçirdim. Ne insanlar, yerler, anılar eskittim. Günün sonunda buna değer mi diye arkama baktığımda… “Evet sonuna kadar” diyebiliyorum. Burada önemli iki nokta var: Motivasyon bir yerden kaçmak değil, bir yere varmak olmalı. Bir de “Eat, Pray, Love” kafası sadece filmlerde oluyor, hayat o kadar romantik ve anlayışlı değil 🙂

 

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR: SRİ LANKA KÜLTÜR ÜÇGENİ: SİGİRİYA’DA NELER YAPILIR?

 

Bunları da sevebilirsiniz

Scroll Up